Meserret Taşkın’dan mektup var! Lohusalar ve yeni doğanlar
Dünyadaki en zor süreçlerden biri lohusalık. Yeni doğan olmak da hiç kolay değil. Kırk beşi aşınca, unutuluyor bunlar. Neyse ki hayatımızda gençler var; bize hatırlatıyorlar.
Yeni doğan olmaktan bahsedeyim önce. Bir arkadaşımın dediği gibi: “şimdikiler folik asit bebesi”. Doğduklarında gözleri fel fecir okuyor. Üç günlük olmadan başını kaldırıyor, sağa sola döndürüyor. Koltukta, kanepede yalnız bırakmaya korkuyorsunuz. Yine de bu dünyaya çok yabancılar. Masum, mazlum ve bütün desteğe rağmen yine de yalnızlar. Anne karnındaki yaklaşık 10 aylık sakin, karanlık, her şeyin hazır olduğu ortamdan; aydınlık, gürültülü, değişken, garip bir ortama pat diye atılıyorlar.
Lohusalık bir başka alem. Gecen gündüzün birbirine giriyor. Eski usuller değişmiş. İki saatte bir bebeği besleyeceksin. Emzirmek için bütün teşvikler yapılıyor. Mama tedavülden epey epey kalkmış. İyi de olmuş. Ama zor iş. Emzirme aralarında dinlen, diyorlar. Emzirdin, gazını çıkardın, altını üstünü değiştirdin, iki saat geçiveriyor. Uyku durak yok. Şimdi anneler bebeklerini ağlatmıyor; gak deyince meme, guk deyince kucak. Haklılar da. Kısa bir süre sonra o kucaklar terk edilecek. İstesen de gelmeyecek, küçücükken yoksun bırakmak niye?
Anlayacağınız lohusalar ve yeni doğanlar için ciddi bir örgütlenme şart. Şaka değil söylediklerim. Nüfusu artırmak isteyen iktidara ve ilgililere duyurulur.
Sadık Okurunuz
Kırk beşini aşkın
Meserret Taşkın
LAFEBESİ
Adı: Cafer Beydilli. Görevi: Kızılay Kayseri Başkanı. Bizce: *Cim karnında bir nokta.
Sosyal medyadan bir çağrı yapıyor, ‘Kızlar evde kalsın’mış! Aklınca Medeni Yasamıza karşı çıkacak!
- Dervişin fikri neyse zikri de o oluyor.
Yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Şuursuz Trump Daylısı (geberesice), İran’a yeniden saldıracaklarını duyurmuş.
- Gör gözüm yolları, iç soğuk suları.