İzmir soruşturması büyüyor! Gözaltındaki Tunç Soyer'den yeni açıklama
İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne (İzBB) yönelik 'yolsuzluk' soruşturmasında gözaltına alınan eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'den yeni açıklama geldi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ'de, taşeron şirketler eliyle yolsuzluk yapıldığı iddiası üzerine başlatılan operasyon sürüyor. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu'nun da aralarında bulunduğu 137 kişi gözaltına alındı.
'BU SİSTEM BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ'
Gözaltındaki Tunç Soyer'den ise yeni açıklama geldi. Soyer, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
Göreve geldiğimde İzmir'in en büyük sorunu olarak gördüğümüz kentsel dönüşüm projeleri ekonomik nedenlerle durmak üzereydi. Müteahhitler ihalelere girmiyor, dosya alanlar teklif vermiyordu. Biz İzmirlileri modern, sağlam konutlara kavuşturmak için çaba harcarken bu zor şartlarda Uzundere'de 817, Örnekköy'de 333 bağımsız birimi hak sahiplerine teslim ettik.
Uzlaşı ile yerinde dönüşüm ilkemizle hareket ederken İzmir depremini yaşadık. Biranda ortaya çıkan konut talebi, sorunu daha da can yakıcı hale getirdi. Bu sorunu aşmak için yerinde dönüşüm, yüzde yüz uzlaşı şartı, İzmir Büyükşehir Belediyesi garantörlüğü, İzbeton şirketimiz aracılığıyla Türkiye'ye örnek olacak Halk Konut sistemini oluşturduk. Bu proje ile depremde evleri yıkılan vatandaşlarımıza apartman ve site bazında kooperatifler kurdurup kendi evlerinin müteahhiti olmalarını sağladık. Nitekim Bayraklı'da çok sayıda hemşehrimiz bu evlerde güvenle oturuyor. Müteahhitlerin teklif dahi vermediği kentsel dönüşüm alanlarında ise başka bir yöntem uyguladık. Burada da konut sahibi olmak isteyenler kooperatif kurarak inşaatları üstlendi. Kooperatif üyelerinin bir daireyi kendilerine, bir daireyi de gecekondu sahiplerine yaptığı bu sistem büyük ilgi gördü ve kentsel dönüşüme büyük hız kazandırdı.
'ŞİKAYETLERLE İNŞAATI DURDULAR'
Ancak kent deyince beton, bina deyince gökdelen, inşaat deyince rant anlayanları Halk Konut sistemi çok rahatsız etti.
Özünde, İzmir'i depreme dirençli hale getirmek, doğamızla uyumlu bir yaşam inşaa ederken, kentsel dönüşümün rantını halkımız arasında paylaştırmayı hedefleyen Halk Konut'u büyümeden boğmak için elleriden geleni yaptılar.
Sosyal ve ekonomik gereksinimleri gözeten, yeşil alanları geniş, dayanışma ve komşuluk ilişkilerini güçlendiren Halk Konut, genelde ve yereldeki iktidar temsilcilerinin hedefi oldu. Sosyal demokrasinin en iyi örneklerinden biri olacak projenin Türkiye'ye yayılmasından korktukları için şikayet üzerine şikayette bulundular. Yetmedi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nı siyasi baskılarla devreye sokup inşaatları durdurdular. Bu nedenle hem aidat ödeyerek konut sahibi olmak isteyenleri, hem gecekondusu yerine çağdaş bir yaşama kavuşmayı hayal edenleri mağdur ettiler.
'BARONLARA TESLİM OLMADIM'
Emin olun bu mağduriyette sistemden kaynaklanan hiçbir sıkıntı yoktur. Sistem son derece sağlam ve tüm ayrıntıları iyi düşünülmüş, tasarlanmış ve hukuka uygun bir model haline getirilmiştir. Yeniden aday gösterilmemem nedeniyle de proje ne yazık ki birçok projemiz gibi takipsiz, hatta sahipsiz kaldı.
Ben beşli çetelere, inşaat baronlarına teslim olmadım.
Ben ne yaptıysam halkım için, partimin ilkeleri doğrultusunda sosyal demokrat halkçı politikalara uygun olarak yaptım. Bu model kentsel dönüşümde müteahhit karını, rantı ortadan kaldırdı ve dünyanın bir çok yerinde örnek olarak gösterildi.
Görev süremde akıl almaz saldırılara, iftiralara maruz kaldım, yılmadım, yıkılmadım, geri adım atmadım.
'DÜN İMAMOĞLU'NA YAPILAN BUGÜN BANA YAPILIYOR'
Tekrar ediyorum, Halk Konut bir rant değil halk projesidir. O nedenle “ekonomik demokrasinin” uygulama örneklerinden biridir. Kimsenin cebine bir kuruşun girmediği şeffaf bir sistemdir. Dün yılmadım bugün de yılmam. Beşli çetelere, rant peşinde koşan muktedirlerin genel ve yerel uzantılarına dün eyvallah etmedim bugün de etmem.
Dün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'na yapılan bugün bana ve arkadaşlarıma yapılmak isteniyor.
Mesajları, iyi dilekleri ile yanımızda olan tüm kardeşlerime, İzmir'e gelerek güçlü desteğini gösteren Genel Başkanımız Sn. Özgür Özel'e, parti yöneticileri ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Bu da geçer..."
NE OLMUŞTU?
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, 1 Temmuz'da İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ'de taşeron şirketler eliyle yolsuzluk yapıldığı iddiası üzerine soruşturma başlatılmıştı.
Bu kapsamda Sayıştay raporu, mülkiye müfettişi raporu, bilirkişi raporlarına istinaden "ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamasıyla 157 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.
Şüphelilerden 22'sinin İZBETON AŞ, 2'sinin İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi, 3'ünün İş Dünyası Konut Yapı Kooperatifi, 2'sinin İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi, 3'ünün İş Alemi Yeni Yaşam Konut Yapı Kooperatifi, 3'ünün Egeli İş İnsanları Konut Yapı Kooperatifi'nde görevli olduğu, diğer 122 şüphelinin ise belediye personeli, inşaat, yapı, elektrik, mermer, ayrıştırma gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin sahibi ve çalışanları olduğu öğrenilmişti.
TESPİT EDİLEN USULSÜZLÜKLER
Edinilen bilgilere göre soruşturma kapsamında belediyenin iştiraki İzbeton vasıtasıyla şu usulsüzlükler yapıldı:
- İzbeton üzerinden toplamda 10 binin üzerinde araç kiralandı, fakat bu araçların 5 binine dair hiçbir kayıt işlemi yapılmadı, kalan 5 bin aracın ise yalnızca üçte birinin fiilen kaydının düşüldüğü ve fiilen kullanıldığı anlaşıldı.
- Kooperatif vasıtasıyla bazı belediye yöneticilerinin 5 milyon TL üzerindeki temsil ve ağırlama giderleri makbuzları sunulmadan İzbeton’a ödetildi.
- Yol yapım ihaleleriyle kentsel dönüşüm adı altında kooperatiflerce alt yüklenicilere taşere edilen ihaleler vasıtasıyla haksız kazanç sağlandı, inşaatlar taşeronlar tarafından yarıda bırakıldı.
YOLSUZLUK FATURASI 20 MİLYAR TL
Toplam 6 soruşturma dosyasının tamamında mevcut İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve mevcut İzbeton A.Ş. yönetimi şikâyetçi oldu, her soruşturma dosyasına ayrı ayrı bilirkişi raporu tanzim edildi ve sorumluları da yine uzmanlar tarafından tespit edildi. Toplam yolsuzluk, haksız kazanç, kamu zararı ve yersiz ödeme miktarı ise 20 milyar TL’nin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
İzmir neden yanıyor? Yangınların perde arkasını uzmanlar anlattıGündem
Dışişleri'nden İsrail'e tepki: 'En güçlü biçimde reddediyoruz'Gündem
İzmir'deki 'yolsuzluk' operasyonunda gözaltı sayısı yükseldiGündem
MHP'li Celal Adan'dan AK Partililere sitem: 'Ya nereye gidiyorsunuz arkadaş, gitmeyin'Gündem