KKTC seçiminin Ankara’ya dersleri
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ndeki Cumhurbaşkanlığı Seçimi’ni Tufan Erhürman kazandı. Seçim sonuçları, Türkiye’nin Kıbrıs politikasının çalışmadığını bir kez daha ortaya çıkardı.
KÜLLİYE SİYASETİ YETMEDİ!
5 yılda 1 ülke bile KKTC’yi tanımadı. Tanımak isteyenlere kapılar kapatıldı. ABD/İsrail tehditlerinin üstü örtüldü. Ada’ya yığılan silahlar küçümsendi, İncirlik’ten yapılan sevkiyatlar perdelendi. Sayın Tatar deniz üssü için yer tahsis etti, üç yıldır bir çivi bile çakılmadı. NAVTEX’ler sustu, tatbikatlar durdu, Mavi Vatan unutuldu. Rumlar kaynakları peşkeş çekerken, Türkiye sismik faaliyetlerini durdurdu. Bir sondaj gemisi bile KKTC bayrağı çekemedi. Kapalı Maraş açıldı, hiçbir yatırım yapılmadı. Havalimanı yenilendi, bir yabancı uçak indirilemedi. Varsa yoksa Külliye…
TRUMP DOSTLUĞU KAYBETTİRİR!
Türkiye, Doğu Akdeniz’deki tehditleri küçümsedikçe, Kıbrıs Türk halkı da içe döndü. İki devlete sıkıştırılmış eksik bir kampanya yürütüldü. ABD-İsrail namluları, Noble Dina ve Nemesis tatbikatları, bölgede cirit atan uçak gemileri, Ege’deki ABD üsleri… Hepsinin üstü örtüldü. Statüko korundu, strateji yanlış kuruldu. İttifak birikimi Türk devletlerine sıkıştırıldı. Ancak kafamızı kuma gömdükçe, tehditler ortadan kalkmadı. Ankara’nın Batı’yla uyumlu politikaları, bu tehditleri göğüsleme yeteneğimizi zayıflatıyor. Şu gerçeği görelim: Trump dostluğu her cephede kaybettiriyor.
