15 Şubat 2026 Pazar
İstanbul 19°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Karadeniz’de peş peşe saldırılar: Bir gemiye daha saldırıldı

Denizcilik Genel Müdürlüğü, Rusya'dan Gürcistan'a giden ayçiçek yağı yüklü geminin, Türkiye'nin Münhasır Ekonomik Bölgesi içinde saldırıya uğradığını açıkladı.

Karadeniz’de peş peşe saldırılar: Bir gemiye daha saldırıldı

Ukrayna’nın geçen hafta Karadeniz’de Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi içinde iki Rus tankerine düzenlediği saldırının ardından bugün de ayçiçek yağı yüklü bir gemiye saldırı yapıldı.

Denizcilik Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "MIDVOLGA-2 tankeri, Rusya'dan Gürcistan’a ayçiçek yağı yüklü olarak seyrederken kıyılarımızdan 80 mil açıkta saldırıya uğradığını bildirmiştir. Halihazırda 13 personelinde olumsuz durum olmayan geminin yardım talebi yoktur. Gemi, makineleri ile Sinop’a doğru seyir etmektedir." ifadelerine yer verildi.

'KARADENİZ'DE SALDIRILARI MAZUR GÖRMEYİZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Karadeniz’de peş peşe saldırılar: Bir gemiye daha saldırıldı - Resim : 1
Recep Tayyip Erdoğan

Karadeniz'deki gemi saldırılarına da değinen Erdoğan, şunları kaydetti:

"(Avrupa) Birliğe tam üyelik önümüze çıkan engellere rağmen stratejik önceliğimiz olmayı sürdürüyor. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliğini açıkça tehdit eder boyuta geldiği görülüyor. Cuma günü, münhasır ekonomik bölgemizde ticaret gemilerinin hedef alınması endişe verici bir tırmanmayı işaret ediyor. Bilhassa, kendi münhasır bölgemizde seyir, can ve çevre emniyetini tehdit eden bu saldırıları hiçbir şekilde mazur göremeyiz. Bu tarz durumlarla ilgili tüm taraflara gerekli uyarılarda bulunuyoruz. Savaşı bitirmeye dönük son haftalarda yaşanan hareketliliği de yakından takip ediyor, gerekli katkıyı yapmaya hazır olduğumuzu her fırsatta ifade ediyoruz."

'TÜRKİYE'NİN EGEMENLİĞİNE TECAVÜZ'

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Karadeniz’deki saldırılarla ilgili, “Özellikle Türkiye’nin karasularında ticaret gemilerine, tankerlere yapılan saldırı, kabul edilemez bir durumdur. Üstelik bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine, bu gemilerin sahiplerinin güvenliğine ve mülkiyetine yönelik bir saldırıdır. Bu durum, Kiev rejiminin özünü bir kez daha ortaya koymaktadır.” ifadelerini kullandı.

Karadeniz’de peş peşe saldırılar: Bir gemiye daha saldırıldı - Resim : 2
Dmitriy Peskov

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da Karadeniz’deki saldırıları kınayarak bunların “terör eylemi” olduğunu belirtti.

Karadeniz’de peş peşe saldırılar: Bir gemiye daha saldırıldı - Resim : 3
Mariya Zaharova

Zaharova, saldırıya uğrayan “sivil enerji altyapısının küresel enerji güvenliğinin sağlanmasında önemli bir rol oynadığını” ve hiçbir uluslararası yaptırım veya kısıtlamaya tabi olmadığını vurguladı. Zaharova, “Kiev rejiminin özel servisleri söz konusu sabotaj eylemlerinin sorumluluğunu fiilen üstlenmişlerdir.” diye konuştu.

SALDIRILARI UKRAYNA ÜSTLENDİ

27 Kasım gecesi Karadeniz’de Kocaeli Kandıra açıklarında Rusya’nın Novoroski Limanı’na seyreden iki Rus tankeri, Ukrayna’ya ait kamikaze insansız deniz araçları tarafından saldırıya uğradı. Saldırı sonrası yangın çıkan ve maddi zarar gören gemilerdeki mürettebatın tamamı kurtarıldı. Ukrayna, saldırıyı 29 Kasım’da üstlendi. Ukrayna basınına konuşan yetkililer, saldırının Ukrayna Gizli Servisi (SBU) ve Deniz Kuvvetlerinin ortak operasyonuyla yürütüldüğünü bildirdi.

GEMİ SALDIRILARININ AMACI NE?

Bu saldırıların Türkiye’ye yönelik düşmanca eylem olduğunun altını çizen Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, bunun denizde mafya düzeni uygulaması olduğunu söyledi. Gürdeniz, sosyal medya hesabından şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye’nin kıta sahanlığı içinde, yalnızca bir saat arayla Gambiya bayraklı ve Rus petrolü taşıyan iki tankere yapılan saldırı; harp sahası veya yasak saha ilan edilmeden, uluslararası silahlı çatışma hukukunun en temel ilkeleri yok sayılarak gerçekleştirilmiş ağır bir ihlaldir.

Karadeniz’de peş peşe saldırılar: Bir gemiye daha saldırıldı - Resim : 4
Cem Gürdeniz

“Bu eylem, Türkiye’ye karşı düşmanca bir niyetin açık sembolüdür. Eğer Ukrayna insansız deniz araçlarıyla Rus gemilerini hedef alacaksa, bunu ancak Rusya’nın karasularında veya Ukrayna tarafından ilan edilmiş bir yasak sahada yapabilir."

‘ULUSLARARASI DENİZ HUKUKUNA AYKIRI’

“Türk kıta sahanlığının özellikle seçilmiş olması tesadüf değildir. Bu olaydan kısa süre sonra Senegal’de, Beşiktaş firmasına ait, Panama bayraklı Mersin tankerine liman içinde patlayıcı yerleştirilerek makine dairesi altında büyük bir infilak yaratılmış, gemi ağır hasar nedeniyle ‘topyekûn kayıp’ statüsüne girmiştir.

“Bu, liman içinde işlenmiş organize bir sabotajdır. Hukuken tablo açıktır: ABD ve AB’nin ‘tek taraflı’ yaptırım listelerine alınan Türk sahipli gemiler, uluslararası deniz hukukuna aykırı bir faaliyet yürütmemektedir.

“Türkiye bu yaptırımlara taraf değildir ve bu yaptırımlar Birleşmiş Milletler tarafından emredilen yaptırımlar da değildir. Bu nedenle Türk gemilerinin hedef alınması uluslararası hukuka tamamen aykırıdır. Bu adeta denizde mafya düzeni uygulamasıdır.

‘TÜRKİYE’Yİ BASKI ALTINA ALMAYA YÖNELİK’

“Türkiye’nin kıta sahanlığında arka arkaya iki saldırı, ardından Senegal’de Türk sahipli bir tankerin patlatılarak devre dışı bırakılması, artık münferit olay değil; Türkiye’yi baskı altına almaya yönelik sistematik bir kampanyadır. Bu saldırılar, Türkiye’nin karşı hamle yapma hakkını doğurur ve derhal BM Güvenlik Konseyi’nin gündemine taşınmalıdır. Ukrayna veya ona destek veren hiçbir devlet, dünya denizlerinde tek taraflı yaptırım uygulanan gemilere karşı kendi iradesine göre infaz yetkisi kullanamaz.

“Bu tür eylemler, ‘ben yaptım oldu’ mantığıyla yürütülen korsanlıktan farksızdır. Böyle bir fiili durum Rus petrolü taşıyan tüm gemilere karşı uygulanma riskini ve tehdidini doğurur. O zaman sormak lazım Ukraynalılar neden Yunan sahipli veya Yunan bayraklı tankerleri batırmaya çalışmıyor? Zira dünyanın en büyük tanker filosu Yunanların ve Yunan tankerlerinin Rus petrolü taşıdığı herkes tarafından biliniyor.

‘KARŞILIKSIZ BIRAKILMAMALI’

“Unutulmamalıdır ki Ukrayna’nın can damarı olan tahıl ticareti Türk Boğazları üzerinden yürümektedir. Türkiye’nin iş birliği olmasa, bu konvoyların güvenli şekilde dünyaya ulaşması mümkün değildir. Türkiye bu jesti yaparken, Ukrayna’nın ve onu destekleyen devletlerin Türk gemilerini cezalandırmaya kalkışması ve Türk kıta sahanlığında meydan okurcasına saldırılar düzenlemesi kabul edilemez. Türkiye bu saldırılara sessiz kalamaz; hem uluslararası hukukun hem bölgesel deniz güvenliğinin gereği, bu meydan okuma karşılıksız bırakılmamalıdır. Hükümetlerin temel görevi jeopolitik ve ekonomik çıkarlarımızı korumaktır. Ama hepsinden önemlisi devletin onurunu korumaktır.”

Karadeniz