ODTÜ’DEN YÜKSELEN SES: Türk gençliği Al Bayrakta birleşti
Artık terör yapılanmalarının okullarımızda yeri yoktur. ODTÜ, Boğaziçi, Hacettepe... Hangi okulumuz olursa olsun Türk gençliği olarak gördüğümüz terör yandaşlığına, göz göre göre okullarda bölücülük propagandası yapılmasına karşı üniversiteleri birleştirmeye devam edeceğiz.
ODTÜ’de 6 Mayıs’ta düzenlenen Bahar Şenlikleri’nde meydana gelen olayları herhangi bir kampüs gerilimiyle aynı kefeye koymadan değerlendirmek gerekir. Olaylar, Türk gençliğinin siyasi saflaşmasını ve tarihinden gelen birikimle beraber devrimci tutumunu gözler önüne seren bir işaretti. İlk gün Bahar Şenliği sırasında Türk bayrağı taşıyan ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz!” sloganı atan öğrencilere yapılan saldırı, yıllardır üniversitelerde baskı ile ideolojik bir hakimiyet kurmaya çalışan kimlikçi, bölücü sahte solcuların son çırpınışlarından başka bir şey değildi. Ertesi gün örgütlenen binlerce öğrencinin Türk bayraklarıyla şenlik alanına koşması, birlikte İstiklal Marşı’nı ve Andımız’ı okuması ise bu hakimiyet çabasının sonunu ilan eden güçlü bir yanıt oldu.
Uzun yıllardır Türk siyasetine muhaliflik adı altında pazarlanmaya çalışılan ‘neo-sol’ siyaset, halktan, milletten ve onun bağımsızlık iradesinden kopuk bir biçimde ilerledi. Emperyalizmin dayattığı etnik bölücü siyasetle örgütlenme, millet kavramını tehlikeli, ulusal egemenliği çağ dışı, bağımsızlık mücadelesini ise dayatmacı ve otoriter olarak gösterdi. Bu siyasetlerle üniversitelerde hakimiyet kurmaya çalıştı. Bütün bu ideolojik hegemonya çabasının ve bu zamana kadar kurduğu etkinin artık sürdürülebilir olmadığını ise ODTÜ’nün vatansever öğrencileri kanıtladı. Artık bu küresel merkezlerin şekillendirdiği ideolojik hattın toplum ve öğrenci katındaki karşılığı hızla eriyor.
Bahar Şenliği’nde meydana gelen olaylar bir ilk değildi. ODTÜ’de 2022 yılında Savunma Sanayi Topluluğu olarak düzenlediğimiz 1. ODTÜ Savunma Sanayii Zirvesi’ni başarıyla gerçekleştirdik. ODTÜ’de ülkesinin topraklarında yaşamını sürdürmek isteyen, güvenliğine ve milli geleceğine katkı sağlamak ve mesleğini burada icra etmek isteyen vatansever öğrencileri Aselsan, Roketsan, MKE gibi savunma sanayisinde öncü firmalarla buluşturduğumuz zirvemizde olay çıkartmak, kışkırtmalar örgütlemek isteyen, öğrencileri baskı ve şiddetle etkinliğe katılmaktan alıkoymaya çalışan terör örgütü uzantısı gruplar hem sosyal medyada hem de okul içerisinde etkinliğimizi engellemek için kılı kırk yardılar. Ancak bütün çabaları, Türkiye’nin bağımsızlık iradesini, üretim kararlılığını ve milli birikimini savunan gençliği karşılarında gördükleri anda balon gibi söndü.
Sonraki yıl düzenlediğimiz 2. ODTÜ Savunma Sanayii Zirvesi’nde konferans salonumuzu işgal etmeye kalkan bu terör örgütü yapılanmaları cevabını okulda “ODTÜ teröre mezar olacak!”, “ODTÜ vatanseverliğin ve bilimin kalesidir!” sloganlarıyla başlayan nöbetle ve Rektörlük önüne Türk bayraklarıyla yürüyen iradeyle almıştı.
2019 yılında yine ODTÜ’nün, vatansever ve milliyetçi topluluklarıyla ortak olarak düzenlediği Namık Kemal’i anma etkinliğimize de saldırı düzenlemeye kalkan bölücü gruplar, İİBF A Binası önünde Namık Kemal’in “Felek her türlü esbabı cefasın toplasın gelsin / Dönersek kahpeyiz millet yolunda bir azametten” dizelerini okuyan öğrencilerle püskürtülmüştü.
Saydığımız örneklerden de görülüyordur ki artık terör yapılanmalarının okullarımızda yeri yoktur. ODTÜ, Boğaziçi, Hacettepe... Hangi okulumuz olursa olsun Türk gençliği olarak gördüğümüz terör yandaşlığına, göz göre göre okullarda bölücülük propagandası yapılmasına karşı üniversiteleri birleştirmeye devam edeceğiz. Türkiye’deki bütün üniversiteler vatanseverliğin ve bilimin kaleleri olmaya devam edecektir.
KÜRESELCİLİĞE KARŞI VATANSEVER GENÇLİK
Bugün ODTÜ’de yükselen, devrimci ve milliyetçi arkadaşlarımızın ortaya koyduğu irade bir tesadüfün sonucu olmadı. Bu irade, yeni mevzilenmenin hayatın içinden en somut örneklerinden biri oldu. Dünyada çöküşe geçen Atlantik Sistemi’nin Gazze’den Ukrayna’ya, Suriye’den Doğu Akdeniz’e kadar yarattığı yıkımlara ve ülkemiz üzerinde yaratılan tehdit ve tehlike ortamına Türk gençliği daha fazla tahammül etmeyeceğini gösterdi. Okullarımızda Batı merkezli ideolojik dayatmaların saldırgan güçlerine karşı yapılan Bayrak Yürüyüşleri, ülkemizde yükselen ve birleşen antiemperyalist cephenin kanıtı olmuş ve bayrağımıza yapılan saygısızlığa karşı halkımızın gönlüne su serpmiştir. 2018 yılında “DHKP-C Ankara Sorumlusu” olarak ODTÜ ormanında yakalanan şahısla beraber Türk bayrağından rahatsız olan ve öğrencilere saldıran ekip, toplumdaki karşılıklarının yok olmasının paniği içerisinde bu hayasızca davranışa düşmüştür. Çünkü bugün Türk gençliği, sağ sol kavgalarından, kışkırtmalardan değil yükselen milliyetçilikle hareket kabiliyeti buluyor. Emperyalizme karşı Türkiye’nin birliğini savunan, bağımsızlığı için 6. Filo’yu denize döken gelenek ile birleşiyor. Yeni ayrım artık eski ezberle değil küreselciler ve vatanseverler arasında şekilleniyor.
ODTÜ’de başlayan ve diğer üniversitelere de sıçrayan Bayrak Yürüyüşleri bu yüzden sıradan bir görüntü değildir. Bu görüntüler Türk gençliğinin ülkesine, tarihine ve değerlerine sahip çıkma iradesidir. İstiklal Marşı ve Andımız’ın coşkuyla söylenmesi, Türk gençliğinin milli kimliğiyle toparlanma arzusunun bir göstergesidir.
Türkiye’nin önüne gelen dönem, küreselleşmenin dayattığı milletle bağı kopmuş, halkının değerlerine yabancılaşmış siyasetleri tarihin tozlu sayfalarına bırakıyor. Yeni dönem sağ-sol, Türk-Kürt veya milliyetçi-sosyalist ayrıştırmalarının değil Kemalist Devrim’le yükselecek tam bağımsız Türkiye mücadelesinin olacaktır. Milliyetçiler, Atatürkçüler, devrimciler, sosyalistler ve muhafazakarlar bu uğurda birleşiyor.
ATLANTİK DÜZENİ ÇÖZÜLÜRKEN...
Dünya içine sürüklendiği tek kutuplu emperyalist sistemden uzaklaşıyor. Atlantik merkezli bu düzenin savaş politikaları, kültürel çözülmeler ve ekonomik yıkım aslında halkımıza emperyalizmin tam karşısında bir gerçekliği; ABD ve NATO’ya karşı milli ve bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti’ni getiriyor. Türk gençliği de artık kimliksiz, vatansız ve bayraksız Batı merkezli ideolojik kalıpları reddediyor. ODTÜ’de gerçekleşen olay da tam olarak budur.
Bugün yalnızca Türkiye’de değil dünyanın birçok farklı bölgesinde de benzer iradeler yükseliyor. İran’da, Avrupa’da ve hatta bu hegemonyanın kalbi Amerika’da artık küreselcilik kaybediyor. ABD’nin savaş politikalarına, soykırımlarına karşı milyonlarca insan sokağa dökülüyor, ülkelerinin güvenliğine önem veriyor ve kendi sorunlarının çözülmesini istiyorlar. Savaşa ayrılan milyonlarca doların ülkenin kendi içinde yatırım haline gelmesini istiyor, zorlaşan hayat koşulları varken dünya egemenliği iddia etmenin anlamsız olduğunu biliyorlar. ABD artık kendi halkını tatmin edemiyor, birçok eyalette milyonlarca insan sokağa inip savaş politikalarını ve ülkenin ekonomisini eleştiriyor. ABD emperyalistleri kendi evinde kaybediyor. Avrupa’da ve Körfez ülkelerinde müttefiklerini kaybediyorlar.
Dünyaya jandarmalık yapmaya da gücü yetmeyen ABD, kurduğu siyasi ve ideolojik üstünlüğünü ve yıllardır yarattığı yenilmezlik algısını da kaybediyor. Bu tek kutuplu merkez çözülürken ezilen milletler ise kendi çıkarlarını daha güçlü savunma ekseninde, bağımsız bir siyasi hat üzerinde birleşiyor.
Dünya üzerinde de hakimiyet kazanmaya başlayan ulusal egemenlik, bağımsızlık ve milliyetçilik ekseninden Türk gençliği de üzerine düşen sorumluluğu alıyor.
Emperyalizmin çatırdadığı ve çok kutuplu yeni dünyanın inşa edildiği bu tarihi süreç içinde, Türk gençliği üzerine düşen öncü rolü, tarihinden de aldığı birikim ve gelenekle kuşanıyor. ODTÜ’den dalga dalga yayılan bu dik duruş Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkanların, milletsizleştirme ve kimliksizleştirme projelerine karşı yaktığı bir bağımsızlık meşalesi olmuştur. Vatansever gençlik, hiçbir Batı merkezli dayatmayı kabul etmeyeceğini, üniversitelerini bilimin ve vatanseverliğin kalesi mevzisinden geri düşürmeyeceğini ve ay yıldızlı al bayrağın gölgesinde omuz omuza vererek Tam Bağımsız Türkiye’yi mutlaka inşa edeceğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Şafak sökmektedir ve bu kutlu yürüyüş yükselerek devam edecektir.
(*) TGB Ankara İl Başkanı.