Karşılıksız çekler 8 yılın zirvesinde
Yüksek faiz ve finansmana erişim sıkıntısı reel sektörde ödeme krizini derinleştirdi. Karşılıksız çeklerin toplam çekler içindeki payı 2018’den bu yana en yüksek seviyeye çıkarken, protestolu senetler, konkordatolar ve KOBİ’lerin takibe düşen borçları da sert yükseldi
Yüksek faiz oranları ve finansmana erişimde yaşanan güçlükler, reel sektörün ödeme gücünü zayıflatmaya devam ediyor. 2026 yılının ilk yarısına ilişkin veriler, karşılıksız çeklerden protestolu senetlere (Vadesi geldiği halde ödenmeyen ve noter ya da banka aracılığıyla ihtar edilen senetler), konkordato başvurularından takipteki banka kredilerine kadar hemen her göstergede dikkat çekici bir bozulmaya işaret etti.
Özellikle karşılıksız çeklerin toplam çekler içindeki payının 2018’deki Brunson krizinden bu yana en yüksek seviyeye çıkması, şirketlerin nakit akışındaki sıkışıklığı gözler önüne serdi.
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre, Ocak-Haziran döneminde bankalara 7,2 milyon adet çek ibraz edilirken, bu çeklerin toplam tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artarak 5 trilyon 376 milyar liraya ulaştı.
KARŞILIKSIZ ÇEK SAYISI YÜZDE 113 ARTTI
İlk altı ayda bankalara ibraz anında karşılıksız çıkan çek sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 113 artarak 157 bine yükseldi. Karşılıksız çeklerin toplam tutarı da yüzde 54 artışla 162 milyar lira oldu.
Haziran ayında karşılıksız işlemi yapılan çeklerin bankalara ibraz edilen çeklere oranı tutar bazında yüzde 3,2, adet bazında ise yüzde 2,3 olarak meydana geldi.
Böylece karşılıksız çeklerin toplam çekler içindeki payı yüzde 3,2’ye yükselerek 2018’de yaşanan Brunson krizinden sonraki en yüksek seviyesine ulaştı.
Şirketlerin ödeme güçlüğü protestolu senetlere de yansıdı. Haziran ayında protesto edilen senet sayısı 33 bin olurken, toplam tutarı 12,3 milyar liraya çıktı. Bir önceki aya göre protestolu senet tutarı yüzde 73, senet sayısı ise yüzde 34,8 arttı.
Yılın ilk yarısı itibarıyla protestolu senetlerdeki yükseliş eğilimi de sürdü. 2025’in ilk altı ayında 39,7 milyar TL olan protestolu senet tutarı, bu yılın aynı döneminde yüzde 50 artarak 59,8 milyar TL’ye yükseldi.
KONKORDATOLARDA SERT YÜKSELİŞ
Finansal sıkışıklığın bir diğer göstergesi ise konkordato başvuruları oldu. 2026’nın ilk altı ayında konkordato talebinde bulunan şirket sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 30 artarak bin 240’a ulaştı. Aynı dönemde konkordato sürecini tamamlayamayan en az 115 şirket hakkında iflas kararı verildi. Haziran ayında mahkeme kararıyla tasfiye edilen şirket sayısı ise bir önceki aya göre 2 bin 131’den 3 bin 382’ye çıktı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri de şirketlerin borç yükündeki ağırlaşmayı ortaya koydu. Bankaların takipteki alacakları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 78 artarak 728,8 milyar TL’ye yükseldi.
EN SERT BOZULMA KOBİ’LERDE
En sert bozulma KOBİ’lerde görüldü. Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin takibe düşen kredi borçları bir yılda yüzde 122,3 artışla 260,4 milyar TL’ye ulaştı.
Sektörel dağılım incelendiğinde ise yüksek faiz ve üretimdeki yavaşlamadan en fazla etkilenen alanın imalat sanayisi olduğu görüldü. İmalat sanayisinin takipteki kredi borçları bir yılda yüzde 105 artarak 125,5 milyar TL’ye çıktı. İmalatı, 109 milyar TL ile toptan ve perakende ticaret, 58,9 milyar TL ile inşaat ve 23,7 milyar TL ile tarım sektörü izledi.
Veriler, yüksek finansman maliyetleri ve ekonomik yavaşlamanın reel sektörün nakit akışını giderek daha fazla zorladığını, ödeme zincirindeki bozulmanın ise hem ticari hayata hem de bankacılık sektörüne yansıdığını gözler önüne serdi.