Milletin Meclisi madenciye kapalı
Ankara’da Doruk Madencilik işçilerinin alacakları için başlattığı direniş 10. gününe girdi. Ulus’tan TBMM’ye yürümek isteyen işçiler polis engeliyle karşılaştı. Madenciler, ‘Haklarımızı almadan Ankara’dan ayrılmayacağız.’ mesajı verdi
Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçilerinin Ankara’da sürdürdüğü hak mücadelesi 9. gününde devam etti. Aileleriyle birlikte Ulus’taki Atatürk Heykeli önünde toplanan madenciler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yürümek istedi. Polis, etrafını çevirdiği Ulus Meydanı’ndaki işçilerin yanına kimseyi yaklaştırmadı. Yaklaşık 500 çevik kuvvet polisinin ablukası altında yürüyüşe başlayan işçiler, Meclis’e gitmelerine izin verilmeyince Tren Garı’na doğru yürüyerek burada açıklama yaptı.
‘KÖKTEN ÇÖZÜM: DEVLET BURAYA EL KOYSUN’
Yürüyüş öncesinde konuşan Türkiye Maden İşçileri Sendikası Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, Cumhurbaşkanı ve hükümete seslenerek sorunun tek bir talimatla çözülebileceğini belirtti. “Firma bunu alışkanlık haline getirdi. Bu soruna kökten bir çözüm olması için devlet buraya el koysun. Çok mu zor bir işverene müdahale etmek?” dedi.

‘600 VEKİL, 20 BAKAN BİR HOLDİNGE SÖZ GEÇİREMİYOR’
Tren Garı Meydanı’nda açıklama yapan Kocabıyık, işçilerin haklarını almadan Ankara’dan dönmeyeceğini vurguladı.
“Bu çocukların yüzü gülmeden, hakkımızı almadan Ankara’dan gitmeyeceğiz. Gerekirse bir ay sürsün. 600 vekil, 20 bakan bir holdinge yasal alacaklarımızı ödetemiyorsa sözün bittiği yerdeyiz.” ifadelerini kullanan Kocabıyık, seçim dönemlerinde işçilerden oy isteyen milletvekillerine de seslenerek, “Bugünkü yaşadığımız manzarayı unutmayacağız.” dedi.

BİR MADENCİYE 5-10 POLİS
Polisin yürüyüşe müdahalesini eleştiren Kocabıyık, “Burada bir madenciye beş-on polis düşüyor. Ne yaptı bu insanlar? Hak arama mücadelesi veriyorlar. Müdahale edeceğinize bu hale getiren patrona müdahale edin.” diye konuştu.
‘VEKİLLERİN GÜNDEMİNDE İŞÇİ YOK’
Açıklamalar sırasında söz alan bir madenci de Meclis’e tepki göstererek, “Her vekile bir işçi düşüyor. 600 vekile 600 mağdur madenci düşüyor ama bugün burada bir vekil var. Vekillerin gündeminde işçi yok, emekçi yok. Türkiye’nin esas gündemi burası.” sözleriyle sitem etti.

BAKANLIK: İŞVEREN HAKKINDA DAVA AÇILACAK
Yürüyüşün ardından sendika yöneticileri ile işçi temsilcileri ve ailelerinden oluşan bir heyet Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileriyle görüştü.
Görüşme sonrası açıklama yapan Kocabıyık, şu bilgileri paylaştı: “Bakanlık yetkilileri, işverenin devleti küçük düşürdüğü için hakkında savcılığa şikâyette bulunulacağı ve dava açma kararı alındığını söyledi. Maalesef 8 gün sonra küçük de olsa bir ateş yandı, bir adım atıldı. Devletin itibarını yerlere düşüren, verdiği sözleri tutmayan bu şahsiyet hakkında umarım her türlü yaptırım uygulanır. Biz de yarın eylemimize kaldığımız yerden Kuğulu Park’ta devam edeceğiz. Şunu herkes bilsin: Haklarımızı alana kadar Ankara’dan ayrılmayacağız.”
‘MADENCİYİ HOR GÖREN GELECEĞİ ZOR GÖRÜR’
Yürüyüş boyunca “Madenciyi hor gören geleceği zor görür!”, “Gemileri yaktık geri dönüş yok!”, “Direne direne direnişten zafere!”, “Holdinglere el pençe, madenciye işkence!” ve “Ankara uyuma madenciye sahip çık!” sloganları atıldı.
REYHAN: ‘MÜCADELE GEVŞETİLMEMELİ’
Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara İl Başkanı Utku Reyhan ile parti üyeleri de işçiler ve ailelerine destek için sabahın erken saatlerinden itibaren Ulus Meydanı’nda hazır bulundu. İşçilere kitlesel destek veren tek parti Vatan Partisi oldu.

Yürüyüşün ardından değerlendirmelerde bulunan Reyhan, mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirterek, “Müzakerelerde sendikanın ve işçilerimizin en büyük gücü alanda olmalarıdır. Bugüne kadar bu işverenden ne alındıysa eylemler sonucunda alındı.” dedi. Reyhan, madencilerin ücret ve kıdem tazminatından başka bir talebi olmadığını vurgulayarak, “Bıçak kemiğe dayanmış durumda. Türkiye’nin en önemli işçi mücadelelerinden biri yürütülüyor.” değerlendirmesini yaptı.
Hükümetin işverene karşı yaptırım uygulayamadığını söyleyen Reyhan, devlet otoritesinin kullanılmadığına işaret etti. Nihai çözümün madencilik faaliyetlerinin kamu eliyle yürütülmesi olduğunu dile getiren Reyhan, Doruk Madencilik’in işlettiği madenin Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından işletilmesi gerektiğini söyledi.