Mahkemenin iptal ettiği CHP İstanbul İl Kongresi'nde neler yaşandı? Çağrı Heyeti Başkanı Tekin bilinmeyenleri anlattı
CHP İstanbul Çağrı Heyeti Başkanı Tekin, mahkemenin iptal ettiği İl Kongresi'nde yaşananlara dair bilinmeyenleri anlattı. Tekin, 45 gün içinde seçime gitmeleri gerekirken kimi kişilerce buna engel olunduğunu ifade etti
CHP İstanbul Çağrı Heyeti Başkanı Gürsel Tekin, Ulusal Kanal Haber Müdürü Çağdaş Cengiz'in sunduğu Ulusal Özel programına katıldı. Tekin programda mahkemenin iptal ettiği 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'ne ilişkin bilinmeyenleri kamuoyuna açıkladı.
Tekin, sözde "özgür medya" olarak lanse eden kuruluşların bu süreçte kendisine ekranları kapattığının ve aleyhine çeşitli iddialar ortaya attıklarını ifade etti.
Tekin'in programda söyledikleri tam olarak şu şekilde:
"Neden bunlar yaşanmaya başladı? Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir partide bu durumun açıklaması nedir? Öncelikle size çok teşekkür ediyorum. Teşekkürümün nedeni şu. Geldiğimiz günden itibaren kendisini özgür medya olarak takdim eden ama asla hiçbirinin de özgür olmadığını bu vesileyle görmüş olduk.
"Çünkü gerek televizyonların, gerek haber sitelerinin, bir kısım gazetelerin tamamına baktığınızda bu gazetelerde, bu haber sitelerinde istisnasız her ay en az Gürsel Tekin'in beş tane haberi var. İstisnasız akşamları televizyonların neredeyse daimi konukları haline gelmiştim. Hepsi de beni tanıyor, biliyorlar.
"Kişiliğimizi, karakterimizi, parti olan ilgimizi, sevgimizi sonra biz 2016 yılından itibaren bir kurultay süreci yaşadık ve o dönem seçilemedim. Hiç kimseye de bir şeyim olmadı.
DİKKAT ÇEKEN 'İMAR ÇETESİ' VURGUSU
"Dedim ki uzun süredir Cumhuriyet Halk Partisi ile toplumun çeşitli katmanları arasında bir iletişim sorununun olduğu Bunu bildiğim için Türkiye'yi dolaştım ve partim adına çalıştım. Bugün Kırıkkale'de Cumhuriyet Halk Partisi %51.5 oy almışsa minicik de olsa Gürsel Tekin'in çok önemli katkısının olduğunu altını çizerek söylemek istiyorum.
"Çünkü Kırıkkaleli dostlarımız da büyük olasılıkla bu hakkımı teslim edecekler. 110.000 km yol dolaştık 6 yıl. Tamamen sosyal işlere kendimizi verdik. Derin yoksulluk çalıştık. Kayıp çocuk çocuklar çalıştık. Tersine dönüşü biz çalıştık.
"Aklınıza gelebilecek kira artışlarından bilmem icra nesine kadar bütün gazetelere baktığınızda göreceksiniz özellikle eskiden özgür medya olarak kendisini tatmin eden gazetelerin adeta bir muhabir gibiydik. İmar çetesi ile mücadele eden Türkiye'de tek kişiydim. Altını çizerek ifade etmek istiyorum. Tekil olarak kendimi tarif etmem çok hoşuma giden bir durum değil.
"Bunun kanıtı nedir diyeceksiniz. Arama motoruna girdiğiniz zaman çok net olarak sadece imar çetesi yazacaksınız. Bütün haberlerde Gürsel Tekin dökülüyor. Bütün çalışmalarımız bunlar. Çok da memnunduk, mutluyduk. Hiç sıcak siyasetin içine girmedim. Özellikle Birlikte son 6-7 yıl Kemal Bey dönemindeki Kemal Bey ekibiyle bir türlü uzlaşamadık.
KONGREDEKİ HAVAYI ANLATTI
"Ben de dedim ki kardeşim ben bu sosyal işlere yöneleceğim. 2023'te işte kongre oldu. O gün kongrede ben de vardım. Sanki hissetmişim gibi. Gerek Sayın Cemal Canpolat tarafları Gerekse Özgür Çelik tarafları inanılır gibi değil.
"Yani Cumhuriyet Halk Partisi'nin geleneklerinde yetişmiş bir insan olarak bu açık aleni basının, medyanın çekmiş olduğu böylesi bir ortamda. Sert bir ortam vardı. Şöyle yani siyaseten sert eleştiri yapabilirsiniz. O başka bir şey. Suçlayıcı yani çok dilim varmıyor. Çıktım, konuşma yapmak zorunda kaldım.
"'Bakın.' dedim, 'Yapmayın bunu.' Yarın yüz yüze bakacaksınız. Bugün birbirinize söylediğiniz bu cümlelerin ne kadar ağır olduğunu, partimize ne kadar tahrip edip edebileceğini hesaplamanız lazım. Kongre bitti, gitti ve kongreden hemen sonra tartışmalar başladı. Şunu soracağım, siz kongrede herhangi bir adaylığınız, delegeliğiniz, herhangi bir şey Hayır. Delege değilim, kimseyi desteklemedim.
'MÜCADELE EDİYORSANIZ BİR MALİYETİ OLACAK'
"Gitmişiz bağımsız, klasik, bilindik, eski Cumhuriyet Halk Partili olarak giderim bütün kongrelere gitmişiz. Ama öyle bir iddia vardı. Sizin aslında delege olmak için aday olduğunuz ama seçilemediğiniz yolunda Hayır, hatta onu da söyleyeyim. Yani bu seçilememe konusunda biraz önce söyledim. 2016 yılında Sayın Kılıçdaroğlu'nun ana listesinde olmama rağmen seçilemedim.
"2018'de yine Sayın Kılıçdaroğlu liste alacağım dedi. Seçilemedim. Olabilir. Bunda bu bu son derece doğru. Neden seçilemediğimi de biliyorum. Çünkü imar çetesi ile mücadele ediyorsanız bir maliyeti olacak kardeşim bunun. Başka yolu yok. Asla vazgeçmem. Benim zaten böyle bir derdim yok ki. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nde en az üç kez kendi görevlerimde istifa etmiş bir insanım.
"En iyi, en önemli görevlerden istifa etmişim. Ya bir şeyi yanlış görüyorsam buna itiraz ederim. Eğer bu itirazım doğruysa bana göre, partiye göre doğruysa giderilmiyorsa istifa da benim en doğal hakkımdır. Onun için bu benim her şeyi sorgulayan Bilirler bizimle ilgili. Ama bizimle ilgili bir CHP'lilerimizi de sorgulamasınlar. Yani kimse kusura bakmasın. Oraya girersem kimse işin içinde çıkamaz yani.
'BENİM MÜTEAHHİT ARKADAŞLARIM MI OLDU?'
"Biz başladığımız günden itibaren ve 19 yıl çok önemli görevlerde bulunduk. Öyle sıradan görevler değil. İşte belediye başkan vekilliği gibi, grup başkan vekilliği gibi, İstanbul il başkanlığı, genel başkan yardımcılığı, genel sekreter Tekrar teşkilatlardan sorumlu genel baş kudretli bir siyasetçiydim. Bana kim ne diyebilir bu 19 yıl içerisinde?
"Beni müteahhit arkadaşlarım mı oldu? Bir tek arkadaşlarım vardı. Müşahit arkadaşlarım. Biz tabii bu tartışmalara tanıklık ediyoruz. Televizyonlarda konuşuluyor, tartışılıyor. Yok delege oldu, bilmem delege iradesi değiştirildi vesaire vesaire. Günün sonunda Aslında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi bu tartışmaların başladığı dönemden müdahale edebilirdi.
"Eğer gerçekten müdahale edilebilseydi bu safhaya gelmeyecekti. Ama ne garip bir şeydir. Kimse umursamadı ve sürekli bir tartışma konusu, davalar konusu, dava açanlar, itirafçı olanlar, ifade verenler vesaire vesaire öyle bir noktaya geldi ki mahkeme İstanbul'la ilgili bir karar verme durumuna girmiş.
'DAVAYI AÇANLAR CHP DELEGELERİ'
"Peki bu dava açanlar, burada itiraflarda bulunanlar, bunlarla ilgili sizin herhangi bir iletişiminiz, irtibatınız, yönlendirmeniz öncesinde Sıfır. Sıfır. Allah da bilir, bütün CHP'liler de bilir. Hiç yok. Hepsini tanıyorum zaten. Yani sonuçta bu tarafı da tanıyorum, bu tarafı da tanıyorum. Bizim ya 40 yıldır, 42 yıldır bizim partideki arkadaşlarımızı biliriz.
"Davayı açanlar aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nin delegeleri, yani kurultay delegeleri. İşte aldım diyen, verdim diyen falan. Sonra öyle bir noktaya geldi ki ya ne oluyor bu? Neyin neyin nesi? Bu ara tabii belli isimleri çok duyuyorum. Yani o basında, medyada tartışmalar oluyor. İşte kongreler falan şu bu. Kimdir bu isimler? dedik.
'BİZE HABER VERİLMEDİ' İDDİASINI ÇÜRÜTTÜ
"Sonra işin içine girince şimdi isimlere de geleceğim. Biz tabii Mahkeme Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'ne bir yazı yazıyor.
"Hani bu işte bir kısım sözde gazeteci, yazar, çizer, efendim işte haberleri yokmuş falan gibi böyle bir algılar yarattılar. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'ne kongre ile ilgili sorunun olduğunu, geçmiş dönemde yani bir önceki dönem Sayın Kaftancıoğlu'nun dönemindeki yöneticilerin listesini istiyor burada.
"Evet, burada izleyicilerimiz de şimdi takip edebilir. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi derhal cevap vermesi lazım. Hatta müdahale etmesi lazım. Hatta daha ileri gidiyorum. Çağrı heyeti listesi vermesi lazım.
"Neden verilmiyor? Doğrusu hâlen ben anlayabilmiş değilim. Mantığını da anlayabilmiş değilim. Mahkemeye tabii bu cevap verilmeyince bu sefer mahkeme seçim kuruluna yazı yazıyor.
MAHKEME SON ÇARE DAVAYI AÇANLARA BAŞVURDU
"Seçim kuruluna Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi işte 38, 37 ve 38'in yönetici listelerini istedik. Tarafımıza verilmedi. Siz verin diye. Bu sefer seçim kurulunda diyor ki bizim arşivimiz 5 yıllık. Maalesef arşivimizde yok. Yani öncelikle Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nden mahkeme talep ediyor. Tabii. bilgileri. Oradan sonuç alamayınca bu sefer Yüksek Seçim Kuruluna oradan İl Seçim Kurulundan İlçe Seçim Kuruluna. Yani kongrenin yapıldığı seçim kurulunda istiyor.
"Tabii, burada da bir haber gelmeyince mahkeme bu sefer davayı açan Cumhuriyet Halk Partililere yazı yazıyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultay delegeleri ve dava açanlara diyor ki biz Cumhuriyet Halk Partisi'nde böyle bir durum var. Bize acil bir çağrı heyeti listesi getireceksiniz.
"Yani kongre ile ilgili kongrenin iradesi değiştirilmiştir. Delegenin iradesine ipotek konulmuştur. Çeşitli iş adamları bu kurultayın bir parçası olmuştur gibi iddiaları ben bilemem. Biz mahkeme değiliz. Hani deniliyor ya işte genel merkezin haberi yok, kimsenin haberi yok falan. Kaldı ki UYAP'ta bütün bunları görebiliyorsunuz yani avukatlarınız, şuyunuz, buyunuz.
'SORUNU KISA SÜREDE ÇÖZMEK İSTEDİK'
"Davayı açan bu arkadaşlarımıza tarafsızlığına inandığınız beş kişilik bir liste getirin diyorlar. Ve bu beş kişilik listede Eski il başkanı olarak beni önermişler. Dört tane de ilçe başkanı arkadaşımız. Yani partinin emekçileri. Beş kişi. Biz ne yapacaktık?
"Biz yasal olarak 45-50 gün sonra kongre yapacaktık. Kongre yapıp görevimizi bitirecektik. Yapacağımız buydu. Ve bu konuda da ilk günden itibaren Cumhuriyet Halk Partisi'nde yöneticilerle temaslarımız oldu. Çünkü günün sonunda ciddi sıkıntılar var, sorunlar var.
"Bu sorunların ivedi ile bitirilmesi ve aynı zamanda da kısa süre içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin adliye koridorlarında tartışma konusu olmaktan çıkaralım. Temaslarımız son derece iyi gidiyordu, güzel gidiyordu. Hiçbir sıkıntı yoktu. Hatta iki arkadaşımız çekilmişti psikolojik baskıdan dolayı. Üç kişi biz varız. İki kişi de genel merkez yönetimi iki tane hukukçu arkadaşımızı yanımıza versin. Kısa süre de bitirelim.
ÇÖZÜMÜ ENGELLEMEK İSTEYENLERİ İFŞA ETTİ
"Bu uzlaşı, bu çalışmalar devam ederken hemen bir paylaşım oldu. Paylaşım şu.
"Bu paylaşımı yapan Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İBB Sözcüsü. İBB sözcüsü bu açıklama yapıyor. Peki Yani Bir tarafta Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez Yönetimi ile biz bu çalışmaları yaparken öbür tarafta bir sıradan bir üyenin bu talebiyle bir tuhaf bir şey oldu.
"Yani el ele gireceğiz, işte bilmem ne yapacağız, düşmanları çatlatacağız falan filan. Olmadı. Olması için elimizden geleni yaptık. Sonra ve bugüne kadar da Biz geldiğimiz günden itibaren dedik ki, 'Biz sorunu çözmeye geliyoruz.' Asla sorunu yaratmak için değil. Yeterince Cumhuriyet Halk Partisi sorun yaşıyor.
'CHP'NİN İÇİNDEKİ ATMOSFER BİZİ ŞAŞIRTTI'
"İstanbul'da yaşıyor, il binasından dolayı yaşıyor. 25 belediye başkanımız tutuklu, 25 belediye başkanımızla beraber yüzlerce arkadaşımız tutsak, tutuklu. Bu kabul edilir bir durum değil ya bu düşünün savaş meydanlarında kurulmuş bir siyasi parti. Bütün partilerin kutup yıldızı olarak insanların bildiği Cumhuriyet Halk Partisi'nin birden birebir başka bir atmosferin içinde olması doğrusu hepimizi şaşırttı.
"Aslında bu geçmişle ilgili birçok arkadaşlarımız da bilir. Ya bir sorun varsa ben itiraz etmesini bilen bir insanım. Sonra süreçle beraber gördük ki bizim kongremiz geçmiş dönemlerde biz ben bugüne kadar binlerce kongre binlerce kurultay yaşamış bir insanım. Kurultaylarda birbirinizi ikna edersiniz.
"Hâtip çıkar iyi konuşur, delegeyi etkiler. Onun oyunu alır. Ama delegelerde böyle maddi karşılık işte ne bileyim çeşitli vaatlerle delegenin iradesini değiştirmek bizim Cumhuriyet Halk Partisi'nin geleneklerinde olan bir durum değil. Hiçbir partide de olmaması gereken bir2 durumdur.
'AKTÖRLERİN HİÇBİRİ CHP'Lİ DEĞİL'
"Bütün bu meselelere bakınca baktık ki bu sorunun önemli aktörleri hiçbirisi CHP'li değil. Mesela şimdi bu vatandaş diyor ki Adem Soytekin. Efendim itirafçıdır. Bu yalan da söylemiş olabilir.
"Eğer itirafında kongrede 70 daire verdik diyorsa aynı gün Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Merkezi'nin 'Durun kardeşim. Durun. Derhal bir iç hukukumuzu işletelim. Bu adam ne diyor kardeşim?' demesi lazımdı.
"Mesela bu vatandaşa Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi itirafçı olmasına rağmen yani bugün onlarca arkadaşlarımızın tutuklu olmasına sebep olan buna bir işlem yapamadılar. 1618 pırıl pırıl bu ocağın evlatlarını disipline veriyorsunuz. Bunu niye veremediniz kardeşim?
'NEDEN İŞLEM YAPMADINIZ?'
"İki. Ertan Yıldız. Başsavcı söyledi. Ben söylemiyorum. Süreçte hayatınızı kolaylaştıran bir kişi dedi. Şimdi Ertan Yıldız kongrenin bütün safhalarında var. İtiraflarında var yani. İki projemiz vardı diyor. Birincisi Cumhuriyet Halk Partisi'ni ele geçirmek.
"Şimdi bu soruyu da sormak istiyorum. Sayın Özgür Özel, kürsünün üstünde aynen şu cümleyi kullanıyorsunuz. İtirafçı ve iftiracıların yüzünden arkadaşlarımız tutuklu. O zaman bu itirafçı ve iftiracı ile ilgili neden bir işlem yapamadınız?
"Bir tarafta işte emek vermiş, alın teri dökmüş, 99'da parti barajın altında kalırken gözyaşı döken insanlarımızı bir çırpıda savunmasını bile almadan partiden attınız. Bunu neden atamadınız?
"Bunları neden söylüyorum? Kongrenin kurultayın anahtarı bunlar. Yani iptal kararı alınmasına mahkemenin iddia edilen yani dava açan Cumhuriyet Halk Partililerin davalarına bunların da ifadelerine baktığımızda af ayrı şey görüyorsunuz.
AZİZ İHSAN AKTAŞ HAKKINDA NEDEN SUÇ DUYURSUNDA BULUNDU?
"Aziz İhsan Aktaş. Aziz İhsan çok konuşulan Elbette. iş adamdır. Bunlar konuşulur.
"Mesela ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olsaydım asla öfkelenmezdim. Yapmam gereken bir tek şey olur. Ya bu CHP'li olmayanlar işte bunlar aynı zamanda biraz önceki göstermiş olduğum insanların çoğu AK Partili. AK Parti'nin eski yöneticileri de var. 41 belediyemize bir iş adamı nasıl girebilir?
"Yani birileri kılavuz olmadan, öncü olmadan, aracı olmadan mümkün olabilir mi? Ve çıkıyor bu adam. Ekranlarda hepimizin gözlerinin içine bakarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkan Yardımcılarına 'Para verdim.' diyor. Arkadaşlarımızla bir değerlendirme yaptık Çağrı Heyeti olarak.
"Dedik ki mutlaka Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi bu şahısla ilgili bir suç duyurusunda bulunur. 5 gün bekledik, 7 gün bekledik, 8 gün bekledik. 10. gün Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğini muhafaza etmek adına biz gittik, dava açtık. Gazetenin biri de haber açtı, yaptı: Bunlar ortalığı karıştırıyor diye.
"Yani biz bir kriminal bir iş adamına dava açmışız diye biz ortalığı karıştırır pozisyona düşmüşüz. Şimdi mesela gerçekten merak edilmez mi? Yani bir tanesi geliyor. Ulusal kanalın her yerine giriyor. Etkili bir hale geliyor. Yetmiyor Ulusal kanalın bütün yayın politikasını bile değiştiriyor.
'BEN CHP'NİN EV SAHİBİYİM'
"Yani bir belediyeye giriyor. Belediyenin satın alma müdürünü kendisi tayin ediyor. Efendime söyleyeyim başkan yardımcısını kendisi tayin ediyor. Şimdi mesela bu özgür medya bu biraz önce gösterdiğim aktörleri hiç konuştular mı? Hiç konuşuyorlar mı? Hiç ağızlarını alıyorlar mı? Hayır. Bu ne diyor? Bu da diyor ki ben işte falan falan illere gittim. Beni görevlendirdiler. Gittim oradaki delegelerle konuştum.
"Kim bunlar? CHP'li mi? Değil. Şimdi bu, yani bunların kamuoyunu bilmediği için şimdi Kirli medyada Allah kayyum geldi, o gitti, bu gitti. Ya ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin ev sahibiyim kardeşim. Kiracı falan değilim. İşte bakın kiracı ve kiracıların ortaklarını anlatıyorum. Burada tabii çarpıcı Bunun ortaklarını olan televizyona çıkardılar.
"Evet, çarpıcı olan yani bu konuda diyorsunuz ki Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nden, yöneticilerinden Aziz İhsan Aktaş'la ilgili herhangi bir suç duyurusu yapamadılar. Bunu siz yaptınız. Biz yaptık evet. Neden yapılmaz? Yani birileri çıkıp dese ki Gürsel Tekin ben sana 1 milyon dolar verdim dese yapmam gereken ilk iş ertesi gün suç dosyasında bulunacağım. Niye yapamadınız kardeşim?
"Şimdi kim bu arkadaşınız kardeşim? AK Parti eski il yöneticisi. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'nin tartışma odaklı kişilerden bakın. İşte bu kim? Bu Emrah Bağdatlı. Bu kim? Efendime söyleyeyim eski AK Parti ilçe başkanı.
NE ZAMAN KONGRE YAPACAKSINIZ SORUSUNU YANITLADI
"Şu tartışmada mesela şimdi bakıyorum sosyal medyada falan. Ne zaman kongre yapacaksınız? Ya bizim elimizde değil kardeşim ya. Biz bir koltuk peşinde falan değiliz. Bizim buradaki temel görevimiz tertemiz, mazisi tertemiz olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin çeşit nedenlerle sızmış. İşte bunlar bak.
"Hiç bu gazetelerde, televizyonlarınızda, izlediğiniz gazetelerde, televizyonlarda hiç bu isimleri hiç duydunuz mu? Gördünüz mü? O köşe yazarları hiç bir tanesi yazdı mı? Ya mesela rahmetli Uğur Mumcu olsaydı yazmaz mıydı bunlar kim diye? Neden yazamıyorsunuz? Niye soramıyorsunuz?
"Biz o 45-50 gün süre içerisinde görevimizi bitirelim derken maalesef çeşitli tartışmalar ve bu sefer işte hemen biz şey yapalım ve bu sefer başka bir tartışma başladı. Bu seçim kurulunda anlamış değilim. Yani seçim kurulu musunuz, geçim kurulu musunuz? Siz de bir karar verin kardeşim. Mühür bizde. Buyur. Seçim yaptırıyorlar.
"Sonra çıkıyor. Sözde o anlı şanlı gazeteler 'Efendim, seçim yapıldı bitti.' Kardeşim, biz seçim bizim tek arzumuz bir an önce seçimi yapmaktı. Şimdi siz korsan seçim yaparak bu hukuksal sorunu ortadan kaldıramıyorsunuz. Hukuksal sorunu kaldırmanın bir tek yolu var.
'BİZ HAZIRIZ, SİZ DEĞİLSİNİZ'
"Bizim bir araya gelip bir an önce bütün bu kötülüklerinize rağmen, bütün bu aymazlığınıza rağmen, bütün bu iftiralarınıza rağmen Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine olan sevdamızdan dolayı yapılması gereken ne varsa hazırız. Ama siz hazır değilsiniz.
"Yani sizi bütün koca koca o milletvekillerini, genel merkez yöneticilerini bir belediye meclis üyesi yönlendirip enfekte ediyorsa hiç kusuruma bakmayın kardeşim. Ya bizimki neye benziyor biliyor musun? Diyor ki baba bir hırsız tuttum getir gelmiyor.
"Kardeşim öyle bir duruma geldik ki bir ara öfkelendik doğrusunu da söyleyeyim. Ya bu ne dedi kardeşim yani kendimizi ifade edemiyoruz. Yalan yanlış bir sürü haberler, iftiralar, aşağılıkça cümleler. E bırakalım dedik. Avukat arkadaşımız gitti geldi. Bu sefer baroya vereceğiz dediler. Hayda!
'KAYYUM ATANAN BELEDİYELERİ UNUTTULAR'
"Şimdi elbette barolara bu partiyi bırakmak, kayyum ne demektir? Mesela şu anda Şişli ve Esenyurt Belediyemizde kayyum var. Bu kayyumlarla ilgili arkadaşlarımızın hiçbir şeyi yok. Unuttu gittiler arkadaşlar. Unuttular yani.
"Son 20-25 gündür 3 belediye başkanımız gitti. Unuttular hiç yok. Bir tek ellerinde argüman Gürsel Tekin, Zeki Bey ve Erkan Bey. Niye acaba? Çünkü kalkan yapabilecekleri bir tek şey var, Cumhuriyet Halk Partisi. Neye kalkan? E bütün bunları nasıl?
'İŞ ADAMLARINI DEĞİL GARİBANLARI HEDEF ALDILAR'
"Mesela bunlar niye konuşulmaz? Kim bunlar kardeşim? Kim bunlar? Kim? Kim bunların? Nasıl benim kongre ve gelir bir tane iş adamı, 70 daire verdim, şunu verdim diyebilir. Hayır arkadaşım. İftiracı, ev iftiracı atın, atmıyorsunuz. Gereğini yapın, yapmıyorsunuz. Kime yapalım? Üç tane gariban bulmuşuz.
"Elimizde bolca trollerimiz var. Elimizde efendim haber sitelerimiz var. Elimizde parayla, pulla efendim organize ettiğimiz televizyonlarımız, habersizin Ya şöyle bir şey olabilir mi? Biz röportaj yapıyoruz. Şu belgeleri yok. Ya dedim kardeşim ya biz geldiniz. Kendiniz çağırıyoruz bir de. Böyle hani Medine dilencisi gibi. Ya gelin konuşalım.
'SÖZ HAKKIMIZI KULLANACAĞIZ'
"Efendim işte şöyle oldu da unutuldu da bilmem ne oldu falan sürekli bir gerekçeler. Bir yabancı haber ajansına konuşmak zorunda kaldık yani. Biz tabii bizim derdimiz bir yerle konuşmak falan değil.
"İsmimiz zikredilince, mesela bu Aziz Efendi'nin ortakları çıktı ekrana Now TV'ye isim de vereyim Sözcü TV'ye Halk TV'ye bize üç arkadaşı üçümüze de bunlar namussuz dediler. Ya şimdi sizin namusunuz yok mu televizyon yöneticileri?
"Ha tamam bunların namus kavramları yok da sizin yok mu ya? Söz hakkımızı kullanacağız kardeşim."
Okul isimleri vererek panik yaratmaya çalıştılar! İstanbul İl Valisi Gül'den açıklama geldiGündem
İçişleri Bakanlığı'ndan okullar için kritik adım! Valiler ve il milli eğitim müdürleri ile toplantı yapılacakGündem