Grevdeki P&G işçileri kazandı
P&G işçilerinin 52 günlük grevi, toplu iş sözleşmesinde kazanımla sonuçlandı. İşverenin ilk altı ay için yüzde 5 olan zam teklifi yüzde 13,5’e yükseltildi.
ABD merkezli Procter & Gamble’ın (P&G) Gebze ve Şekerpınar fabrikalarında çalışan Lastik-İş üyesi 85 işçinin 52 gündür sürdürdüğü grev, toplu iş sözleşmesinde anlaşma sağlanmasıyla kazanımla sonuçlandı. Yaklaşık altı ay süren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde işverenin ilk altı ay için yüzde 5 zam teklif etmesi ve sonraki dönemler için enflasyonun yalnızca yüzde 40’ı oranında artış önermesi üzerine greve çıkan işçiler, taleplerinin önemli bölümünü kabul ettirdi. Grevin ilk gününden itibaren işçilere destek veren Vatan Partisi yöneticileri de kazanımı işçilerle birlikte kutladı.
Lastik-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Ziya Ünal şöyle konuştu:
“Toplu iş sözleşmesi görüşmelerini zaferle sonuçlandırarak bugün grevi kaldırıyor ve iş başı yapıyoruz. İşveren, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde ilk olarak ilk altı ay için yüzde 5, ikinci ve üçüncü altı aylar için ise enflasyonun yüzde 40’ı oranında zam teklif etti. ‘Bundan başka bir teklif yok ya imzalarsınız ya imzalamazsınız.’ dediler. Biz de ‘Masada kabul edilebilir bir teklif yoksa bunu kabul edecek bir irade de yok.’ diyerek masayı terk ettik ve grevimizi başlattık.
“Anlaşmaya göre ilk altı ay için yüzde 13,5, ikinci altı ay için enflasyon, üçüncü altı ay için enflasyon artı bir, dördüncü altı ay için ise enflasyon oranında artış yapılacak. İki yıllık toplu iş sözleşmesi bu şekilde imzalandı. Böylece işveren ‘Bundan başka bir şey yok’ diyerek sunduğu yüzde 5’lik ilk teklifi yüzde 13,5’e çıkarmak zorunda kaldı. Bu sonuç, üyelerimiz ve dostlarımızla birlikte verdiğimiz ortak mücadelenin eseridir. Tüm baskılara rağmen mücadeleyi sürdüren Lastik-İş Sendikası üyelerine, süreç boyunca desteğini esirgemeyen şubelerimize, sendikalarımıza ve temsilcilerimize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.”
Lastik-İş Sendikası Genel Sekreteri İhsan Malkoç şu ifadeleri kullandı:
“Greve çıkmadan önce 11, grev sonrasında ise 6 olmak üzere toplam 17 toplantı gerçekleştirdik. Eğer o gün yüzde 5’lik teklife razı gelseydik, bugün ciddi kayıplarımız olacaktı. İşçisinden temsilcisine, şubesinden genel merkezine, uzmanından uzman yardımcısına kadar hep birlikte verdiğimiz mücadele bugünkü zaferi getirdi. Yaşasın onurlu mücadelemiz. Grevimize destek veren, yanımızda olan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Sözleşmemiz hayırlı uğurlu olsun.”
Lastik-İş Sendikası Toplu Sözleşme ve Eğitim Dairesi Müdürü Üzeyir Ataman da, “Hiçkimse, işverenin söylemleri doğrultusunda hareket ederek bu mücadeleyi gölgeleyemedi. Sendikanın işçiye doğru önderlik etmesi sayesinde ücret düzeyleri iyileştirildi, satın alma gücü korunarak süreç sürdürüldü. Verilen mücadeleyle işverene de bunun bir daha yaşanmaması gerektiği yönünde gerekli mesaj verilmiştir.” diye konuştu.
‘Mücadeleyi öğrendik’
“Sıcakta, yağmurda, çamurda, bayramda Vatan Partili arkadaşlarımız, Aydınlık ve Ulusal Kanal yanımızdaydı.” diyen İşyeri temsilcisi Ceyhun Kara şöyle devam etti:
“Hem ekonomik hem de psikolojik açıdan zorlandık. Ancak buradaki işçi arkadaşlarımızla kardeş gibi dayanışma içinde bu süreci geçirdik. Yüzde 5 ile başladığımız noktada ilk altı ay için yüzde 13,5, ikinci altı ay için ise yüzde 18 zam aldık. Yıllık enflasyonun üzerinde bir oranla mücadelemizi zaferle sonuçlandırdık. Arkadaşlarımız ve ailelerimiz memnun. İçeride bizi zor günler bekliyor. Uzun süredir üretim yapamayan bir tesis var. Tekrar çalışacağız, üreteceğiz ve fabrikamızı ayağa kaldıracağız. Bu ülkenin üretime ihtiyacı var. Sermaye sınıfı şunu bilsin ki; işçi sınıfı kazandı, kazanmaya devam edecek. Düşük ücretlere karşı direnmeyi, işçi sınıfının yanında kimlerin olduğunu, dostlarımızı ve mücadeleyi öğrendik. Hak mücadelesi söz konusuysa biz işçiler her zaman oradayız.”
‘Kazanan işçi sınıfı oldu’
Lastik-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Özay Bektaş şöyle konuştu:
“Bizleri ilk günden beri yalnız bırakmadınız. İşverenin enflasyonun altında ücret dayatması nedeniyle greve çıkmıştık. Kazanılmış haklarımıza saldırıldı. Dört ikramiyemiz ikiye düşürülmek istendi. Sosyal haklarımızın ise yarısı verilmek istendi. Lastik-İş Sendikası, kazanılmış haklarından ödün vermedi. Yüzde 35’lik teklif taslağıyla masaya oturduk. Türkiye şartları göz önünde bulundurulduğunda, enflasyonun üzerine bir iki puan eklenerek sürecin tamamlanabileceği mesajını ilk görüşmede verdik. Ancak işveren, fabrikanın bir bölümünde örgütlü olan Öz-Ağaç Sendikası ile birlikte bizi enflasyonun altında bir ücrete zorladı. O sendika yüzde 5’lik zamma razı gelecek gibi görünüyordu. Biz greve çıktıktan sonra ise enflasyonun yüzde 75’ine karşılık gelen teklifi kabul ederek sözleşmeyi imzaladı. Biz ise işçilerimizle el ele vererek mücadelemizi onurlu bir şekilde sürdürdük. Kazanan emek ve işçi sınıfı oldu. Bu mücadeleyi çocuklarımız ve alın terimiz için verdik.”
‘Bu direniş işçi sınıfına ders niteliğinde’
Vatan Partisi Merkez Karar Kurulu Üyesi ve İstanbul İl Başkanı İbrahim Okan Özkan şunları kaydetti:
“Bu zafer aynı zamanda Türkiye işçi sınıfının da zaferidir. Bugün burada yalnızca Gebze’de mücadele eden işçilerimizin değil, tüm Türkiye işçi sınıfının zaferini kutluyoruz. Bu mücadele, kendi içinde büyük dersler barındırıyor. Doğru mücadele yürütürseniz, P&G işçileri gibi zafer kazanırsınız. Halkı ve kitleleri yanınızda tutar, grevdeki işçilerimiz gibi sonunda mutlaka kazanırsınız. Bir diğer ders ise şudur: Mücadele eden kazanır. Doğru hatta, doğru yöntemlerle mücadele edenler her zaman kazanmıştır. Büyük fedakârlıklarla ekmek teknesini koruyan işçi sınıfımız bugüne kadar hep kazanmıştır. Bugün de burada gördüğümüz gibi yine kazanmıştır.
“Birincisi; işçi sınıfının önündeki anayasal ve sendikal engeller kaldırılmalıdır. Sendikalı olmak anayasal bir haktır. Bu hak, hükümetler tarafından işçi sınıfına lütfedilmiş değildir. İşçi sınıfı bu hakkı tarihine kanla yazmış, can vererek ve bedel ödeyerek kazanmıştır.
“İkincisi; işçi sınıfı Meclis’te de olacak, Türkiye’nin yönetiminde de yer alacaktır. Hep söylüyoruz, yine söylüyoruz: Üreten işçi sınıfımızsa, Türkiye’yi yönetenler de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulunanlar da işçi sınıfımız olacaktır. Emek hareketiyle vatan hareketini birleştiren güçler kazanacaktır. Ülkenin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz.”
