16 Mayıs 2026 Cumartesi
İstanbul 17°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Macaristan’da yeni dönem! Brüksel mi egemenlik mi?

Macaristan’da 12 Nisan’da yapılan seçimler sonucunda 16 yıllık Orban iktidarı sona erdi. Yerine gelen Peter Magyar’ın özellikle Brüksel’e karşı nasıl bir politika izleyeceği merak konusu

Macaristan’da yeni dönem! Brüksel mi egemenlik mi?
YASİN OKYAY

Macaristan’da 12 Nisan seçimleri, 16 yıllık Viktor Orban iktidarının sonunu getirdi. Peter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi parlamentoda güçlü çoğunluk elde ederken, ülkenin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde nasıl bir yön izleyeceği tartışma konusu oldu.

Yeni yönetimin Brüksel’e daha yakın bir çizgiye kayabileceği değerlendirilirken, Orban döneminde öne çıkan egemenlik vurgusunun devam edip etmeyeceği belirsizliğini koruyor.

Moskova merkezli Adalet İçin Mücadele Vakfı Başkanı Mira Terada’ya göre, Orban’ın yenilgisi egemenlik fikrinin zayıflamasından değil, bu anlayışın zamanla bürokratik bir yapıya dönüşmesinden kaynaklandı. Terada, uzun süreli iktidarın beraberinde getirdiği “durgunluk ve elit-halk kopuşunun” belirleyici olduğunu söyledi.

Terada ayrıca ABD’nin seçim sürecindeki desteğinin Orban’ın konumunu güçlendirmek yerine zayıflattığını belirtti. Egemenlik vurgusunun güçlü olduğu bir ortamda dış destek algısının ters etki yarattığını ifade etti.

Yeni dönemde gözler, Magyar hükümetinin atacağı adımlarda. Anayasal çoğunluğa sahip olan yeni yönetimin, Orban döneminde kurulan sistemi değiştirebilecek güce sahip olduğu belirtiliyor. Bu kapsamda anayasa değişiklikleri, kamu kurumlarında kadro değişimi ve devlet yapısında dönüşüm gündemde.

Uzmanlara göre bu süreç, Macaristan’da “Orban sonrası yeniden yapılanma” anlamına geliyor. Ancak bu dönüşümün egemenlik anlayışını nasıl etkileyeceği tartışmalı.

Yeni yönetimin Avrupa Birliği ile ilişkileri normalleştirmeyi öncelik haline getirmesi bekleniyor. Bu durum, Orban döneminde sıkça kullanılan veto mekanizmasının geri plana itilmesi anlamına gelebilir.

Öte yandan Macaristan’ın Ukrayna politikasında da değişim sinyalleri dikkat çekiyor. Magyar’ın Kiev’e yönelik AB destek paketlerine daha açık bir tutum sergileyebileceği ifade ediliyor.

Macaristan’da yeni dönem! Brüksel mi egemenlik mi? - Resim : 1

ORBAN DÖNEMİ NASIL SONA ERDİ?

Siyaset bilimci Thibaud Gibelin’e göre Orban dönemi, demokratik seçimlerle başlayıp yine demokratik seçimlerle sona erdi.

Gibelin, ABD desteğinin Macar siyasetine sınırlı katkı sağladığını belirterek, Orban’ın uzun süre ulusal egemenlik vurgusuyla ayakta kaldığını ifade etti. Yeni yönetimin geniş yetkilere sahip olduğunu belirten Gibelin, bu durumun hem fırsat hem de risk içerdiğini söyledi. Ona göre bundan sonraki sürecin tüm sorumluluğu doğrudan yeni iktidara ait olacak.

Uzmanlar, yeni dönemde devlet kurumlarında geniş çaplı değişimlerin yaşanabileceğini ve bunun siyasi gerilimi artırabileceğini değerlendiriyor.

YENİ İKTİDARIN ARKASINDA KİM VAR?

Macaristan İşçi Partisi yetkilisi Mark Preyer’e göre seçim sonuçları, halkın yeni bir yönetim arzusundan çok Orban karşıtlığıyla şekillendi.

Preyer, Tisza Partisi’nin arkasında uluslararası çevrelerin bulunduğunu savunarak, seçim sürecinde küresel destek mekanizmalarının etkili olduğunu öne sürdü.

Yeni hükümetin dış politikada daha Batı odaklı bir çizgi izlemesinin beklendiğini belirten Preyer, Orban dönemindeki “Doğu’ya açılım” politikasının sona erebileceğini ifade etti.

Uzmanlara göre bu değişim, Macaristan’ın Avrupa Birliği ile daha uyumlu ancak daha bağımlı bir çizgiye yönelmesi anlamına gelebilir.

Macaristan Viktor Orban Avrupa Birliği