13 Haziran 2026 Cumartesi
İstanbul 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Meserret Taşkın’dan mektup var! Halkçılığı yitirmek

Kamu gücünü kendi gücü sananlardan ürkerim. İster atanmış, isterseniz seçilmiş olun, farketmez.

Meserret Taşkın’dan mektup var! Halkçılığı yitirmek
MESERRET TAŞKIN

Taşıdığınız güç, kamunun size göreviniz nedeniyle, göreviniz boyunca devrettiği geçici bir güçtür. Çerçevesi yasayla çizilen kamu görevini, yeterince iyi yapın, diyedir verilen yetkiler. Kötüye kullanılırsa müeyyidesi vardır. Sizden kaynaklı olmadığı gibi size ait değildir. Liyakat, en başta bunu anlamakla başlar.

Kamu yöneticisinin, su kenarında kaybolan kuzudan, kendini sorumlu hissetmesi, üstlendiği görevi vicdanen anladığının beyanıdır. Cumhuriyetimizin yitirilen halkçılık ilkesi, kamu görevlisi için budur. Halktan hiçbir farkınız yoktur. Sadece halkın parası ve emeğiyle aldığınız eğitim, edindiğiniz bilgi ve beceriler, yapacağınız işe uygun görülmüştür. Görevinizi en iyi şekilde yapmak, halka ve devlete borcunuzdur.

Bu devirde öyle mi ya? Bir göreve getirilmek için en son aranan şeylerden biri, uygun olmak. Maalesef yıllardır, görevleri layıkıyla yapacak bir çok insanın dışlanmasını ve hak etmedikleri halde, liyakatlilerin hakkını yiyerek çeşitli görevlere getirilenleri gördü bu millet.

İktidarıyla, muhalefetiyle; halkçılığı, kamuculuğu yitirmenin sonuçlarını yaşıyoruz. Dikkat ediyor musunuz, konu hep magazine kaydırılıyor yine. Medya haber merkezleri, maç anlatır gibi anlatıyor gelişmeleri sadece. Neden, nasıl bu hale geldik? Soran yok. Sormaya korkuyor da olabilirler!

Sadık Okurunuz

Kırk beşini aşkın

Meserret Taşkın

LAFEBESİ

İsrail, Haziran 2026’da Orta Doğu tarihinin en büyük LGBT festivalini organize etmeye hazırlanıyor. “Prayd Land” adı verilen etkinliğin adresi, dini metinlerdeki kıssalarda anılan Lut Gölü (Ölü Deniz) kıyısı.

- Hanın evin harap ola, yurdun yuvan dağıla, zalimlerin yurdu İsrail.

“Bizim burda yallanır, Kirkor’un bağında ürür.” derler. Kafası bozulan birileri akıllarınca Sayın Dr. Doğu Perinçek’i karalıyor. Beylerrr!

- Kahraman, menfaat endişesi olmadan fedakâr olandır.

Kadın