14 Ekim 2026 Çarşamba
İstanbul 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Hürmüz doğurdu: İkinci boğaz da Direniş Ekseni'ne geçti... Batı için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Ensarullah Yemen'in tüm batı kıyısını ele geçirdi. Batı Asya'daki enerji ve küresel tedarik zinciri Direniş Ekseni'nin kontrolüne girerken petrol 108 doları aştı. Gelişmeler Batı'nın bölgedeki deniz ve enerji güvenliğinin yanı sıra jeopolitik hesaplarını da kökten değiştirebilir.

Hürmüz doğurdu: İkinci boğaz da Direniş Ekseni'nde
Ensarullah savaşçıları Sana'da zafer yürüyüşü yaparken onlara katılan çocuğun göğsündeki Filistin bayrağı dikkat çekiyor.

Ensarullah Hareketi (Husiler), Yemen'de başlattığı büyük taarruzda Dhubab kentini de ele geçirerek ülkenin tüm batı kıyısına sahip oldu. Ayrıca Yemen sahiline yakın stratejik Zukar ve Mayyun adalarına da çıkarak Kızıldeniz'de adeta "sabit savaş gemileri" elde etti. Ensarullah'ın Suudilerin vekili Başkanlık Liderlik Konseyi (BLK) güçlerine karşı ilerleyişi, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'na bakan kıyıların tümüyle Ensarullah'a geçtiği anlamına geliyor.

Yemenli hareket böylece Kızıldeniz'de kendi Hürmüz Boğazı'na kavuşmuş oldu. Nitekim son gelişmelerin Batı dünyası açısından en önemli sonuçlarından biri, Babülmendep gibi kritik bir enerji koridorunun da Hürmüz gibi Direniş Ekseni'nin eline geçmesi. Ensarullah, Gazze Savaşı sırasında Babülmendep'e kıyısı olmadan dahi deniz ticaretini ne kadar etkili biçimde engelleyebileceğini ispat etmişti.

PETROL YALAN SÖYLEMEZ

Piyasaların gelişmelere verdiği tepki de meselenin boyutlarını ortaya koyuyor. Cuma günü itibarıyla varil başına petrol fiyatı 108 doları geride bıraktı. Petrol, Hürmüz Boğazı kapalı olmasına, tankerlerin her gün vurulmasına ve zaman zaman alevlenen İran-ABD çatışmalarına rağmen 100 doları aşamıyordu. Bu kadar yüksek fiyatlar sadece İran Savaşı'nın en yoğun yaşandığı mart ayında görülmüştü.

Bu durum İran'a saldırarak tüm bu gelişmelere zemin hazırlayan Trump yönetiminin de başarısızlığını netleştiriyor. Akaryakıt fiyatları ABD'de öyle bir boyuta vardı ki petrolün ateşini kasım ayındaki ara seçimlerden önce söndürmek ABD'nin savaştaki ana hedefi haline geldi. Ancak sonuç ortada.

İKİ BOĞAZ, TEK BASKI HATTI

Ortaya çıkan asıl stratejik sonuç, Babülmendep'teki gelişmelerin Hürmüz'deki krizden bağımsız ele alınamayacak olması. Hürmüz, Basra Körfezi'nden çıkan enerji akışının, Babülmendep ise bu enerjinin Kızıldeniz ve Süveyş üzerinden Avrupa'ya ulaşmasının kilit noktası. İki boğazın aynı savaş denkleminde baskı altına girmesi, Batı'nın hem enerji arzını hem de bu enerjinin Avrupa'ya taşınmasını riske sokuyor.

Enerji fiyatlarındaki artışın kalıcılaşması ise ucuz Rus gazını yitirerek krize giren ve yüksek maliyetlerle mücadele eden Avrupa sanayisini daha da çıkmaza sürükleyebilir.

Hürmüz doğurdu: İkinci boğaz da Direniş Ekseni'ne geçti... Batı için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - Resim : 1
11 Eylül itibarıyla son durum. Ensarullah'ın tüm batıyı kapattığı ve kıyı adalarını ele geçirdiği görülüyor. BLK yüzölçümü olarak daha büyük bir alanı kaplasa da yoğun nüfusa sahip stratejik bölgeler Ensarullah kontrolünde.

TÜKETİM ÜRÜNLERİ KRİZİ

Kızıldeniz güzergâhının tehlikeye girmesi, Avrupa ile Asya arasındaki deniz trafiğinin yeniden Afrika'nın güneyinden dolaşmasını gerektirebilir. Babülmendep-Kızıldeniz-Süveyş koridoru normal koşullarda dünya konteyner ticaretinin yaklaşık yüzde 22'sini taşıyor. Dolayısıyla güzergâhın kapanması yalnızca enerji sevkiyatını değil, Avrupa'ya Asya'dan gelen sanayi ürünleri ve tüketim mallarının taşınmasını da aksatabilir. Bu da Avrupa'da temel yaşam malzemelerinde kıtlık yaşanabileceği anlamına geliyor. Daha uzun rotalar daha yüksek navlun ve sigorta maliyetleri anlamına gelirken teslimat sürelerinin uzaması tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı artırabilir.

ALTERNATİF GİRİŞİMLER GEÇERSİZ

Batı'nın karşı karşıya olduğu bir diğer sorun, alternatif güzergâhların mevcut deniz ticareti ve enerji akışının yerini ne ölçüde doldurabileceği. Körfez petrolünü Avrupa'ya esas olarak tankerler taşıyor. Hürmüz krizinden sonra gündeme gelen petrol boru hattı projeleri deniz sevkıyatının yerini alabilecek kapasiteden yoksun.

Hürmüz'ü bypass etmek amacıyla Suudi Arabistan'ın doğu petrollerini Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na taşıyan Doğu-Batı Boru Hattı (Petroline) da bu gelişmeyle işlevsizleşebilir.

AVRUPA'YA FAZLADAN YÜK: ÇİN'E REKABET AVANTAJI

Denizden ise Süveyş'in devre dışı kalması gemileri Ümit Burnu'na yönlendirebilir ancak bu, mesafeyi ve taşıma süresini ciddi biçimde artırıyor. Enerji piyasalarında arzın fiziksel olarak tamamen kesilmesi gerekmiyor. Taşımacılığın riskli ve pahalı hale gelmesi dahi fiyatları yukarı çekmeye yetiyor. Hürmüz krizine Babülmendep'in eklenmesi bu nedenle Batı ekonomileri açısından zincirleme bir etki yaratabilir. Enerji yoğun sektörlerde üretim maliyetlerinin artması Avrupa'nın küresel rekabet gücünü daha fazla baskı altına sokabilir.

Buna karşılık Pekin'in bölgedeki aktörlerle sürdürdüğü yakın ilişkiler sayesinde Çin bandıralı tankerlerin boğazlardan güvenli geçiş ayrıcalığı elde etmesi, enerji maliyetleri altında ezilen Batı sanayisinin Çin karşısındaki küresel rekabet gücünü de daha da kırabilir.

Tüm bu tablo stratejik değişimi ortaya koyuyor. Batı'nın karşısında artık sadece Hürmüz sorunu bulunmuyor. Hürmüz'de İran, Babülmendep'te Ensarullah aynı anda enerji akışının iki kritik noktasını kontrol altında tutuyor. Bu iki hattın birbirini tamamlaması, Batı'nın bölgedeki deniz ve enerji güvenliğinin aynı sıra jeopolitik hesaplarını da kökten değiştirebilir.

Operasyonun bilançosu

Hürmüz doğurdu: İkinci boğaz da Direniş Ekseni'ne geçti... Batı için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - Resim : 2
Yahya Seri

Ensarullah'a bağlı Yemen Ordusu adına cuma günü bir açıklama yapan Tuğgeneral Yahya Seri, 3 Eylül'de başlatılan kara harekatı ve süreçle ilgili bilgiler verdi. Seri'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

-Yemen Ordusu, Allah'ın yardımı ve halkımız ile özgür aşiretlerin geniş katılımıyla, 3 Eylül'de "Allah daha güçlüdür ve daha şiddetli cezalandırır" adı verilen geniş kapsamlı askeri operasyonu çeşitli güzergâhlardan başlattı.

-Operasyon, vatandaşlara karşı en ağır suçları işleyen ve Yemen topraklarını Suudi işgaline ve hakimiyetine boyun eğdirmeye çalışan Suudi yığınağını batı kıyısından çıkarmayı amaçladı. Operasyonda şu sonuçlar elde edildi:

-Taiz ve Hudeyde vilayetlerindeki altı ilde bulunan Suudi düşman güçleri çıkarıldı. Toplam 5 bin 400 kilometrekarelik alan güvenli ve istikrarlı hale geldi.

-Suudi düşman güçlerinin yüzlerce mensubu öldürüldü, esir alındı veya yaralandı.

-Batı kıyısında yıllardır Suudi düşmanının paralı askerlerinin elinde bulunan çok sayıda değerli askerimiz serbest bırakıldı.

-Silahlı Kuvvetler, Suudi İHA ve uçaklarına karşı 32 önleme operasyonu yaptı ve dokuz İHA'yı düşürdü.

-Suudi gemileri dışında tüm şirketlerin deniz seyrüseferinin güvenli olduğunu teyit ediyoruz.

-Suudi saldırganlığı sona erene ve abluka kaldırılana kadar "ablukaya abluka, tırmanışa tırmanış" denklemini sürdüreceğiz.

'Endişeye gerek yok'

Hürmüz doğurdu: İkinci boğaz da Direniş Ekseni'ne geçti... Batı için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - Resim : 3
Yemenliler Ensarullah'ın Lideri Abdülmelik el-Husi'nin portresiyle...

Ensarullah'ın üst düzey yetkililerinden Muhammed Abdüsselam, Babülmendep'in kapatılacağı yönündeki iddialara yanıt verdi. Abdüsselam'ın ana vurguları şöyle:

-Seyrüsefer özgürlüğü ve uluslararası ticaret düzenli biçimde sürmektedir, endişelenmeyi gerektirecek bir tehdit yoktur.

-Yemen Ordusu'nun kıyı operasyonları, ülkenin egemenliğini korumaya yönelik ulusal bir harekattır. Yemen'in başka ülkeler üzerinde herhangi bir hırsı yoktur.

-Yemen ile barış seçeneği en düşük maliyetli olandır ve komşuluk ilkelerine, karşılıklı saygıya ve ortak çıkarlara dayalı ilişkileri yeniden düzenleme yolunda en kısa yoldur.

Şii değil, ulusal onur meselesi

Ensarullah ağırlıklı olarak Şii Zeydilerden oluşsa da hareket içerisinde üst düzey Sünni unsurlar da bulunuyor. Yemen Savunma Bakanı'nın Sünni olması da bunun göstergelerinden biri.

Yemen'deki tablo bu nedenle yalnızca Sünni-Şii çatışması üzerinden açıklanamıyor. Birçok Yemenli için ülkenin egemenliği, ulusal onur ve Filistin meselesi mezhepsel kimliklerden daha birleştirici bir rol oynuyor.

Filistin'de zafer şarkıları

Gazze'de on binlerce Filistinli Ensarullah'ın Yemen'deki kazanımlarını kutlamak için sokağa çıktı. Sosyal medyada paylaşılan videolarda Gazzelilerin Ensarullah lehine sloganlar attığı ve zafer şarkıları söylediği görüldü.

Ensarullah 2023 Kasım ayında Gazze'ye destek amacıyla Batı ve İsrail gemilerine Kızıldeniz rotasını kapattı. Savaş sürecinde İsrail'e defalarca balistik füze ve İHA saldırıları düzenledi. Bu nedenle İsrail, ABD ve İngiltere tarafından defalarca bombalandı. Ensarullah'a karşı son büyük operasyon Trump yönetimi tarafından 2025 Mart-Mayıs döneminde düzenlendi. ABD hiçbir sonuç alamadan geri çekilmek zorunda kaldı.

Selman'dan yardım çağrısı

Hürmüz doğurdu: İkinci boğaz da Direniş Ekseni'ne geçti... Batı için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - Resim : 4
Trump ile Selman

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın perşembe günü ABD Başkanı Trump'ı iki kez arayarak yardım istediği öne sürüldü. Axios sitesinin haberine göre Selman Trump'tan Ensarullah güçlerine karşı hava saldırıları başlatmasını talep etti. Riyad'ın Washington'dan doğrudan askeri müdahale talebi, Suudilerin temmuz ayında Trump yönetimine Ensarullah ile başa çıkabileceklerini iletmesinden sonra keskin bir geri dönüşe işaret ediyor.

Haberde, Trump'ın bu talebi reddettiği iddia edildi. ABD yetkilileri, yönetimin şu anda Ensarullah'a karşı doğrudan askeri harekât düzenleme niyetinde olmadığını söyledi.

Yine de Axios, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ın, acil koordinasyon toplantıları için perşembe günü Suudi Arabistan'a gittiğini yazdı.

CNN'e göre ise yaklaşık 100 ABD askeri danışmanı Suudi Arabistan'da bulunuyor. Amerikalıların Ensarullah hedefleri konusunda istihbarat sağladığı ve öneriler sunduğu ancak herhangi bir saldırıya aktif olarak katılmadığı belirtildi.

Yemen'de 12 yıllık ateş

Hürmüz doğurdu: İkinci boğaz da Direniş Ekseni'ne geçti... Batı için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - Resim : 5
Ensarullah Gazze Savaşı'na Galaxy Leader gemisine görkemli bir operasyonla el koyarak dahil olmuştu.

Dünya Ensarullah Hareketi'nin adını 2014'te duymaya başladı. Aynı yılın yaz aylarında Ensarullah, hükümetin yolsuzlukları ve akaryakıt zamlarına karşı halk desteğini arkasına alarak isyan etti. Eylül 2014'te başkent Sana'yı ele geçirdi ve Şubat 2015'te yönetimi ele aldığını ilan etti. Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi Sana'dan Aden'e kaçtı.

Hadi'yi yeniden iktidara getirmek amacıyla Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, "Kararlı Fırtına" operasyonunu başlattı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve yerel vekillerin savaşa dahil olmasıyla Yemen'deki iç siyasi mücadele bölgesel savaşa dönüştü. Hadi kısa süre sonra Suudi Arabistan'a sığındı ve sözde yönetimini sürgünde sürdürdü.

SAVAŞ KÖRFEZ'E TAŞINIYOR

İç savaşta Suudi Arabistan ve BAE'nin yoğun hava bombardımanına ve ağır ablukasına rağmen Ensarullah teslim olmadı. Füze ve İHA kapasitesini geliştirerek yanıt veren hareket, Aramco tesisleri, Riyad ve Abu Dabi'yi vurarak savaşı Körfez topraklarına taşıdı. BM verilerine göre 377 binden fazla insanın hayatını kaybettiği yedi yıllık yıkımın ardından taraflar Nisan 2022'de ateşkese vardı.

Ancak Ensarullah ateşkes sürecinde boş durmadı. Gazze'yi desteklemek üzere Kızıldeniz'i kullanan Batı ve İsrail gemilerine saldırılar düzenledi, İsrail'in Eilat limanını iflas ettirdi, İsrail'e tüm savaş boyunca defalarca füze ve İHA ateşledi.

HAMANEY'İN CENAZESİYLE TIRMANAN SÜREÇ

2025'in ikinci yarısında Yemen sahası yeniden hareketlendi. Suudilerin vekili BLK, BAE'nin vekili Güney Geçiş Konseyi'nin tasfiyesiyle sonuçlanacak harekatı başlattı. 2026'ya girildiğinde sahada yalnızca Ensarullah ve BLK kaldı.

Yeni tırmanış, İran'ın Şehit Lideri Ali Hamaney'in cenaze törenleri sırasında İran'dan Yemen'e gelen bir sivil uçak iniş yapmadan önce Suudilerin Sana Havalimanı'nı bombalamasıyla gelişti ve tarafların birbirini hedef almasıyla sürdü. 20 Temmuz'da Ensarullah, Suudi gemilerine karşı Kızıldeniz'de abluka ilan etti ve BLK mevzilerini vurmaya başladı. Hareket daha sonra kara harekatına girişerek 2026 başlarında BLK'nin eline geçen Yemen'in güneybatısını kontrolü altına aldı.

Yemen Ensarullah Suudi Arabistan ABD İsrail Kızıldeniz Hürmüz Boğazı Çin İran İngiltere Gazze Donald Trump Muhammed bin Selman