Hükümet Nurcuların sempozyumunda
AK Parti Hükümeti, FETÖ, Süleymancılar, Kuytulcular ve Oktarcılar gibi Orta Çağ kalıntılarıyla mücadeleyi baltalayan bir etkinliğe imza atıyor. Cumhuriyet Devrimlerinin düşmanı Said Nursi parlatılırken emperyalizmle mücadeleye darbe vuruluyor
Nurcu İstanbul İlim ve Kültür Vakfı, 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu düzenleyecek. Bugün açılışı yapılacak olan etkinlik, üç gün sürecek. İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılacak olan açılışta, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan da konuşacak.
Devlet kuruluşlarının sponsor olduğu etkinliğin destekçileri arasında Kültür Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) yer alıyor.
“Küresel Krizlere Kur'ânî Çözümler” başlığında yapılan sempozyuma 37 farklı ülkeden toplam 262 kişi tebliğ sunacak. Katılımcılar arasında FETÖ’ye destek verdiği bilinen bazı isimlerin yer alması da dikkat çekiyor.
Nur cemaati üyelerinin düzenlediği böyle bir etkinliğe hükümet yetkililerinin ve devlet kurumlarının destek vermesi ise tepki çekti.
DÜZENLEYİCİ VAKIF
Sempozyumu, Said Nursi’nin talebelerinden Mehmet Fırıncı’nın (Mehmet Nuri Güleç) kurduğu İstanbul İlim ve Kültür Vakfı düzenliyor. Fırıncı, 2005 yılında FETÖ’nün Pensilvanya’daki merkezini ziyaret ettiğini, Fetullah Gülen’le görüştüğünü ve orada bir gece konakladığını açıklamıştı.
Vakfın şu anki başkanı Said Yüce’nin de FETÖ’nün eski Emniyet imamı Kemalettin Özdemir’in akrabası olduğu biliniyor. 2015-2018 arası AK Parti Milletvekilliği de yapan Yüce’nin, 15 Temmuz’dan sonra FETÖ bağlantılı bazı Nurcu derneklerin kapatılmaması için referans olduğu belirtiliyor.

Vakıf, söz konusu sempozyumu, 1990’dan beri belirli aralıklarla düzenliyor. Her biri büyük salonlarda ve çok sayıda uluslararası katılımcıyla yapılan sempozyuma AK Parti hükümetleri de yoğun destek vermişti.
GÜLEN’E MEKTUP YAZAN REKTÖR
Etkinliğin katılımcıları arasında dikkat çeken bazı isimler yer alıyor. Suriye Vakıflar Bakanı Muhammed Ebulhayr Şükrü, Ayasofya Camisi İmamı Ferruh Muştuer, İhsan Şenocak ile pek çok öğretim üyesi etkinliğe katılırken uluslararası konuklar arasında da tarikat şeyhleri ile akademisyen ve yazarlar yer alıyor.
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Nevzat Tarhan da sempozyumun katılımcıları arasında yer alıyor. FETÖ firarisi Muhammet Yeşilyurt, Fetullah Gülen öldükten sonra Gülen’e gelen mektupları bir FETÖ yayınında anlatmıştı. Yeşilyurt, mektup gönderenlerden birinin de Nevzat Tarhan olduğunu açıklamıştı.
Etkinliğin konuşmacıları arasında yer alan bir diğer isim de Erzurum Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Halim Ulaş… Ulaş, üniversitede Nurcu gençlik derneği Hayalhanem’in etkinlik yapmasının önünü açan isimdi. 24 Mayıs 2025’te üniversitede konferans veren Hayalhanem Dernek Başkanı Mehmet Yıldız’a tepkiler gelmişti. Üniversitenin etkinliği kurumsal olarak duyurmaması da dikkat çekmişti. Yıldız’ın FETÖ’nün İzmir’de kapatılan Körfez Dershanesi’nde bir dönem öğretmenlik yaptığı ileri sürülüyor. Söz konusu derneğin pek çok ilde lüks plazalarda dini faaliyet bahanesiyle çalışmalar yürüttüğü biliniyor. Ancak bunu hangi mali kaynakla yaptığı belirsiz.
FETÖ’YÜ ÖVEN AKADEMİSYEN
Sempozyumun önceki yıllardaki katılımcıları arasında FETÖ bağlantılı isimlerin olması dikkat çekiyor. 2017’de yapılan 11. sempozyuma ve 2007’deki 8. sempozyuma katılan isimler arasında FETÖ bağlantılı Prof. Dr. Leonid Sykiainen de vardı. 2007 yılında Fetullah Gülen’i ve FETÖ’yü öven “Bir Medeniyet Övgüsü” kitabını yazan Sykiainen, Gülen’i “entelektüel biri” olarak tanımlamış, onun fikirlerinin İslam dünyasını aydınlattığını savunmuştu. FETÖ’nün yayın organı Sızıntı dergisi de Sykiainen’in kitabını haber yaparak destek vermişti. FETÖ’nün yayın organlarında da sık sık öne çıkarılan biri olan Prof. Sykiainen, örgütün yurt dışında düzenlediği dinlerarası diyalog etkinliklerine de katılmıştı.
2017’de düzenlenen 11. sempozyumda, FETÖ’nün yurt dışındaki dinlerarası diyalog faaliyetlerine katılan Colin Turner da konuşma yapmıştı.

Ayrıca FETÖ’nün ABD’deki faaliyetlerinin daimi katılımcıları arasında yer alan Thomas Michel de sempozyumun önceki konuşmacılarından biriydi.
2025’te FETÖ yöneticiliğinden mahkum edilen Kemalettin Özdemir’in babası Said Özdemir de 2013’te düzenlenen 10. sempozyuma katılıp konuşma yapmıştı.
FON SORUŞTURMASINDA NURCU İZİ
Said Nursi sempozyumuyla boy gösterecek olan Nurcular, yakın zamanda fon dolandırıcılığı soruşturmasıyla yeniden gündeme geldi.
Nur Mektebi Derneği’nin kurucusu Uğur Akkafa, fon dolandırıcılığı suçlamasıyla tutuklandı. Öte yandan soruşturmanın odağındaki Pusula Holding ve Katılımevim AŞ’nin yönetim kurulu başkanı Serdar Turhan’ın da Nur cemaati üyesi olduğu biliniyor. Nurcuların “okuyucu” koluna mensup olan Turhan’ın tüm mal varlığına el konulmuş, Katılımevim’in de Emlak Katılım tarafından satın alınması süreci başlatılmıştı.
Öte yandan soruşturma kapsamında tutuklanan bir diğer Nurcu da Niyazi Derindağ’dı. Katılımevim’de yöneticilik yapan Derindağ, Nur cemaatinin önde gelen isimlerinden Rıza Derindağ’ın ağabeyi. Rıza Derindağ’ın yöneticisi olduğu Çare Derneği’nin de Katılımevim’le parasal ilişkileri olduğu ortaya çıkmıştı. Rıza Derindağ, operasyonların ardından yaptığı açıklamada Katılımevim’i desteklediğini itiraf etmişti.
Nur Mektebi Derneği’nde yetişen gençler, 2011’den itibaren Sözler Köşkü, Hayalhanem, Maksat 114, Çınaraltı gibi dernekleri kurdu. Bu derneklerin içinden ayrılan pek çok genç, bu grupların FETÖ bağlantısının olduğunu, büyük mali kaynaklarının bulunduğunu ancak bunların nereden geldiğinin belli olmadığını açıklamıştı. Cübbeli Ahmet Hoca da bu gruplar hakkında toplumu uyarmıştı.
FETÖ TARTIŞMASI

Said Nursi’nin ölümünün ardından talebeleri, Nurculuğu yaymak için faaliyetleri geniş kesimlere yaydı. Türkiye’nin NATO’ya üye olması ve Batı güdümüne girmesiyle Nurculuk da etkisini artırdı. Said Nursi’nin talebesi ve avukatı olan Bekir Berk, CIA bağlantılı Komünizmle Mücadele Derneği’nin de merkez yöneticilerindendi. Fetullah Gülen’i derneğin Erzurum şubesine kaydeden Berk, Nurculuğu ABD güdümüne sokan isimlerden en önemlisiydi. FETÖ’yü temelden eleştirerek kumpasa uğrayan Tahşiye grubu, Nurcuların içinde Gladyo yapılanması olduğunu sık sık dile getiriyordu. Bu yapılanmanın Said Nursi talebeleriyle devam ettiğini, Risale-i Nur okutma bahanesiyle yayıldıklarını söylemişlerdi. Nurcuların önde gelen kuruluşları arasında yer alan Hizmet Vakfı’nın 1970’lerdeki yöneticileri arasında Fetullah Gülen de yer almıştı. Ayrıca Said Nursi’nin talebelerinden Mustafa Sungur’un oğlu Muhammed Nuri Sungur da bir dönem Gülen’in en yakınındaki isimlerden biriydi.
MAHMUT EREN SAHNEDE
Vakfın 2019’da düzenlediği Said Nursi anma etkinliğine İsmailağa cemaatinden Mahmut Eren de katıldı. Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Mahmut Eren’in FETÖ bağlantılı olduğunu açıklamıştı. Ünlü, Mahmut Eren’in masasında Fetullah Gülen’in kitaplarını bulundurduğunu belirtmişti.
DİYANET RİSALE BASIYOR

Said Nursi’nin fikirlerini işlediği Risale-i Nur isimli kitaplar, uzun yıllar Nurcu yayınevleri tarafından basılıyordu. Diyanet Yayınları, 2014’te Risale-i Nur’ları basmaya başladı ve bugüne kadar toplamda beş farklı baskı yaptı.
SAİD NURSİ KİMDİR?
Nurculuğun kurucusu olan Said Nursi, tekke ve zaviyelerin kapatılmasının ardından gizli tarikat faaliyetleriyle kendine taraftar topladı. 1925 yılından hayatını kaybettiği 1960’a kadar “Risale-i Nur” adını verdiği kitaplarını yazdı. Bu kitaplar, kendi cemaatinin de ideolojik metinleri oldu. Cumhuriyet Devrimlerine karşı faaliyetleri nedeniyle yargılanan Said Nursi, Şeyh Sait isyanının ardından 1926 yılında Isparta’ya sürüldü. Burada örgütlenmeye devam eden Nursi, cemaat faaliyetleri nedeniyle defalarca kez yargılandı. Eskişehir, Kastamonu, Denizli, Emirdağ, Afyon ve Isparta’ya sürgün edilen Said Nursi, medreselerin de yeniden açılmasını savunuyordu. Nursi 1960 yılında hayatını kaybetti.