10 Nisan 2026 Cuma
İstanbul 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Mevlana'nın 751. vuslat yıl dönümü

Tüm yurtta devam eden Mevlana'nın 751. Vuslat Yılı etkinlikleri Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu ve Haliç Üniversitesi Konservatuvarının katkısıyla İstanbul'da da yapıldı

Mevlana'nın 751. vuslat yıl dönümü

İstanbul'daki Mevlana'nın 751. Vuslat Yılı etkinliği Haliç Üniversitesi Kongre Merkezi'nde düzenlendi.

Mevlana'nın 751. vuslat yıl dönümü - Resim : 1

Proje yönetme​nliğini Haliç Üniversitesi Konservatuvar Müdürü Prof. Dr. Murat Salim Tokaç'ın üstlendiği program, sanat yönetmeni İhsan Özer ve postnişin Nezih Çetin tarafından sahneye taşındı.

Tokaç, tören öncesi AA muhabirine yaptığı açıklamada, Konservatuvarın tiyatro, Türk ve tasavvuf musikisi olmak üzere üç ana bölümden oluştuğunu, Türk Musikisi Bölümü'nün üniversitenin kuruluşundan beri var olduğunu söyledi.

İLK SEMA MUKABELESİ

Mevlevi ayininin, tasavvuf müziğinin en büyük formlarından birisi olduğunu vurgulayan Tokaç, "Bugün bir Mevlevi ayini icra etmeye çalışacağız. Bu mukabele, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu ve Haliç Üniversitesi Konservatuvarının birlikteliğiyle hayata geçirilecek. Dolayısıyla bu tören, iki önemli kurumun bir araya gelmesiyle sahneye taşınmış olacak. Bizler, bu sema mukabelesine eşlik eden müziği icra etmeye çalışacağız. Düzenleyeceğimiz etkinlik, Haliç Üniversitesi Konservatuvarı bünyesinde düzenlenen ilk sema mukabelesi özelliğini taşıyor." dedi.

Tokaç, Mevlevi ayinişerifi ile ilgili tanımlamalarda kullanılan tabirlerin eksik ya da hatalı olduğunun altını çizerek, "Bu, bir gösteri değil sema mukabelesidir. Burada bizler bir ritüeli sahnelemeye, onu icra etmeye çalışıyoruz. Yapacağımız icra, bir dini ritüelin buraya gelecek katılımcılarla paylaşılmasıdır. Bu anlamda seyirciler, bir gösteriye değil bir mukabeleye, bir ayinişerif mukabelesine geldiklerini fark ederlerse bu icranın ruhunu daha iyi anlamış olacaklardır." değerlendirmesinde bulundu.

VUSLAT HALİ

Tokaç, sema mukabelesinin, Hazreti Mevlana'nın tasavvuf fikrinin temsili olduğunu söyledi.

"İcra etmeye çalışacağımız sema mukabelesi, Hazreti Mevlana'nın vahdetten tevekküle kadarki tasavvuf öğretisinin bir yansıması olarak anlaşılabilir." diyen Tokaç, şöyle konuştu:

"Beyazlar içinde sema eden semazenler, sembolik olarak bu öğretinin görünür hale gelmesini bizlere anlatırlar. Hz. Mevlana, 'Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.' der. Biz de bu rahmetin bir yansımasını sergilemeye gayret edeceğiz. İcra edeceğimiz mukabeleyle, 751. yılını idrak ettiğimiz vuslat halini anlamaya çalışacağız."

MEVLEVİLİK

Postnişin Nezih Çetin de Hazreti Muhammed'in sünnetinin ve yolunun sahip olduğu hakikatin tasavvuf sayesinde öğrenilebileceğini söyledi.

Çetin, dinin emrettiği mükellefiyetlerin şeriat olarak adlandırıldığını belirterek, "Bizler, Allah'ın bizden istediklerini onun şeriatıyla öğreniriz. Tasavvuf ve tarikat ise Resulullah Efendi'mize benzeme yoluculuğudur. Mevlevi ayini de bu benzemenin bir örneği, cüzü ve parçasıdır. Tarih boyunca Peygamber Efendi'mize benzemek isteyenler tekkelere koşmuşlardır. Tekkeler hem ruha hem gönle hem de göze hitap ederler. Mevlevilik, tekkeler içinde göze hitap eden boyutlarıyla zirveyi temsil etmektedir." diye konuştu.

Mevleviliğin, dini ve tasavvufi hakikatleri merak edenler için bir işaret fişeği görevi gördüğünü dile getiren Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:

"Maneviyatı, dini hakikatleri 'gözle' algılayanlar bu yola yani Mevleviliğe girmeyi tercih etmişler. İcra edeceğimiz sema mukabelesi, işaret fişeğinin ardındaki hakikati görmeye vesile olursa anlamlı bir iş yapmış olur. Mevleviliğin de dahil olduğu tarikatların tamamındaki zikir şekilleri tarikatın hurdası olarak kabul edilirler. Bu tabir, onların kötü olduğunu değil asıl olanın tarikat olmadığını bizlere söyler. Bu ayinişerif ve selamlama, bir meyvenin kabuğu gibidir. Asıl olan ise kabuk değil özdür. Ayinişerifimizin meyvenin özündeki tadı almak isteyenler için bir vesile olmasını temenni ediyorum."

Yaklaşık iki saat süren gösteriye katılımcılar yoğun ilgi gösterdi.

Bursa'da da tören düzenlendi

Mevlana'nın 751. vuslat yıl dönümü - Resim : 2

Bursa Mevlevihanesi'nde Mevlana'nın 751. vuslat yıl dönümü dolayısıyla Sema Mukabelesi gerçekleştirildi.

Osman Kırklıkçı yönetiminde, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü İstanbul Devlet Türk Müziği Araştırma ve Uygulama Topluluğu tarafından icra edilen Sema Mukabelesi, Postnişin Nail Kesova tarafından sahneye taşındı. Osmanlı Sultanı 1. Ahmed'in emriyle 1615 yılında Cünuni Ahmed Dede tarafından kurulan, 1925'te kapatılan ve zamanla büyük bölümü yıkılarak su depoları yapılan ve yeniden yapım (rekonstrüksiyon) projesiyle aslına uygun inşa edilip geçen yıl ekim ayında hizmete açılan Bursa Mevlevihanesi'nde, Mevlana'nın 751. Vuslat yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Özel Mesnevi Sohbeti ve Sema Mukabelesi izleyenlerden yoğun ilgi gördü.

Mevlana