Gülistan Doku soruşturmasında ayrıntılar ortaya çıktı! Gizli tanık ve esrarengiz not seyri değiştirdi
Tunceli'de 6 yıl önce kaybolan Gülistan Doku dosyasında "cinayet ve delil karartma" şüphesiyle başlatılan operasyonun ayrıntıları gün yüzüne çıktı. 2022'de bırakılan isimsiz bir not ve 2025'teki gizli tanığın itirafları soruşturmanın seyrini değiştirdi.
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kayboluşuna dair yürütülen soruşturma, yıllardır süren sessizliğini savcılık dosyasına giren sarsıcı kanıtlarla bozdu. Dosya, sıradan bir kayıp vakası olmaktan çıkıp; nüfuz kullanımı, planlı cinayet ve cesedin gizlenmesi iddialarıyla Türkiye’nin gündemine yeniden oturdu. 7 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, soruşturmanın seyrini değiştirecek isimlerin gözaltına alınmasıyla 6 yıllık sis perdesi aralanmaya başladı.
13 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI VERİLMİŞTİ
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda, cinayet şüphesiyle 13 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Şüpheli listesinde, Gülistan Doku’nun o dönemki sevgilisi Zeinal Abakarov’un yanı sıra, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de yer alması deprem etkisi yarattı. Hakkında kırmızı bülten süreci başlatılan Umut Altaş’ın aile fertlerinin de gözaltı listesinde olduğu öğrenildi.
GİZLİ TANIK ‘ŞUBAT’ DOSYAYI TEMELDEN SARSTI
Soruşturmanın yönünü değiştiren en büyük kırılma, 2025 yılında JASAT’a ulaşan “Şubat” kod adlı gizli tanığın beyanları oldu. Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü açıkça ifade eden gizli tanık, cesedin bulunma endişesiyle birden fazla kez yer değiştirildiğini iddia etti. Bu beyan üzerine yapılan yer altı görüntüleme incelemelerinde, "mezar görünümünde" şüpheli bir boşluk tespit edilmesi, anlatımların teknik verilerle örtüştüğünü ortaya koydu.
PTS KAYITLARI VE ‘SİM KART’ MÜDAHALESİ DEŞİFRE OLDU
Savcılık dosyasına giren teknik incelemeler, olay gecesine dair şüpheli hareketliliği gün yüzüne çıkardı. Mustafa Türkay Sonel’in kullanımındaki aracın PTS kayıtları, gece saatlerinde dağlık ve ıssız güzergâhlardaki trafiğini belgeledi. Ayrıca, Gülistan Doku’nun sim kartının valilik tarafından aileden alındığı ancak soruşturma makamlarına teslim edilmediği, bu süreçte dijital hesaplara dışarıdan müdahale edildiği saptandı.
‘UCU NEREYE GİDERSE GİTSİN ARAŞTIRILACAK’
Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun ardından yaptığı açıklamada adaletin tecellisi için taviz verilmeyeceğini vurguladı. Bakan Gürlek, kamu vicdanını yaralayan bu olayın üzerine kararlılıkla gidileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu soruşturma, tüm yönleriyle yeniden ele alınmakta; hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır. Faili meçhul hiçbir olay kalmayana kadar hukukun tüm imkanlarını seferber etmeye devam edeceğiz.”
SORUŞTURMA ‘CİNAYET VE DELİL KARARTMA’ EKSENİNDE
Gelinen aşamada Başsavcılık; kamu görevlilerinin olası rolü, delil karartma ihtimali ve planlı öldürme şüphelerini titizlikle inceliyor. Gözaltındaki 13 şüphelinin ifade işlemleri sürerken, gizli tanığın işaret ettiği bölgelerdeki kazı ve teknik arama çalışmalarının genişletilerek devam ettiği bildirildi.
ESKİ VALİ SONEL’DEN İDDİALARA YANIT
Gülistan Doku soruşturmasında isminin ve ailesinin geçmesi üzerine Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan’a konuşan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, hakkındaki iddiaları sert bir dille yalanladı. Sonel, şu ifadeleri kullandı:
“Benim oğlum Gülistan Doku’yu tanımaz, onun sevgilisini de tanımaz. Oğlum o yıllarda lise öğrencisiydi, nasıl bu olayla ilgisi olabilir? Ben de tanımıyorum. Ben ailesine yardımcı oldum. Olayın aydınlatılması lazım. Bana yönelik ortaya atılan bu iddialar tamamen iftiradır. Bu konuda sonuna kadar mücadele edeceğim ve hukuki haklarımı kullanacağım.”
BAKANLIK’TAN SONEL’İN İDDİALARINA YANIT
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in, oğlunun olay tarihinde lise öğrencisi olduğuna dair savunmasına Adalet Bakanlığı kaynaklarından bir yanıt geldi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma bağlamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlunun gözaltına alınması sonrası yaptığı açıklamada, oğlunun olay tarihinde ‘lise öğrencisi’ olduğunu öne sürerek iddiaları reddetmiştir. Ancak mevcut nüfus kayıtlarına göre Mustafa Türkay Sonel’in 2000 doğumlu olduğu, Gülistan Doku’nun kaybolduğu 2020 yılı itibarıyla yaklaşık 20 yaşında bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum, ‘lise öğrencisi’ olduğu yönündeki savunmanın hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığını göstermektedir. Öte yandan, söz konusu dönemde Mustafa Türkay Sonel’in Tunceli’de bulunduğu ve kamuoyuna yansıyan araç kayıt bilgileri ve fotoğraflara göre lüks bir araçla şehirde dolaştığına ilişkin bilgiler de dosya kapsamında değerlendirilen unsurlar arasında yer almaktadır.”
14. İSİM İÇİN KIRMIZI BÜLTEN HAZIRLIĞI
Dosya kapsamında haklarında yakalama kararı çıkartılan 13 şüphelinin gözaltı işlemleri titizlikle tamamlanırken, soruşturmanın 14. şüphelisi olan kritik bir isim hakkında uluslararası takip başlatıldı.
Mustafa Türkay Sonel ve Uğurcan Açıkgöz’ün yakın arkadaşı olduğu belirlenen şüpheli Umut Altaş hakkında yakalama kararı çıkarılırken, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Altaş için "Kırmızı Bülten" çıkartılması yönünde süreci başlattığı öğrenildi.
GİZLİ NOT SONRASI ABD’YE KAÇIŞ ŞÜPHESİ
Teknik incelemeler ve kayıtlar, Umut Altaş ile ilgili dikkat çekici bir zamanlamayı ortaya koydu. Soruşturmanın seyrini değiştiren gizli notun 27 Ocak 2022 tarihinde savcılık dosyasına girmesinden yalnızca birkaç ay sonra, Mayıs 2022’de Altaş’ın Türkiye’den ayrıldığı saptandı.
Bakan Gürlek’ten Gülistan Doku mesajı: ‘Ucu nereye giderse gitsin araştırılmaktadır’Gündem
Gülistan Doku’nun ailesinden adalet teşekkürü: ‘Umudumuzu hiçbir zaman kaybetmedik’Gündem
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme! Mustafa Türkay Sonel dahil 13 kişi gözaltına alındıGündem