16 Mayıs 2026 Cumartesi
İstanbul 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Hürmüz’de yeni rejim gündemi

Hürmüz Boğazı’nda savaş sonrası oluşan tablo, Boğaz’da yeni bir düzen arayışını ortaya koyuyor. Cem Gürdeniz Montrö benzeri bir model önerirken, Deniz Kutluk sahada eko-nomik temelli bir düzenin öne çıktığını belirtti. İran’ın yaklaşımı da sürecin yönünü belirleyen unsurlar arasında.

Hürmüz’de yeni rejim gündemi
ALİ ERDEM KÖZ

Hürmüz Boğazı’nda savaş sonrası oluşan tablo, geçiş rejimini gündeme taşıdı. Küresel enerji trafiğinin kalbi sayılan bu dar su yolunda “serbest geçiş” tartışmaya açılırken, Türkiye’den emekli amiraller Cem Gürdeniz ve Deniz Kutluk farklı perspektiflerle sürece müdahil oldu. Gürdeniz, Montrö benzeri bir modelin Hürmüz’e uyarlanmasını önerirken, Kutluk sahadaki gerçekliğin daha çok ekonomik ve fiili bir düzenlemeye işaret ettiğini vurguladı. Öte yandan İran’ın boğaz üzerindeki kontrolünü sürdürme ve geçişleri ücret-lendirme yönündeki yaklaşımı, tartışmayı teoriden çıkarıp sahaya taşıdı.

Hürmüz’de yeni rejim gündemi - Resim : 1

MONTRÖ’NÜN DENGE YAKLAŞIMI UYARLANMALI’

Cem Gürdeniz “Hürmüz’e ve Basra Körfezine Montrö Modeli” başlığı ile kaleme aldığı değerlendirmede, Hürmüz’de mevcut geçiş rejiminin çöktüğünü belirterek yeni bir düzen kurulması gerektiğini savundu. Gürdeniz, “Hürmüz krizinden çıkışın en akılcı yolu, Mont-rö’nün denge yaklaşımının bölgeye uyarlanmasıdır” diyerek, kontrollü serbestlik mode-line işaret etti. Gürdeniz’in önerisi dört temel başlıkta şekilleniyor. Buna göre, boğazdan geçişlerde “tonaj ve tip sınırlamaları” getirilmeli, bölge dışı askeri varlık sınırlandırılmalı. Yabancı savaş gemilerinin kalış süreleri kısıtlanmalı. İran ve Umman’ın kıyıdaş önceliği esas alınmalı. Ayrıca yeni tehdit unsurları da kapsama alınarak kapsamlı bir denetim mekanizması kurulmalı.

Gürdeniz, ekonomik boyutu da modele dahil ederek, “geçişlerde hizmet bedeli ve savaş tazminatı benzeri bir yapı” kurulabileceğini belirtti. Bu yaklaşım, Hürmüz’ü yalnızca as-keri değil, aynı zamanda ekonomik bir denge alanı olarak tanımlıyor.

‘YAPISAL FARKLAR BELİRLEYİCİ’

Emekli Tümamiral Deniz Kutluk, Hürmüz’deki tartışmaya ilişkin değerlendirmelerini Ay-dınlık’a aktardı. Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programında da konuya dair kapsamlı yorumlarda bulunan Kutluk, her iki değerlendirmesinde de Hürmüz ile Montrö arasında doğrudan bir benzerlik kurulamayacağını vurguladı.

Kutluk, “Doğal su yollarında normalde ücret alınmaması gerekiyor. Hürmüz de bir doğal su yolu. Montrö ile benzerliği yok.” dedi. Montrö rejiminin hizmet karşılığı ücret esasına dayandığını hatırlatan Kutluk, “Türkiye geçiş ücreti almıyor, fener ve sağlık hizmetleri karşılığında ücret alıyor. Yani bir hizmet veriyor, karşılığında ücret alıyor.” ifadelerini kul-landı. Hürmüz’de konuşulan modelin farklı bir zemine oturduğunu belirten Kutluk, “Varil başına bir dolar gibi bir ücretlendirme söz konusu olursa bunun ticarete etkisi sınırlı ka-lır. İki yüz bin varillik gemi iki yüz bin dolar öder. Ülkeler buna razı görünüyor.” değerlen-dirmesinde bulundu.

Hürmüz’de yeni rejim gündemi - Resim : 2

BİR KIYI UMMAN’DA BİR KIYI İRAN’DA

İki boğaz arasındaki temel farklara dikkat çeken Kutluk, “Montrö aynı devletin kontrol ettiği bir boğaz rejimidir. Hürmüz’de ise bir kıyı Umman’a, diğer kıyı İran’a ait” dedi.

Coğrafi ve hukuki yapının farklı olduğunu vurgulayan Kutluk, İstanbul Boğazı ile Hür-müz’ün kıyaslanamayacağını belirtti.

Kutluk, “En dar yeri yaklaşık 800 metre olan, 16 milyonluk bir şehirden geçen bir hat ile 21 mil genişliğindeki Hürmüz aynı değil” ifadelerini kullandı.

Montrö’nün askeri bir denge rejimi olduğuna işaret eden Kutluk, “Belirli tonajdaki gemi-ler geçemez, uçak gemileri geçemez, kıyıdaş olmayanlar 21 gün kalabilir. Bu askeri bir yapı. Hürmüz’de böyle bir ihtiyaç yok.” dedi.

Kutluk, Hürmüz için Montrö benzeri bir model yerine farklı örneklerin daha uygun olabi-leceğini belirtirken, Avrupa’nın kuzeyindeki dar deniz yollarını örnek gösterdi. Norveç, Danimarka ve İsveç arasında yer alan Skagerrak ve Kattegat geçişleri ile Kanada’nın kontrolündeki bazı su yollarında uygulanan düzenlemelerin, Hürmüz’de tartışılan mode-le daha yakın olduğunu ifade etti.

‘SERBEST GEÇİŞ ARTIK TARTIŞMALI’

Sahadaki gelişmelerin klasik geçiş rejimini de tartışmalı hale getirdiğini belirten Kutluk şunları anlattı: “Abluka bir savaş tedbiridir. ABD bunu uygulayacak askeri kapasiteyi sa-haya koyamıyor. Bu nedenle hukuken de sahada da karşılığı yok. İran ‘ben burada savaş yapıyorum, bu bölge kapalıdır’ diyebilir. Deniz savaşları kurallarında böyle bir hak vardır. Transit geçiş rejimi bu tür boğazlar için öngörülür ama bu sözleşmeye taraf olmayanları bağlamaz. İran da ABD de taraf değil. Bu nedenle ABD’nin güçlü bir hukuki iddia ortaya koyacak zemini yok.”

İRAN SAHADA NE İSTİYOR?

Sahadaki gelişmeler, teorik tartışmaların ötesinde fiili bir yönelime işaret ediyor. İran cephesinden henüz uluslararası bir metne dönüşmüş somut bir teklif bulunmasa da, kaynaklara göre Tahran yönetimi boğaz üzerindeki kontrolünü sürdürmekte kararlı.

İran’ın Umman ile koordinasyon içinde hareket ettiği, geçişlerin kendi denetiminde yürü-tülmesini istediği belirtiliyor. Bu çerçevede, boğazdan geçen gemilerden ücret alınması hedefleniyor.

Kaynaklara yansıyan bilgilere göre, bazı senaryolarda gemi başına 2 milyon dolara kadar ücret talep edilebileceği, ödemelerin dolar dışı kanallardan, özellikle yuan üzerinden yapılabileceği konuşuluyor. İran’ın sunduğu 10 maddelik çerçevede de “Hürmüz üzerin-deki kontrolün devam etmesi” öne çıkan başlıklardan biri olarak yer alıyor.

EKONOMİK BOYUT ÖNE ÇIKIYOR

Hürmüz’de tartışma yalnızca güvenlik başlığıyla sınırlı değil. Enerji trafiğinin yoğunluğu nedeniyle boğazın ekonomik değeri de belirleyici hale geliyor. Analizlere göre, günlük 100 ila 130 gemiden milyon dolar seviyesinde ücret alınması halinde yıllık 70 ila 90 mil-yar dolar arasında bir gelir potansiyeli ortaya çıkabilir.

Bu tür bir modelin hayata geçmesi halinde İran ekonomisinde ciddi bir sıçrama yaşana-bileceği, ülkenin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nda yüzde 20-25’e varan artış ihtimalinin bu-lunduğu değerlendiriliyor.

Bu tablo, Hürmüz’ü yalnızca bir deniz geçidi olmaktan çıkarıp küresel ekonomik denge-lerin de belirleyici alanlarından biri haline getiriyor.

Hürmüz Boğazı