KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık: NATO dünyayı savaşa sürüklüyor! Biz artık savaşmak istemiyoruz
Bayık, ‘Bugün dünyada NATO silahları geliştiriyor. Yani var olan silahları daha da artırıyor. Dünyayı silahlanmaya, savaşa sürüklüyor. Yine Orta Doğu’da büyük bir savaş yaşanıyor. Büyük değişim-dönüşümler oluyor. Silah yakma da buna cevap oluyor.’ dedi.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Stêrk TV’de yayınlanan Özel Program’a katılarak sürece dair değerlendirmelerde bulundu. 30 kişilik “Barış ve Demokratik Toplum Grubu”nun Süleymaniye’de silahlarını yakmasıyla ilgili konuşan Bayık, şunları söyledi:
“Rêber Apo’nun çağrısı üzerine gerilla o adımı attı. Ve tarihi bir yerde atıldı bu adım. Yapılan konuşmalar da Rêber Apo’nun çağrısı üzerineydi. O arkadaşlar da bunu belirtti. Yani neden silah bıraktılar, amaçları ne, ne yapmak istiyorlar her şeyi açıkladılar. Silahlar da yakıldı. O silahlar neden yakıldı? Çünkü bugün dünyada NATO silahları geliştiriyor. Yani var olan silahları daha da artırıyor. Dünyayı silahlanmaya, savaşa sürüklüyor. Yine Orta Doğu’da büyük bir savaş yaşanıyor. Büyük değişim-dönüşümler oluyor. Silah yakma da buna cevap oluyor. Bir diğer manası ise biz bir kez daha savaşmak, silah kullanmak istemiyoruz. Bu yüzden Türk Devleti’nin hukuki zemin geliştirmesi lazım. Eğer bunu geliştirirse, bizler bir kez daha silah kullanmak istemiyoruz.
‘TÜRKİYE’YE DÖNMENİN KOŞULLARI YOK’
“Türk Devleti’nin, Türkiye kamuoyunun hatta dünyanın, herkesin görmesi gerekir. Biz sorunu siyasi, hukuki temelde çözmek istiyoruz. Savaşmak istemiyoruz. Bu yüzden ‘Silahları yakıp tekrar yerlerimize gidiyoruz.’ dediler. Neden? Çünkü Türkiye’ye gitmelerinin koşulları yok, kanunları yok. Giderlerse zindana giderler, mahkemelere düşerler. Hatta ağır cezalar da alırlar. Çünkü onların kanunlarına göre, silah alanlar düşmanlarıdır. Bunun cezası da çok ağırdır.
“Kanunlar değişmedikçe, yasal zemin hazırlanmadıkça arkadaşlar nasıl Türkiye’ye gitsin? Bu yüzden gitmediler. Bunun zemini yok. Bundan dolayı tekrar yerlerine geldiler. Yıllarca dağlarda silahlı bir şekilde yaşayan, kendisini savunan bir insan nasıl silah bırakıp ortada kalır? Türkiye’de gidebileceği bir yer yok, bir zemin yok, orada da yaşayamazlar. Mecburen tekrar yerlerine döneceklerdir. Bu yüzden geri yerlerine döndüler.”

‘MESELE SADECE SİLAH BIRAKMA DEĞİL’
TBMM’de kurulması beklenen komisyonla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bayık, şöyle devam etti:
“Anladığımız kadarıyla kurmak istedikleri komisyon, sadece PKK’nin silah bırakması için kuruluyor. Dağlarda yıllarca kalanlar ne yapmış, buna göre cezaları nedir? Bunları tespit edip buna göre bazı adımlar atmak istiyorlar. Bu komisyonun amacı sadece silah bıraktırmadır. Mesele sadece silah bırakma değil. Silah bırakma meselenin bir kısmı; tamamı değil. Fakat Türk Devleti, meseleyi sadece silah bırakma üzerinden geliştirmek istiyor. Böyle olursa onlara göre tüm sorunlar çözülmüş olur. Böyle değil. Silahlı mücadelenin ortaya çıkmasının bir alt yapısı var. Eğer bu alt yapıyı ortadan kaldırmazsanız, PKK silah bırakır ama yarın başkası silahlanır.”
‘SAVAŞMAK İSTEMİYORUZ’
Bayık, Öcalan’ın silah bırakma çağrısıyla ilgili de şu değerlendirmelerde bulundu:
“Rêber Apo tehlikeyi gördü ve bu tehlikenin önünü almak istedi. Kürtlerin de, Türklerin de, Orta Doğu halklarının da tehlike yaşamasını istemedi. Türkiye’nin Osmanlı’nın yaşadığı sorunu yaşamasını istemedi. Çünkü Rêber Apo gerçekten de sorumlu bir şekilde hareket ediyor. Türkiye’yi de, halkları da seviyor. Sorun yaşamalarını istemiyor. Bu yüzden tek taraflı adımlar attı.
“Türk Devleti ile aramızda bir kez daha askeri bir savaş yaşanmasını istemiyoruz. Bunu da herkese gösterdik. Rêber Apo’nun çağrısı üzerine 30 kişiden oluşan bir grup arkadaşımız silahlarını yaktı. Bir kez daha silahlanıp savaşmak istemiyoruz. Bunu gösterdik.”

‘BAAS ONLARI TIKADI’
Orta Doğu’da yaşanan savaşlara ilişkin de görüşlerini paylaşan Bayık, şunları kaydetti:
“Sykes-Picot, Lozan falan hepsi yenildi. Bunların yenildiğini gördükleri için Orta Doğu’da ‘Arap Baharı’nı geliştirdiler. Sykes-Picot’u geliştirenler bunu yaptı. Orta Doğu’yu bir kez daha kendi çıkarlarına göre örgütlemek istediler. Fakat ne kadar adım attılarsa da Suriye’de tıkandılar. BAAS rejimi onları tıkadı. BAAS iktidarını ortadan kaldırmadıkları sürece Orta Doğu’da çıkarlarını yeniden örgütleyemeyeceklerini gördüler. Eğer Suriye’de bir değişim-dönüşüm olduysa sebebi budur. Çünkü orada düğümlenmişlerdi, boğulmuşlardı. Bu düğümü çözmek için de değişimi esas aldılar. Önlerini açmak ve çıkarları temelinde Orta Doğu’yu yeniden örgütlemek istediler. Şu an savaşı bu temelde geliştiriyorlar. Yaptıkları değişimlerin amacı da budur.
“Bu, bölge halkı için tehlikeli bir durumdur tabii. Bölge halkı o ittifaklardan büyük zararlar gördü, Araplar da, Kürtler de gördü. Parça parça edildiler çünkü. Çok acı çektiler, çok bedel ödediler. Şu an bunu kabul etmemeleri lazım. Bir kez daha iflas edilen ittifakların yerine geçen yeni ittifakları kabul etmemeleri lazım. Çünkü kendi çıkarları için Orta Doğu’yu yeniden örgütlemek istiyorlar. Bu halklar için büyük tehlikeler yaratıyor.”
ŞÜPHECİLERE ÇAĞRI
Sürece şüpheyle yaklaşanlara da çağrı yapan Bayık, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Sadece açıklama yapmayın, ‘Bu hamle iyi ama şüphelerimiz var.’ demeyin. Tamam şüpheler olabilir. Türk Devleti’nin, iktidarın yaptıkları insanlarda şüphe yaratıyor. Geçmişte de yaratıyordu, şimdi de yaratıyor ama bu şüpheleri ortadan kaldırmak için de çalışma yapılması lazım. Madem şüpheleri ortadan kaldırmak istiyoruz; o zaman çalışmalıyız. Yani Rêber Apo’nun attığı adımlara sahip çıkmalıyız, gerçekleşmesi için çalışmalıyız.”