Meserret Taşkın'dan mektup var: Radyo günleri

Meserret Taşkın

Meserret Taşkın'dan mektup var: Radyo günleri
A+ A-

Bir zamanlar hayatımızda sadece radyo vardı. Bazı evlerde pikap da bulunurdu ama, radyonun yerini asla alamazdı. O dönemi bilmeyenler için şöyle anlatabilirim belki: Akıllı telefonlar bugün sizler için ne ifade ediyorsa, radyo o gün için daha fazlasıydı. Babalar “ajans” dinlerdi. Anneler sevdikleri müzik programlarını kaçırmazdı. Fasıllar, Türk sanat müziği, Türk halk müziği, Türk hafif müziği, caz, tango programları evleri şenlendirirdi. Çocuk şarkılarını da unutmamak gerek.

Ben en çok “Arkası Yarın” , “Radyo Tiyatrosu” dinlerdim.” Çocuk Saati” de kaçmazdı tabi. Türk ve dünya edebiyatının önemli eserlerinin çoğunu ilk kez radyodan duydum. O zamanlar en ünlü tiyatro sanatçılarını yüzlerinden değil, seslerinden tanırdık. Gece belli bir saatten sonra odamızın ışıkları kapatılırdı. Radyo tiyatrosunu kulağıma dayadığım küçücük pilli radyomdan yorganımın altında dinlemişliğim çoktur. “Bülbülü Öldürmek” çok etkilendiğim radyo oyunlarından biridir. Arkası Yarın radyo dizisiydi adeta. Her gün 20 dakikalık yayını vardı. TRT 1 radyo yayınında hâlâ sürüyor.

Semih Sergen çok beğendiğim bir sanatçıydı. Nisa Serezli, Arsen Gürzap aklıma hemen geliveren başka isimler. Radyo oyununda canlandırdıkları role uygun görüntüler dinleyicilerin hayal gücüne göre değişirdi.

Kötü  hiçbir şey öğrenmedik radyodan, hep iyi şeyler öğretti bize. Yetişmemizde, sanata, edebiyata ilgi duymamızda etkisi inkar edilemez. Şimdi de benim için eski bir öğretmen, arkadaş gibi. Birçokları için “demode” görünse de, eğitici rolünü hâlâ sürdürüyor.  

Sadık okurunuz

Kırk beşini aşkın

Meserret Taşkın

Etiketler trt1 arkası yarım radyo tiyatrosu çocuk saati akıllı telefonlar