Haseke düğümü, İsrail tehdidi ve ekonomik zorluklar... Şam’ın etrafı ateş çemberi
Şam’da 15 Nisan’daki Şara-Abdi görüşmesi entegrasyon sürecini yeniden öne çıkardı. Haseke’de YPG/SDG yapısının henüz tam çözülmemesi, İsrail tehdidi ve ekonomik zorluklar Şam’ı temkinli adımlara yöneltse de entegrasyon sahada kademeli olarak ilerliyor.
Suriye’de yürütülen entegrasyon süreci sahadaki koşullar nedeniyle adım adım ilerliyor. Suriye’den görüştüğümüz güvenlik ve bürokrasi kaynaklarına göre Haseke’de dengeler Halep’ten farklı seyrediyor. YPG/SDG’nin Haseke’deki varlığının diğer bölgelerden farklı olduğuna vurgu yapılırken, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik tablo ve güvenlik risklerinin Şam’ı temkinli hareket etmeye ittiği ifade ediliyor. Kaynaklar, sürece ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Haseke’de farklı bir durum var. Orada örgüt hâlâ öz gücünü koruyor. Şam ekonomik anlamda çok büyük sıkıntı içinde. Şara’ya ciddi baskı var. Deyrezor’daki Arap bölgesini örnek vereyim; Suriye Devleti bölgeyi PKK’dan aldıktan sonra örneğin domates fiyatı 2 liradan 16 liraya çıktı. Ekonomik tablo halkta tepki yarattı ve protestolar başladı. Arap bölgelerinde durum böyleyken Kürt bölgelerinde süreci siz düşünün.
“Halk yoksullaşıyor, ekonomik tablo giderek ağırlaşıyor. Halep şu an en gözde yer. Yatırımcılar oraya yöneliyor. Çünkü olası bir krizde Türkiye’nin Halep’i koruyacağına dair bir güven var. Ancak diğer bölgeler için aynı durum söz konusu değil.
“Bu işin bir de İsrail boyutu var. İsrail de sahayı yakından izliyor ve fırsat kolluyor. Bir yerde halk protestosu varsa orada Mossad veya Mossad’a dolaylı çalışan biri mutlaka cirit atıyor.
“Sahada tam kontrol sağlanmış değil. Şam süreci zamana yayıyor.”
SDG SÜREKLİ ŞİKAYET EDİYOR
Öte yandan YPG/SDG heyeti 15 Nisan’da Şam’da Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşme yapmıştı. Görüşmenin ardından örgüt medyalarından ANF (Fırat Haber Ajansı) ve Numedya24’e konuşan İlham Ahmed, şunları söyledi:
“Entegrasyon sürecinde bazı adımlar atıldı ancak süreç yavaş ilerliyor. Bakanlık ve müdürlük düzeyinde atılması gereken adımlar var. Kurumlar arası uyum henüz sağlanmış değil.
“Diplomalar hâlâ tanınmadı. Eğitim ve yükseköğretim alanında bir mekanizma oluşturulması gerekiyor. Eğitim sistemi ve öğrenim dili konusunda da görüşmeler yapılacak ve kararlar alınacak.
“Sınır kapıları entegrasyonun temel başlıklarından biri. Bu konuda bir mekanizma oluşturuldu ancak uygulamada sorunlar ortaya çıktı.
“Özerk Yönetim bünyesinde çalışan çok sayıda kadro var. Bu kişilerin dışlanmaması gerekiyor. Atamalarda liyakat, deneyim ve temsiliyet esas olmalı.
“Kadınların temsiliyeti konusunda da sorunlar var. Şu ana kadar yapılan atamalarda kadınlar yeterince yer almadı.
“YPJ’nin statüsüne ilişkin tartışmalar sürüyor. Bu konu henüz çözülmedi.
“Parlamentoda temsil ve yerel yönetimlerin yeniden yapılandırılması da entegrasyon sürecinin önemli başlıkları arasında.”
ŞAM’IN ÇİZGİSİ NET
Şam Yönetimi ise söz konusu görüşmeyi resmî kanallar üzerinden duyursa da ayrıntılara ilişkin bir açıklama yapmadı. Fakat bu ayın başında İngiltere’yi ziyaret eden Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Chatham House’ta yaptığı konuşmada entegrasyona ilişkin net mesajlar vermişti. SDG ile entegrasyon sürecine değinen Şara şunları anlatmıştı:
“Devlet, hukukun uygulanmasını tek başına üstlenmelidir. Farklı silahlı grupların bölgeleri kontrol etmesi kabul edilemez. SDG ile birçok görüşme yaptık ve aylarca askeri seçeneği düşünmedik. ABD bu süreçte askeri destek vermedi, çözüm arayışında oldu. Ancak SDG fırsatları yanlış değerlendirdi. Devletin artık ulusal ve uluslararası meşruiyeti var, SDG’nin meşruiyeti ise geçiciydi.”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Ahmed Hilali de nisan ayı başında yaptığı açıklamada, “Hiçbir özerk yönetim, kanton veya asayiş yapısı kalmayacak.” dedi. Hilali, “Süreç tamamlandığında tüm yapı devlet otoritesi altında birleşecek.” ifadelerini kullandı.
Güvenlik düzenlemelerine ilişkin konuşan Hilali, “Güvenlik tamamen İçişleri Bakanlığına bağlı olacak.” derken, SDG’ye bağlı unsurların bireysel olarak Suriye Ordusu’na katılacağını açıkladı.
Şam Yönetimi sahada da entegrasyon süreci kapsamında son haftalarda çeşitli adımlar attı. Terör örgütünün kalesi olarak nitelendirilen Ayn el Arab (Kobane)’da bazı devlet kurumları yeniden faaliyete geçirildi. İlçedeki resmî dairelere Suriye bayrağı asıldı. Güvenlik düzenlemeleri kapsamında ortak kontrol noktalarının kaldırıldığı, güvenliğin İçişleri Bakanlığına bağlı birimlere devredildiği bildirildi. SDG’ye bağlı asayiş güçlerine “hiçbir tutuklama yapmamaları” yönünde talimat verildiği açıklandı. Askeri alanda ise yaklaşık 4 bin 500 SDG mensubunun Suriye Ordusu’na katılmasının planlandığı ifade edildi. Bu kapsamda orduya bazı atamalar ve yeni düzenlemeler yapıldı.
ENTEGRASYON ADIM ADIM İLERLİYOR
Şam Yönetimi entegrasyon süreci kapsamında sahada son haftalarda şu adımları attı:
- 29 Ocak’ta varılan mutabakat çerçevesinde askeri ve idari yapıların kademeli olarak birleştirilmesi süreci başlatıldı.
- SDG unsurlarının Suriye Ordusu’na entegre edilmesi için yeni askeri yapıların oluşturulduğu bildirildi.
- YPG/SDG’nin sözde komutanlarından Sipan Hemo, “Doğu Suriye’den sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı” olarak atandı.
- Haseke merkezli yeni bir askeri yapılanmaya gidildi. Bu kapsamda SDG unsurlarının üç tugay halinde orduya dahil edilmesi planlandı.
- Haseke kırsalındaki Kasrak Üssü’ne, SDG unsurlarının da yer aldığı 60. Tümen konuşlandırıldı.
- Tümen komutanlığı ve saha koordinasyonunda SDG kökenli isimlerin görev aldığı aktarıldı.
- Haseke’de valilik ve güvenlik birimlerinde yeni görevlendirmeler yapıldı. On binlerce personelin devlet kadrolarına alınmasının planlandığı belirtildi.
- Ayn el Arab (Kobane)’da devlet kurumları yeniden açıldı, resmî dairelere Suriye bayrağı asıldı.
- Ortak kontrol noktaları kaldırıldı, güvenlik İçişleri Bakanlığına bağlı birimlere devredildi.
- SDG’ye bağlı asayiş güçlerine “hiçbir tutuklama yapmamaları” talimatı verildi.
- Cezaevleri, sınır kapıları ve petrol sahalarının aşamalı olarak merkezi yönetime devri süreci başlatıldı.
İSRAİL GÜNEYDE SÜREKLİ HAREKETLİ
Şam Yönetimi sahadaki zorlukların yanı sıra dış baskılarla da karşı karşıya. İsrail’in güney Suriye’deki operasyonları sürüyor. Son aylarda Kuneytra başta olmak üzere güney hattında baskınlar, aramalar ve gözaltılar artış gösterdi.
Son olarak İsrail Ordusu’nun Kuneytra kırsalında düzenlediği baskında 18 yaşın altındaki iki çocuğu alıkoyduğu bildirildi. Gece saatlerinde sınırdaki köye giren İsrail güçlerinin, çocukları bilinmeyen bir yere götürdüğü aktarıldı. Bundan önce de Kuneytra kırsalında düzenlenen bir operasyonda sivillerin gözaltına alındığı duyurulmuştu. İsrail ordusunun Kuneytra’da Tel Ahmar bölgesinde kurduğu askeri üsse bayrak diktiği de aktarıldı. İsrailli askerlerin zaman zaman köylerde küçükbaş hayvanlara el koyduğu ve tarım ekipmanlarını gasp ediyor.
Öte yandan İsrail’in, “Dürzileri koruma” gerekçesiyle Suriye ve Lübnan hattında işgali genişletmeyi hedeflediği belirtiliyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, işgalin Lübnan’ın güneyinden doğuya, Hermon Dağı hattına doğru genişletilmesi yönünde talimat verdiği ifade edildi.

