16 Mayıs 2026 Cumartesi
İstanbul 17°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Küresel rezervlerde tarihi kırılma: Altın doları 30 yıl sonra ilk defa geçti

Küresel finans sistemi 1990’lardan bu yana en büyük makas değişimine tanıklık etti. Altın, yaklaşık 30 yıl sonra ilk kez ABD Hazine tahvillerini geride bırakarak dünyanın en büyük rezerv varlığı haline geldi

Küresel rezervlerde tarihi kırılma: Altın doları 30 yıl sonra ilk defa geçti

Küresel piyasalar, finans tarihine geçecek bir yer değişimini tescilledi. Raporlara göre, merkez bankalarının elindeki altın rezervlerinin toplam değeri, ABD hükümet tahvillerinin değerini geride bıraktı. Bu değişim, ülkelerin risk yönetimi ve değer saklama tercihlerinde son on yılda yaşanan köklü dönüşümün en somut kanıtlarından biri. ABD'nin ve doların küresel ölçekteki güven kaybı, bölgesel savaşların artması ve Çin gibi diğer büyük ekonomik aktörlerin sahnede daha görünür olması da dillendirilen sebeplerden.

ON YILLIK ERİME VE ALTININ YÜKSELİŞİ

Rezerv varlıklarının kompozisyonundaki değişim, verilerle çok daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. 2015 yılında küresel rezervlerin yüzde 33'ünü domine eden ABD tahvillerinin payı, 2026 yılı başı itibarıyla yüzde 21’e kadar geriledi. Aynı süreçte payını yüzde 5’ten yüzde 24’e çıkaran altın, stratejik bir atak yaparak liderliğe oturdu. Bu yükselişin tek sebebi sadece 2025 yılında altın fiyatlarında yaşanan yüzde 70’lik devasa artış değil, aynı zamanda merkez bankalarının 2022-2024 yılları arasında her yıl bin tonun üzerinde fiziki alım yapması olarak saptandı. Uzmanlar, bu durumun geçici bir portföy düzenlemesi değil, yapısal bir kayma olduğunu vurguluyor.

Küresel rezervlerde tarihi kırılma: Altın doları 30 yıl sonra ilk defa geçti - Resim : 1

YAPTIRIM SOPASI VE 38 TRİLYON DOLARLIK BORÇ ÇIKMAZI

Merkez bankalarını altına yönelten en büyük motivasyonların başında artan jeopolitik gerilimler ve yaptırım riskleri geliyor. Pek çok ülke, dolar bazlı finansal sistemlerin siyasi bir araç olarak kullanılmasına karşı "tarafsız ve güvenli" bir liman olan altına sığınıyor. Bunun yanı sıra ABD’nin 38 trilyon doları aşan devasa federal borcu, doların uzun vadeli satın alma gücüne dair endişeleri körüklüyor. Hükümetlerin kriz anlarında para arzını kontrolsüzce artırabilmesi karşısında, arzı sınırlı olan altın, enflasyona ve siyasi baskılara karşı en güçlü kalkan olarak görülüyor. Maden üretiminin 2018'den beri yerinde sayması da bu kıt varlığın değerini yukarı yönde çekmeye devam ediyor.

Analistler bu tarihi olayı tam bir "dolarsızlaşma" (de-dollarization) olarak adlandırmak için henüz erken olduğunu belirtiyor. Doların küresel ticaret ve finansta hala liderliğini koruduğu ancak ülkelerin artık "tüm yumurtaları aynı sepete koymama" stratejisini benimsediği ifade ediliyor. Aynı zamanda altının yeniden en büyük rezerv varlığı haline gelmesi, dünyanın daha parçalı, daha temkinli ve jeopolitik risklerin ekonomik kararların merkezinde yer aldığı bir dönemin işaretlerinden.

Altın Dolar Merkez Bankası