Hürmüz’de kardeş payı
Trump Hürmüz’ü ABD’nin kontrol ettiği ‘paralel bir evrende’ yaşarken, İran ve Umman’ın planı; boğazın denetimini Tahran’a bırakarak açmak ve gelirleri eşit paylaşmak. Washington reddiyesini sürdürse de Tahran güney rotasına girecek savaş gemilerini vuracağını ilan etti
İran ile Umman’ın ABD’yi dışlayan Hürmüz Boğazı görüşmeleri son aşamaya gelirken, masadaki planın ayrıntıları da netleşmeye başladı. New York Times’a (NYT) göre olası anlaşma, boğazın yeniden açılmasını öngörürken İran’a Hürmüz üzerinde “benzeri görülmemiş” bir denetim yetkisi veriyor.
NYT’ye konuşan İranlı kaynaklar, anlaşma sağlanması halinde Basra Körfezi’ne giren gemilerin Tahran’ın kontrolündeki bir rotadan boğazı geçeceğini söyledi. Habere göre gemiler “hizmet bedeli” ödeyecek, elde edilen gelir ise İran ile Umman arasında eşit olarak paylaşılacak. Bölgeden ayrılan gemiler ise Umman kıyılarına yakın bir rotayı kullanacak.
KISA VE UZUN VADEDE İKİ AYRI PLAN
Haber Tahran tarafından henüz doğrulanmış değil. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi pazartesi günü, boğazda “geçici süreyle” ne İran ne de Umman kıyısından geçen bir “orta koridor” oluşturulmasının gündemde olduğunu belirtmişti. Ancak buradaki anahtar ifade “geçici süre” gibi görünüyor. Zira ABD ile yeniden anlaşma sağlanması halinde 60 gün sürmesi beklenen bu dönemde gemilerden “hizmet bedeli” alınması beklenmiyor. NYT’nin aktardığı formül ise 60 günlük geçiş sürecinin sonrasına işaret ediyor.
Gazeteye konuşan bir ABD’li yetkili, Washington’un resmî görüşünü yineleyerek İran-Umman anlaşmasının şartlarının “doğru olmadığını” ve “geçici” güzergâhların İran’ın onayını gerektirmeyeceğini ileri sürdü. ABD yönetimi birbirinden tamamen farklı olan “geçiş ücreti” ile “hizmet bedeli” kavramlarını bilinçli biçimde aynı şeymiş gibi göstermeye çalışıyor.
TRUMP’IN YALAN RÜZGÂRI
İran basını da Washington’un iddialarını peş peşe yalanladı. Tasnim haber ajansı, İran’ın ABD’den gelen Hürmüz’ü yeniden açma teklifini reddettiğini bildirdi. Ajans, Tahran’ın stratejik boğaz konusunda kendi şartlarında ısrar etmeye devam ettiğini vurguladı.
Fars haber ajansı da ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın Hürmüz’ü açma planını çoktan kabul ettiği yönündeki iddialarını yalanladı. Trump ayrıca pazartesi günü taraflar arasında görüşmeler yapılacağını öne sürmüş, bu iddia da İran, Pakistan ve Amerikalı yetkililer tarafından yalanlanmıştı.
Trump ise saha ve diplomatik gerçeklerle örtüşmeyen iddialarını sürdürdü.
“Tam teslimiyet” talebini yeniden gündeme getiren ABD Başkanı, günde ancak birkaç geminin geçebildiği Hürmüz’ün “tamamen ABD kontrolünde” olduğunu öne sürdü. Salı gününün Trump klasikleri şöyle:
n İran liderliği inanılmaz derecede iki yüzlü! Toplantı için ‘yalvarıyorlar’. Görüşmeler başlıyor, hemen ardından yenileri planlanıyor. Sonra da çıkıp gururla hiçbir görüşme yapılmadığını ve sadece Umman’la muhatap olduklarını söylüyorlar.
♦ Boğaz zaten tamamen ABD Donanması’nın ve ablukamızın kontrolünde. Yani ‘ABD’nin Çelik Duvarı’nın!’
♦ Ya bir anlaşma ya da tam teslimiyet sağlanmadıkça da boğazdan hiçbir şey geçmeyecek.
♦ Onlarla Hürmüz’ün derhal açılmasını konuşuyoruz. Ama bu onların son şansı.
‘SAVAŞ GEMİLERİ GÜNEY ROTASINDA HEDEF OLUR’
Trump kendi dünyasında yaşamayı sürdürürken, İran Lideri Mücteba Hamaney’in askerî danışmanı Tümgeneral Muhsin Rızai ise “Hürmüz’de İran’ın belirlediği güzergâh dışında hiçbir rotanın kullanılmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.” dedi.
ABD ile aralarında herhangi bir ateşkes bulunmadığının altını çizen Rızai, İran’a yönelik ablukanın devam etmesinin Amerikan savaş gemilerini de riske atacağını vurguladı. Tümgeneral, ABD savaş gemilerinin boğazın güney güzergâhına yönelmesi halinde doğrudan hedef haline geleceklerini söyledi.
PÜF NOKTASI: TEHLİKELİ EMSAL
Hürmüz Boğazı’ndan “hizmet bedeli” alınması, Washington açısından sadece İran’ın boğaz üzerindeki denetimini kabul etmek ya da zaman zaman petrol krizleriyle karşılaşmak anlamına gelmiyor. Asıl mesele, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana küresel deniz hâkimiyetinin temelini oluşturan uluslararası sularda seyrüsefer serbestisi ilkesinin aşınması. Washington, Hürmüz’de kabul edilecek yeni bir modelin dünya üzerindeki diğer stratejik boğazlar için de emsal oluşturmasından endişe ediyor.
İran Savaşı’nın ilk aylarında Malezya, İran’ın formülüne benzer bir ücretlendirme sistemini Malakka Boğazı için gündeme getirmişti. Pazartesi günü ise ABD merkezli Politico, Hürmüz’deki yeni düzenin Tayvan Boğazı açısından da Washington’u kaygılandırdığını yazdı.
Politico’ya konuşan uzmanlara göre İran’ın Hürmüz’de gemilerden hizmet bedeli alması ya da boğazı kendi kuralları çerçevesinde yönetmesinin fiilen kabul edilmesi, gelecekte Çin’in Tayvan çevresindeki sularda benzer uygulamaları gündeme getirmesinin önünü açabilir. Böyle bir emsal, ABD’nin son 80 yıldır savunduğu küresel deniz düzeninin de sonunu getirebilir.