Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov nasıl Türkçe öğrendiğini anlattı
Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Moskova Devlet Üniversitesi'ndeki öğrencilik yıllarına dair dikkat çekici anılarını paylaştı
Rusya'da Birinci Kanal'a açıklamalarda bulunan Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Moskova Devlet Üniversitesi bünyesindeki Asya ve Afrika Ülkeleri Enstitüsü’ndeki (ISAA) öğrencilik yıllarına dair konuştu. Enstitünün 70. kuruluş yıl dönümünü kutladığı 2026 yılında, okulun en tanınmış mezunlarından biri olarak konuşan Peskov, Türkçeyle tanışmasının aslında düşük sınav sonuçlarının getirdiği bir zorunluluk olduğunu ancak sonrasında bundan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi.
ARAPÇA YERİNE ZORUNLU TÜRKÇE EĞİTİMİ
Enstitüye giriş hakkı kazanmak için yaptığı ikinci denemede bile kendi istediği dili seçmeye yetecek kadar puan toplayamadığını belirten Peskov, durumu "Düşük sonuçlar aldığım için bana ceza olarak zorunlu bir şekilde Türkçe verdiler" sözleriyle özetledi. İlk başta bu durumdan hoşnut olmasa da, Türkoloji alanında birkaç yıl boyunca gerçekleştirdiği titiz ve yoğun çalışmaların ardından bunun aslında ne kadar harika bir gelişme olduğunu fark ettiğini sözlerine ekledi.
"Başlangıçta büyük bir trajedi olarak gördüğüm bu durum, dersler ilerledikçe tamamen değişti. Ama sonra, onu sevmeye başlayınca hem dile, hem tarihe, hem kültüre hem de Türkiye edebiyatına aşık oldum."
TÜRKİYE'YE DAİR HEM İLGİ HEM SAYGI
Moskova'da İngilizce ağırlıklı eğitim veren 1243 numaralı ortaokuldan 1983 yılında mezun olduktan sonra ISAA bünyesine katılan Peskov, enstitüde aldığı eğitimin sadece bir yabancı dil öğrenmekle sınırlı kalmadığını vurguladı. Burada aldığı eğitimin Türkiye'nin kültürünü, geleneklerini ve mantalitesini derinlemesine anlama imkanı sunduğunu belirten Kremlin Sözcüsü, bölgeye karşı samimi bir ilgi beslendiğinde o coğrafyaya saygı duymamanın imkansız olduğunu dile getirdi. Dmitry Peskov, daha önce de Pekin'de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türkçe konuşmasıyla dikkatleri üzerine çekmişti.
EĞİTİM HAYATI VE DİPLOMATLIĞA UZANAN YOLCULUK
Moskova’da İngilizce ağırlıklı eğitim veren 1243 numaralı ortaokuldan 1983 yılında mezun olan Dmitry Peskov, babasının izinden giderek Moskova Devlet Üniversitesi bünyesindeki Asya ve Afrika Ülkeleri Enstitüsü’ne (ISAA) girmeyi hedefledi. Ancak ilk denemesinde başarısız olan Peskov, gençlik yıllarında sorumsuz biri olduğunu ve eğitimine gereken ciddiyetle yaklaşmadığını itiraf etti. İkinci denemesinde enstitüye girmeyi başarsa da hayalini kurduğu Arapça yerine Türkçe grubuna yerleştirilmesiyle bir hayal kırıklığı daha yaşadı.
O dönemde Türkiye hakkında hiçbir şey bilmediğini belirten Peskov, zihnindeki yegane Türkiye imajının 1980 yılında ailesiyle Akdeniz üzerinden dönerken uğradıkları İstanbul'a ait olduğunu ifade etti. İstanbul'da o sırada askeri darbe gerçekleştiğini, etrafta korkutucu tankların ve ellerinde makineli tüfekler olan ürkütücü askerlerin bulunduğunu anlatan Kremlin Sözcüsü, zamanla bu ülkeye yönelik algısının değiştiğini belirtti. Eğitim hayatı devam ederken askere de çağrılan Dmitry Peskov, gazetecilere verdiği demeçlerde kıdemli üsteğmen rütbesine sahip olduğunu paylaştı. Henüz üçüncü sınıftayken Türk şirketlerinde tercüman olarak çalışmaya başlayan Peskov, bu sayede hem pratik deneyim hem de finansal bağımsızlık kazandı. 1989 yılında ISAA'dan "tarihçi-doğu bilimci ve danışman-tercüman" uzmanlığıyla mezun olan Peskov; İngilizce, Türkçe ve Arapça dillerini akıcı şekilde konuşuyordu. Mezuniyetinin ardından Türkiye menşeli gazetelerden birinin temsilciliğinde işe girmek isteyen Peskov'un bu fikrine babası karşı çıktı. Oğlunun kesinlikle diplomatlık yolunu seçmesi gerektiğini düşünen babasının bu duruşu, Peskov'un kariyerinİ şekillendirmiş oldu.
DİPLOMATLIKTAN KREMLİN SÖZCÜLÜĞÜNE UZANAN KARİYER
Kariyerine SSCB Dışişleri Bakanlığı bünyesinde adım atan Dmitry Peskov, 1990-1994 yılları arasında Rusya'nın Türkiye Büyükelçiliği'nde ataşe ve üçüncü sekreter olarak görev yaptı. 1990'ların ortasında kısa süreliğine Moskova'ya dönse de ardından yeniden Ankara'ya gönderilerek ikinci ve birinci sekreterlik görevlerini yürüttü. Siyasi ve ekonomik çalkantıların yaşandığı 1990'lı yıllarda geçinebilmek için "tekerleği döndürmek" zorunda kaldığını itiraf eden Peskov, o dönem diplomatlara tanınan gümrük muafiyetinden yararlanarak Türkiye'den Moskova'ya bizzat direksiyon başına geçip ticaret amaçlı araçlar getirdiğini belirtti. Kızı Liza'nın aktardığı hatıralara göre Peskov, maddi sıkıntıların çok ciddi boyutlara ulaştığı dönemlerde geceleri gizlice taksi şoförlüğü yaparak ek gelir aramaya çalıştı.
Peskov'un kariyerindeki asıl kırılma noktası ise Kasım 1999'da İstanbul'da düzenlenen AGİT zirvesi oldu. Dönemin Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin'in Türkiye ziyaretinin hazırlık komitesinde görev alan ve zirve boyunca Yeltsin'in resmi tercümanlığını üstlenen Peskov, sergilediği performansın ardından Kremlin'de çalışmak üzere davet aldı. 2000 yılında Cumhurbaşkanlığı Basın Servisi Medya İlişkileri Bölüm Başkanı olan, 2004'te ise birinci başkan yardımcılığına yükselerek devletin resmi pozisyonunu seslendirme hakkı kazanan Peskov, Vladimir Putin'in Başbakan olduğu 2008 yılında onun resmi basın sözcüsü olarak atandı. Putin'in 2012'de yeniden devlet başkanlığına dönmesiyle birlikte Kremlin'e geri taşınan Peskov, o tarihten bu yana Kremlin'in değişmez baş sözcüsü ve Rus hükümetinin en tanınan yüzlerinden biri oldu. Büyük basın toplantılarını ve doğrudan hat projelerini koordine eden Peskov, uluslararası alandaki çalışmaları ve başarıları nedeniyle Rusya'nın yanı sıra İtalya, Moğolistan ve Kırgızistan gibi ülkelerden de çok sayıda devlet nişanı aldı.