Katı şartlar sağlanmazsa yasanın hiçbir hükmü yok
Adalet Bakanı Akın Gürlek, tartışılan "Terörsüz Türkiye" tasarısına ilişkin net mesajlar verdi. PKK'nın tasfiyesini işaret eden Gürlek, "Şartlar gerçekleşmeden kanun yürürlüğe girmeyecektir" dedi. Öcalan ve Murat Karayılan'ın düzenlemeden kesinlikle yararlanamayacağının altını çizdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından Iğdır’da düzenlenen Dijital Medya Çalıştayı’nda medya temsilcileriyle bir araya geldi. Gürlek, Meclis Genel Kurulu'na gelmesi beklenen "Terörsüz Türkiye" süreci, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması ve yeni sosyal medya yasasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Kamuoyunda tartışma yaratan yasa tasarısının ayrıntılarını anlatan Bakan Gürlek, sürecin tavizsiz bir tasfiye şartına bağlandığını belirterek PKK'ya silah bıraktırma koşullarını açıkça sıraladı.
'ŞARTLAR GERÇEKLEŞMEDEN KANUN YÜRÜRLÜĞE GİRMEYECEK'

"Terörsüz Türkiye" kanununun birinci maddesinin bölücü terör örgütünün tasfiyesi olduğuna dikkat çeken Gürlek, sürecin nasıl işleyeceğini şu sözlerle açıkladı:
"Örgütün tamamen tasfiye edildiğinin Milli Güvenlik Kurulu tarafından tespit ve tasdik edilmesinden sonra kanun yürürlüğe girecektir. Yani bu şartlar gerçekleşmeden kanun yürürlüğe girmeyecektir. Önce örgüt tamamen feshedilecek, silahlarını bırakacak ve tasfiye edilecektir. Ardından Milli Güvenlik Kurulu bunun gerçekleştiğine karar verecek. Daha sonra da kanun Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecektir."
Bu katı şartlar sağlanmazsa yasanın hiçbir hükmü olmayacağının altını çizen Gürlek, "Örgütün feshedilmesi, mağaraların boşaltılması, silahların tamamen bırakılması ve örgütün bütünüyle tasfiye edilmesi gerekiyor. Bu şartlar gerçekleşmezse kanun yürürlüğe girmeyecek. Bunu özellikle açık şekilde düzenledik" diye konuştu.
ÖCALAN VE KARAYILAN KESİNLİKLE YARARLANAMAYACAK
Adam öldürme eylemine katılanların kanundan muaf tutulacağını söyleyen Bakan Gürlek, tasarıdan kimlerin faydalanamayacağına dair şu açıklamada bulundu:
"Elbette bu kanundan yararlanabilecek belirli bir kesim bulunmaktadır. Sayılarıyla ilgili farklı rakamlar telaffuz ediliyor. Ancak burada kademeli bir düzenleme yaptık. Silahlı şekilde adam öldürme eylemine katılmış kişiler, ister yurt dışında olsun ister cezaevinde bulunsun, kesinlikle bu düzenlemeden yararlanamayacaktır.
Bakan Gürlek, terör örgütü elebaşları için kamuoyunda sorulan sorulara yönelik "Vatandaş bana da sokakta soruyor, 'Bu düzenlemeden APO yararlanacak mı?' Hayır, yararlanmayacak. Örnek olarak verdiğiniz Murat Karayılan da bu kapsamdan yararlanamayacaktır. Çünkü adam öldürme suçuna azmettirme fiili söz konusudur. Böyle bir kişinin bu düzenlemeden yararlanması mümkün değildir.” yanıtını verdi.
Başvuruların doğrudan kabul edilmeyeceğini aktaran Baka Gürlek, kurulacak idari mekanizmayı şu sözlerle özetledi:
“Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında; Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinin yer aldığı bu kurul, başvuruları tek tek değerlendirecek. Bu kurul, başvuruların kabul edilip edilmeyeceğine ve bazı hakların iade edilip edilmeyeceğine karar verecektir."
FAİLİ MEÇHULLER: DOSYANIN KAPAĞINA BAKMAYIN

Devletin faili meçhul dosyaların üzerine kararlılıkla gittiğini vurgulayan Bakan Gürlek, özel oluşturulan birimlerin 29 cinayeti aydınlattığını söyledi. Türkiye'nin geçmişteki zafiyetleri geride bıraktığını belirten Gürlek, "Türkiye artık eski Türkiye değil. Eski Türkiye’de şahıslar güçlüydü. Bugün ise devlet güçlü, kurumlar güçlüdür. Adalet şahısların unvanına, makamına ya da mertebesine bakmaz. Eğer ortada bir sorumluluk varsa devlet sonuna kadar gider. Dosyanın kapağına bakmayın. İsmi bizi ilgilendirmez. Eğer ortada bir cinayet varsa, devletin bunu mutlaka çözmesi gerekir."
Uğur Mumcu suikastı gibi yıllardır karanlıkta kalan dosyalarla ilgili de takibin sürdüğünü vurgulayan Bakan, "Bir şahıs yurt dışına kaçmış olabilir. Ama devlet, 'Yurt dışına kaçtı.' diye bunun peşini bırakmaz. Biz kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz" dedi.
SOSYAL MEDYADA DEZENFORMASYON YASASI EKİM'DE
Dijital platformlardaki başıboşluğa ve algı operasyonlarına da değinen Gürlek, Ekim ayında Meclis'e gelecek yasa ile "muhatapsızlık" sorununun tarihe karışacağını söyledi. Gürlek, "Ancak sosyal medyada maalesef ciddi bir dezenformasyon ve bilgi kirliliği var. Bir haber ya da bir algı üzerinden insanlar birbirlerini itham ediyor, özel hayatları hedef alınıyor ve yalan haberler yayılıyor. Sosyal medya yasası çıktığında bu sorunların büyük ölçüde, yaklaşık yüzde 90 oranında çözüleceğini düşünüyoruz. Artık sosyal medya hesabını kullanan kişinin de, internet haber sitesinin de hukuki anlamda sorumlusu olacak." dedi.