Yandex
12 Aralık 2025 Cuma
İstanbul 11°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Namık Tan’ın alkışladığı AK Parti dış politikası

Atlantikçi rotanın savunucusu CHP’li Namık Tan, AK Parti’nin son dönemde ABD’yle uyumlu politikalar izlemesini ‘aklın yolu’ diye niteledi. Tan ‘U-dönüşleri, keskin virajlar derken Erdoğan yönetiminin nihayet dış politikada aklın yolunu bulduğu iddia edilebilir.’ dedi.

Namık Tan’ın alkışladığı AK Parti dış politikası
HABER MERKEZİ

Amerikancı ve Batıcı çizgisiyle bilinen CHP’nin Dışişleri Bakanlığndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Namık Tan, hükûmetin keskin virajlardan sonra dış politikada “aklın yolu”nu bulduğunu söylüyor. Hem 8 Kasım hem de 16 Kasım’da T24’te yayınlanan yazılarında iktidarın Batı’ya yöneldiğini işleyen Tan, emperyalist planlara karşı bir mücadele çağrısı yapmıyor. Tan yalnızca AK Parti’nin S-400’ler, F-35’ler gibi ‘yanlış kararlarının’ Türkiye’ye sonuçları olmasından yakınıyor.

CHP’YE DE PAY BİÇTİ

8 Kasım’da yazdığı “Dış politikada aklın yolu” başlıklı yazıda durumu şöyle özetliyor: “Trump’ın yeniden ABD Başkanı seçilmesinin ve ne yapılsa düzelme yoluna sokulamayan ekonomik bunalımın, Ankara’nın AB üyeliği hedefine aniden ilgisinin canlanmasında ve kimilerine göre ‘Batı’ya U dönüşünde’ öne çıkan etmenler olduğu ileri sürülebilir. Özetle ‘aklın yoluna’ dış etmenlerin zorlamasıyla girildiğini belirtmek yanlış olmaz. İktidar her ne kadar deyim yerindeyse ‘kuyruğu dik tutmak’ adına içeriye dönük anlatısını değiştirmese bile, bu hat değişikliğinde ana muhalefet CHP’nin etkisinin de olduğunu herhalde teslim ederler.”

Tan, “aklın yolu” savını besleyecek gelişmeleri şöyle sıralıyor: “KKTC’de Erhürman’ın açık ara seçim zaferinin engellenememesi. Trump’ın Kıbrıs’ta (da) bir çözüm önerisi sunmaya hazırlandığı iddiası. Ukrayna ve göç konularını öne çıkaran Merz’in Türkiye’yi AB’nin yanında tutmak vurgusu. Gazze’de Hamas’la bizatihi Hamas’ın sonunu getirecek arabuluculuk katkısı ve uluslararası askeri güce katılımda ısrarcı olmamak. Barrack’ın Manama’da dile getirdiği yakın vadede savaşmak bir yana Türkiye ile İsrail arasında bir ticaret anlaşması imzalanacağı öngörüsü. Miçotakis’in Doğu Akdeniz diyalogu girişiminin Ankara’dan da olumlu karşılanması. Türkiye’deki rafinelere Rus petrolü girişinin çarpıcı biçimde düşmesi. ‘Terörsüz Türkiye’ diye adlandırılan sürece Erdoğan’ın sahip çıkmaya başlaması ve bunun hasıraltı edilen Suriye boyutunda SDG varlığına uzlaşmacı yaklaşım.”

‘TRÇ ÇAĞRISI TUTARSIZLIK’

Bu gelişmelerin iktidar açısından “diplomatik alışverişin bedeli” olduğunu yazan Tan, “İçeride ise eşzamanlı tutarsızlıklar dolu dizgin sürüyor: Koalisyonun gayriresmi payandası Bahçeli’nin Rusya ve Çin’le ittifak çağrısı ve KKTC’yi ilhak çıkışı bunlardan en öne çıkanları.” diyor.

Namık Tan, kendilerine yönelik suçlamaların zemininin kalktığını da söylüyor:

“Her hâl ve kârda dış politika doğası gereği olması gereken yere yani gündelik siyasal çekişmelerin ötesine kendiliğinden itiliyor. Trump’la kol kola girilip, dümen yeniden AB’ye kırılırken ‘Batıcı’, ‘Natocu’ veya ‘Atlantikçi’ gibi tarihsel yönelim ve kurumsal kimlikle temelden çelişkili ucuz suçlamaların zemini ortadan kalkıyor. Türkiye’nin coğrafi konumu yani jeopolitik değeri sabit. Tehdit algısı, dolayısıyla ulusal güvenlik ve dış politikaları ise her kim seçimle cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacaksa onun tarafından baştan yazılmak zorunda.”

‘AKLIN YOLUNU BULDU’

Önceki gün de “Dışişleri Bakanı Fidan’ın Washington ziyareti” başlıklı yazı kaleme alan Tan, şunları belirtiyor:

“Bu resme bakılarak U-dönüşleri, keskin ve geniş virajlar derken Erdoğan yönetiminin nihayet dış politikada aklın yolunu bulduğu iddia edilebilir. Kasanın tamtakır olması da haliyle başat bir etmen. Buna karşılık heba edilen kamu kaynakları sorgulanamıyor. F-35’te olduğu gibi gelecek potansiyelden de olmanın hesabı masaya konulamıyor. TCG Anadolu’nun ve hava kuvvetlerinin uçaksız bırakılmasının ülkenin alaturka başkanlık düzeninde iyi yönetilememesinden mi kaynaklandığı araştırılamıyor.

“Bahçeli’nin hatta Fuat Oktay’ın da TBMM’de en sert ifadelerle eleştirdiği ABD büyükelçisi Barrack’ı, Fidan övgülere boğuyor, yere göğe koyamıyor. Sonuç olarak ekonomide, eğitimde, adalette, sağlıkta olduğu gibi dış politika ve ulusal güvenlikte de gerçek aklın yolu tek bir yöne çıkıyor: İlk seçimde mevcut iktidarın siyasetten mezun edilmesine ve hemen ardından alaturka başkanlık rejiminin tarihin karanlığına gömülmesine…”

ABD’nin Türkiye’nin önüne “İsrail’le normalleşme” ödevi koyduğunu belirten Tan, Suriye ve Gazze’nin yeniden inşasında ABD Başkanı Donald Trump, özel temsilcileri Tom Barrack, Steve Witkoff ve Jared Kushner’in yanına Erdoğan’ın oturtulduğunu söyledi.

Bölgede İsrail ve güvenlik tehdidine karşı “Terörsüz Türkiye” sürecinin başlatıldığını hatırlatan Tan “Sonra, Bahçeli Pekin ve Moskova yolunu işaret ederken, Erdoğan Washington’un yolunu tuttu. Bahçeli gerekirse İsrail’le harbe dahi girilebileceğinden dem vuruyordu. Şimdi Erdoğan’ın önünde bölüm sonu canavarı gibi İsrail’le (de) normalleşme adımı duruyor.” dedi.

ABD’nin Şam’a, Irak’tan ders çıkararak “daha akılcı tarzda yerleşmeye çalıştığını” ifade eden Tan, Wahington’a giden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a “yeni Ortadoğu’nun alacağı şekil ve bu uğurda Ankara’ya düşenlerin tebliğ edildiğini” savundu.

AK Parti siyasetlerini eleştiren Tan’ın yazısında ABD’nin bölgesel dayatmalarına karşı bir mücadele vurgusu yer almadı…

Namık Tan CHP AK Parti