Günün fıkrası: BAE ateşkesin ardından 'zafer' ilan etti!
İran’ı yıkma hayalleri kuran BAE’den 'hasar makyajlama' operasyonu: Çatışma boyunca defalarca vurulan ve 'sonuna kadar savaş' diyen Abu Dabi, Tahran’ın 10 maddelik teklifi masaya dayatılınca stratejik hezimeti 'zafer' diye pazarlamaya çalışıyor.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ateşkesin ardından “zafer” ilan etti. Oysa Abu Dabi İran'a karşı yürütülen savaşın ABD ile İsrail'in tüm hedeflerine ulaşıncaya kadar sürmesini açıktan talep ediyordu.
BAE Devlet Başkanı Danışmanı Enver Gargaş, X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, "BAE, samimiyetle kaçınmaya çalıştığı bir savaştan zaferle çıkmıştır." ifadelerini kullandı.
Gargaş açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bugün daha fazla kaynak, daha derin bir anlayış ve geleceği şekillendirme ve etkileme konusunda daha güçlü bir kapasiteyle, karmaşık bölgesel manzarada yol almaya hazırız."
İKİ HAT OLUŞTU
Abu Dabi'nin bu açıklaması ülkenin savaş boyunca aldığı hasarı makyajlama çabası olarak değerlendiriliyor. Körfez ülkeleri çatışmanın yönü üzerine bölünürken Katar ve Umman son dakikaya kadar diplomatik girişimlerin sonuç vermesi için çabaladı.
Ancak BAE'nin başını çektiği diğer eksen İran stratejik bir yenilgiye uğratılına kadar savaşın sürmesinden yanaydı. Özellikle Abu Dabi, savaşın İran yönetimini tamamen bitirecek bir "nihai çözüm" olmasını umduğunu hem diplomatik kapılar ardında hem de kamuoyuna açık açıklamalarla belli etmişti.
'TÜM HEDEFLERE ULAŞINCAYA KADAR...'
Çatışma esnasında şu açıklamalar öne çıkmıştı:
BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan ülkesinin “teröristler tarafından yapılan şantaja boyun eğmeyeceğini” savunmuştu.
Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC) CEO’su Sultan Ahmed el Cabir ise Hürmüz'deki durumu kastederek “Bu, tüm ülkelere karşı ekonomik terördür.” demişti.
ABD Büyükelçisi Yusuf el-Uteybe, Wall Street Journal'da yayınlanan makalesinde “tüm hedeflere ulaşıncaya kadar savaşa devam” mesajı vermişti:
“Basit bir ateşkes yeterli değil. İran’ın oluşturduğu tüm tehditleri kapsayan kesin bir sonuç gerekiyor: Nükleer kapasite, füzeler, İHA'lar, terör vekilleri ve uluslararası deniz yollarının ablukası. Füze ve İHA tehditlerinin tamamen ortadan kaldırılması için daha fazlası yapılmalı. Boğazın yeniden açılması ve açık tutulması için uluslararası bir girişime katılmaya hazırız.”
BASINA YANSIYANLAR
Associated Press, Abu Dabi'nin Washington'a “İran yönetiminde ciddi değişiklikler yaşanmadan ya da Tahran’ın politikalarında köklü bir dönüşüm gerçekleşmeden askeri operasyon sona erdirilmemeli.” mesajı verdiğini bildirmişti.
New York Times ya da Wall Street Journal gibi Amerikan yayınları savaş boyunca BAE ile Suudi Arabistan'ın çatışmaya fiilen katılmaya hep daha yakın olduklarını öne sürmüştü.
DESTEK VERDİ AĞIR HASAR GÖRDÜ
Ayrıca savaşta bazı Körfez ülkelerinin ABD ile İsrail'e verdiği destek diplomatik açıklamalarla sınırlı kalmadı. BAE, Suudi Arabistan, Bahreyn gibi ülkeler üslerini Amerikan saldırılarına açtı. Bu üslerin hepsi vuruldu, pistlerde yer alan uçaklar hasar gördü, bazı tesisler kullanılmaz hale geldi. Sahada ABD-İsrail koalisyonunu destekleyen Körfez ülkelerinin enerji tesisleri vuruldu, ekonomileri zarar gördü, “güvenli liman” algısı yerle bir oldu.
MASADAKİ GERÇEK
Sonuçta 8 Nisan itibarıyla gelinen noktada, ABD Başkanı Donald Trump'ın da itiraf ettiği gibi masada tartışılacak olan Washington ve müttefiklerinin değil, Tahran'ın sunduğu 10 madde olacak.
İsrail basını 'hezimeti' konuşuyor: 'Netanyahu hiçbir hedefine ulaşamadı'... 'Trump küresel bir alay konusu'Dünya
İsrail'den ateşkese dinamit: Lübnan'da katliam ve kışkırtmaGündem
Moskova: Enerji krizinin etkileri daha aylarca devam edecekDünya