Hataylı arıcılar birlikle kazanıyor
Hataylı arı yetiştiricilerini biraraya getiren Hatay Arı Yetiştiricileri Birliği’nin Başkanı Prof. Dr. Aziz Gül, üretici eğitimleri ve verdikleri desteklerle verimi artırmayı hedefliyor. Hatay’a özgü maydanoz balı için tescil başvurusu yaptıklarını belirten Gül, ıslah çalışmalarını da anlattı.
Hatay Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı ve Mustafa Kemal Üniversitesi Zootekni Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aziz Gül, birlik çalışmalarını, üretim çalışmalarını ve arıcıların yaşadıkları sorunları anlattı.
Üniversitede yerel kaynakların korunması konusunda çalışmalar yapan Prof. Dr. Gül, TÜBİTAK’a sundukları proje kapsamında 8 arının tescillendiğini belirtti, “Bunların spermlerini, genetik kaynaklarını dondurup, Bakanlığa teslim edeceğiz. Üniversitemizde suni tohumlama kursları açıyoruz, arıcılarımıza sertifika veriyoruz.” dedi.
ÜRETİMİ TEŞVİK EDİYORUZ
Gül, bin 600 üyesi bulunan Hatay Arı Yetiştiricileri Birliği’nin çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri verdi:
“Üretim faaliyetlerini kontrol ediyoruz. Birlikte bal paketleme, mum, propolis, antioksiden üretimi var. Suni tohumlama ve arıcılık eğitimleri veriyoruz. Özellikle ana arı üretimi yapmak isteyenlere kovan desteği veriyoruz. Üretimi teşvik ediyoruz. Kâr amacı gütmüyoruz.
“Hatay Valiliği ve Payas Belediyesinin katkılarıyla arıcılarımıza ücretsiz konteynerler verdik. Arıcılarımız yağmur ve çadırlardan kurtuldu. Kızılay’a bir proje sunduk, 2,5 milyon lira değerinde malzeme hibesinde bulundular. Bal sağma makineleri, mum eritme kazanlarımız var. Güneş panelleriyle kendi elektriğimizi kendimiz üretiyoruz.
“Birliğe üye olanlar üye olmayan arıcılardan yüzde 40 fazla devlet desteği alıyor. Üyelerimiz kendi mumlarını getirip işliyor. Yine üyelerimizin ballarını alıp, pazarlamaya sunuyoruz. Bu yıl ana arı işletmesi kurduk, üyelerimize ana arıları düşük fiyata veriyoruz. Yine ana arılardan 2 bin tane arıcılarımıza parasız dağıttık. Birlik çatısı altında güzel bir üretim gerçekleştiriyoruz.”
MAYDANOZ BALI ŞİFA KAYNAĞI
Birlik tarafından Hatay’da tohuma bırakılan maydanoz çiçeklerinden üretilen balın coğrafi işaret belgesiyle tescillenmesi için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuru yapıldı.
Prof. Dr. Aziz Gül, maydanoz balıyla ilgili de şöyle konuştu:
“Maydanoz balının, dünyada ve Türkiye’de üretimi yapılan tek yer Hatay. Hatay’ın Arsuz ilçesi Türkiye’de maydanoz üretiminin yüzde 60’nı karşılamakta. Bir yıl sonrasının maydanozunu ekmek için son biçim yapılmıyor ve tohuma bırakılıyor. Tohuma bırakılan maydanoz en tepede çiçek açıyor. Bu çiçek çok kaliteli bir nektar. Arılara sunuluyor ve insanlar için muhteşem bir şifa ortaya çıkıyor. Maydanoz balı Türkiye’de üretilen ballar içinde en yüksek antioksidana sahip ve en yüksek polin içermekte. Özellikle çocuklar için önemli bir besin kaynağı.”
Arıcıların Sorunları
Prof. Dr. Aziz Gül, arıcıların sorunlarını da anlattı:
“En önemli sorun yakıt sorunu. Arıcılarımızın yüzde 80’i gezginci. İlkbahar’da kovanını sırtlar, nektar bölgelerine taşır. Türkiye’nin dört bir tarafını dolaşırlar, çadır ve barakalarda yaşarlar. Devlet, ÖTV ve KDV’yi arıcılar için kaldırabilir.
“Konaklama ve ürün pazarlama konularında da sıkıntılarımız var.
“Ülkemizde kişi başına yıllık tüketilen bal bir kilo civarında. Yine ciddi sorunlardan birisi sahte ballar. Arıcılarımızın ürettikleri kaliteli ballar satılmıyor, merdiven altında üretilen sahte ballar piyasada satılıyor. Devletin sahte ballara karşı caydırıcı yaptırım uygulaması gerekiyor.”
Hatay arısı hırçın ama dayanıklı
Prof. Dr. Aziz Gül, sorunların başında damızlık arı sıkıntısı olduğunu belirtti, ıslah çalışmalarını anlattı:
“Türkiye’de beş ilimizde ıslah çalışmaları başlatıldı. Bakanlık bu projeler için üç yıl zaman verdi ancak bu üç yılda materyal seçebilirsiniz. Biz beş ilde bu materyeli topladık, ıslah merkezini kurduk. Şu anda Erzin ilçesi Başlamış Köyünde bir ıslah merkezimiz var. Hatay arısı üzerinde çalışma yapıyoruz. Hatay arısı hırçın, bunun iyileştirilmesi uzun zaman alacak…”
Prof. Dr. Aziz Gül, Hatay arısının Tarım ve Orman Bakanlığınca tescil edilen ırklar arasında yer aldığını söyledi. Arı ırkının hırçın ama dayanıklı olduğunu dile getiren Gül, “Proje kapsamında hırçınlığı düşürerek daha sakin arılar elde etmeyi, verimi ve dayanıklılığı yükselterek ırka damızlık özelliği kazandırmayı amaçlıyoruz.” dedi.
İklim değişikliğinin olumsuz etkileri nedeniyle dünya genelinde arı kayıplarının yaşandığını dile getiren Gül, bundan dolayı ıslah çalışmasının önem taşıdığını vurguladı.

