11 Nisan 2026 Cumartesi
İstanbul 12°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

‘Güney Kıbrıs, ABD ve İsrail’in Operasyon Merkezi mi?’ konferansı ve Londra izlenimlerim

Anadolu Kültür Merkezi’nin konuğu olarak “Güney Kıbrıs, ABD ve İsrail’in Operasyon Merkezi mi?” başlıklı konferansı vermek üzere 25-29 Ekim tarihleri arasında İngiltere’nin başkenti Londra’ya eşimle birlikte gittik.

‘Güney Kıbrıs, ABD ve İsrail’in Operasyon Merkezi mi?’ konferansı ve Londra izlenimlerim
A+ A-
Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe

Heatrow Havaalanı her zamanki gibi kalabalık ve şehir içi ulaşıma kavuşabilmek için epey yol katetmek gerekiyordu. Pasaport kontroldeki polis oldukça sempatik biriydi. Alıştığımız Avrupa pasaport polisleri gibi değildi. Kalacağımız adres, davet yazısı, konferans afişini hazırlamış bir dosyayı göstermek isterken gerek yok dedi. Sadece neden geldiğimizi sordu. Konferans için dedim. Bizimle sohbet etti ve İngiltere’ye giriş yaptık. Heatrow Express trenine binerek Paddington’da indik. Bizleri Murat Akbaba karşıladı. Yolda Murat Metin’i aldık. Beraber önce Tower Bridge ardından Greenwich’e gittik. Oldukça rüzgarlı ve soğuk bir hava vardı. Ardından bizleri akşam yemeğine davet eden Mehmet Ali Bayazıt’ın evine gittik. Askar bey ve Fatoş hanım da bizleri görmeye gelmişti. Sıcak bir karşılama ve sohbet içimizi ısıttı. Elif ve Özgür hanımların hazırladığı masada lezzetli çorba ve yemeklerinin ardından çay eşliğinde koyu sohbet başladı. Tabi benim kafamda oldukça fazla soru işaretleri vardı. Gurbete giden vatandaşlarımızın durumu, nasıl yaşadıkları, bugüne kadar çektikleri zorluklar vs. hepsini sordum. Her şeyi anlattılar. Nasıl zor bir süreçten geçtiklerini gördüm. Yorgunluktan gözlerimiz kapanmaya başlamıştı ama sohbet koyuydu. Ayrılmamak için habire konu açmaya çalışıyordum. Nafile, sonunda kendimizi arabada bulduk. Tottenham Hotspur futbol takımının sahasından geçerken bir fotoğraf çektirmeyi unutmadık. Sonunda Murat Akbaba’nın evinde derin bir uykuya daldık.

CUMHURİYET COŞKUSUNA TANIKLIK ETTİK

26 Ekim’de kıymetli büyüğümüz Rafet Tosun ve eşi Nermin hanımın evlerine kahvaltıya gittik. Kızları Ayşe ve damatları Esat beyle de tanıştık. Bu arada iki tane şirin kızla da tanıştık. Uzun uzun sohbet ettik. Kızları Ayşe hanım hekim, Esat bey ise bir özel firmada çalışıyor. Sohbet sonrası sıra konferansa gelmişti. Konferans Kıbrıs Türk Kültür Derneğinde icra edilecekti. İçerisi belki nicel anlamda çok kalabalık değildi ama samimi, bilgili, duygu yüklü insanlarla doluydu. Konferansta Kıbrıs Mücahiti Türkey bey ile tanıştık. Malatya’dan hemşerilerimizle tanıştık. Daha önce tanıdığım Kıbrıs Mücahiti Vehbi bey ile benim her programımı izleyen eşi Zehra hanımla tanıştık. Sohbet ettik. Konferansın ardından İngiltere Atatürkçü Düşünce Derneğinin hazırladığı 29 Ekim Cumhuriyet Balosuna gittik. Cumhuriyet coşkusunun yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız tarafından ne kadar heyecanla yaşandığına tanıklık ettik.

DAYANIŞMA OLMAZSA GURBETTE YAŞAMAK ZOR

Pazartesi günü Rafet beyle Salı günü de Murat beylerle Londra’da görülmesi gereken yerlere gittik. Müzeler muhteşemdi. İtalyan ressam Bellini’nin çizdiği Fatih Sultan Mehmet portresinin bulunduğu “Victoria and Albert” Müzesi ile Karl Marx’ın mezarı ziyaret alanlarımız arasındaydı. Komünist ideolojinin fikir babası Karl Marx’ın mezarının karşı mücadelesini yaptığı kapitalimin merkezinde bulunması şaşırtıcıydı. İdeolojisine bakmadan siyaset bilimi akademisyeni olarak siyasi tarihe damgasını vuran şahsiyetlerin mezar ve müzelerini gezmek prensip olarak edinmiştim. Bu sebeple Karl Marx’ın mezarına gidilmeden olmazdı. Tabi ki Churchill gibi İngiliz devlet adamlarının heykellerini de önceki Londra gezimizde görmüştük.
Ardından dönüş zamanı. Murat Akbaba’nın muhteşem klasik İngiliz taksisine binerek Heatrow havaalanı ve Gaziantep’e varış.
Bu etkinlikte gördüklerimizin dışında anlamaya çalıştığımız birçok husus vardı. Hepsi cevabını bulmuştu. Kısa ve öz olarak şunu söyleyebilirim. Yurt dışına çeşitli sebeplerle giden vatandaşlarımız birbirlerine sıkı sıkıya kenetlenmiş durumdalar. Hepsi birer kardeş gibi. Birbirlerinin zor zamanlarında dayanışma içinde destek oluyorlar. Eğer bu dayanışma olmazsa gurbette yaşamak gerçekten zor.
Herkese teşekkürler.

Güney Kıbrıs Londra ABD İsrail