Maliyet açıklananın iki katı! Trump hala askeri seçenek peşinde
Pentagon, İran ile savaşın maliyetinin 25 milyar dolar olduğunu savunurken gerçek fatura 50 milyar doları aştı. Bunun en önemli sebeplerinden birisi İran’ın özel askeri teçhizatları vurması. Trump ise faturayı gizleyip askeri yığınağa devam ediyor.
ABD/İsrail-İran arasında gerilim artıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri seçenekleri masaya yatırdığı bir dönemde, İsrail Ordusu’nun “yüksek alarm” durumuna geçtiği ve bölgedeki askeri hareketliliğin eşi görülmemiş bir seviyeye ulaştığı bildiriliyor. Ancak bu hazırlıklar, hem ABD iç siyasetindeki bütçe tartışmaları hem de İran’ın asimetrik yanıt tehditleriyle gölgeleniyor.
NOKTA ATIŞI HEDEFLER
Hafta içinde Beyaz Saray’da yapılan kritik zirvede, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, Trump’a kapsamlı bir askeri seçenek paketi sundu. İsrailli Kanal 12’ye göre, müzakerelerin çökme ihtimaline karşı hazırlanan planlar arasında İran’ın enerji altyapısı, gaz tesisleri ve stratejik hükümet binalarına yönelik nokta atışı hava saldırıları bulunuyor.
Daha radikal bir seçenek olarak ise Hürmüz Boğazı’nın bir kısmının kontrol altına alınması için kara birliklerinin konuşlandırılması ve boğazın ticari trafiğe zorla açılması tartışılıyor. Bu hazırlıkların bir parçası olarak CENTCOM, İran’ın füze bataryalarını menzil dışına çıkarması üzerine, daha önce bölgeye gönderilmeyen “Dark Eagle” (Kara Kartal) hipersonik füzelerinin acilen Batı Asya’ya nakledilmesini talep etti.
SAVAŞIN GİZLENEN MALİYETİ: 50 MİLYAR DOLAR EŞİĞİNDE
Askeri hazırlıklar sürerken, Washington’da operasyonun mali yükü ciddi bir kriz yaratmış durumda. CBS News’in ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre, İran’a karşı yürütülen askeri operasyonların gerçek maliyeti, Pentagon’un Kongre’ye sunduğu 25 milyar dolarlık resmi tahminin iki katına, yani 50 milyar dolara yaklaştı.
Pentagon’un “Görünmez Maliyetler” olarak nitelendirilen kayıpları arasında;
- Tanesi 30 milyon dolar değerinde olan 24 adet MQ-9 Reaper insansız hava aracının kaybı,
- Savaş uçakları ve gemilerin aşırı yakıt tüketimi,
- Stokları tükenen ve yenilenmesi yıllar alacak olan sofistike mühimmatların bedeli yer alıyor.
Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Keen, 1,5 trilyon dolarlık devasa savunma bütçesini savunurken, artan yakıt fiyatları ve askeri harcamalar Amerikan kamuoyunun Trump üzerindeki baskısını artırıyor.
İSRAİL’İN BÖLGESEL SAVUNMA AĞI VE ‘DEMİR IŞIN’ HAMLESİ
İsrail, bir yandan Lübnan’a saldırılar düzenlerken diğer yandan İran tehdidine karşı bölgesel müttefiklerini tahkim ediyor. Financial Times’ın raporuna göre İsrail; Birleşik Aarap Emirlikleri’ne Şahid İHA’larını 20 kilometre mesafeden tespit edebilen “Spectro” gözetleme sistemini ve henüz prototip aşamasında olan “Iron Beam” (Demir Işın) lazer savunma sistemini sevk etti. Bu sevkiyat, iki ülke arasındaki savunma işbirliğinin en somut ve ileri aşaması olarak değerlendiriliyor.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İran’ın son bir yılda ağır darbeler aldığını savunarak, “Varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmak için yakında yeniden harekete geçmemiz gerekebilir.” diye konuştu.
TAHRAN’IN YANITI: ACI VERİCİ VE UZUN SÜRELİ
İran kanadı ise askeri baskılara sert karşılıklar veriyor. Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Macid Musavi, en küçük bir taktik operasyonun bile “acı verici ve kapsamlı” bir karşılık bulacağını ilan etti. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da ABD’nin liman ablukasını “savaşın fiilen başlaması” olarak nitelendirdi.
Petrol fiyatlarının varil başına 126 dolara fırlaması, küresel ekonominin bu gerilimden ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtlarken; Washington’un “tam teslimiyet” baskısı ile Tahran’ın “direniş” stratejisi bölgeyi geri dönüşü olmayan bir noktaya sürüklüyor. Analistler, önümüzdeki haftanın hem diplomatik hem de askeri açıdan bir kırılma noktası olabileceği konusunda hemfikir.
ABD’DE KARARLAR BAŞKA YERDEN ALINIYOR
İran Düzen Maslahatını Teşhis Konseyi Üyesi ve Devrim Lideri Askeri Danışmanı Tümgeneral Muhsin Rızai ise dün yaptığı açıklamada, Trump’ın çelişkili açıklamalarının, ABD’deki gerçek kararların başka bir yerde alındığını gösterdiğini söyledi.
Rızai, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Sahne arkasında faaliyet gösteren nüfuz ağlarının istedikleri, ‘Önce Amerika’ sloganıyla bağdaşmıyor. Bu durum, ABD’nin karşı karşıya olduğu bir tür çıkmazdır ve bunun bedelini Amerikan halkı ödemektedir.”
