DNA eşleşmesi sonrası baba Oğuzhan Tekin için Feth-i Kabir istedi
2017’de kaybolan Oğuzhan Tekin’in ailesine, 12 gün sonra denizde bulunan ve kimsesizler mezarlığına defnedilen cenazenin DNA örneklerinin yüzde 99,9 eşleştiği bildirildi. Babası Feth-i Kabir talep ederken annesi yıllarca oğlunun dönmesini beklediğini söyledi.
Avcılar’da yaşayan Oğuzhan Tekin, 16 Aralık 2017’de 22 yaşındayken evinden çıktı ve kendisinden bir daha haber alınamadı. Ailesi aynı gün kayıp başvurusunda bulundu. Tekin’in kaybolmasından 12 gün sonra, 28 Aralık 2017’de Avcılar Sahili’nde denizde kimliği belirlenemeyen bir erkek cesedi bulundu. Kimliği tespit edilemeyen cenaze, Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerin ardından kimsesizler mezarlığına defnedildi.
Aradan 9 yıl geçtikten sonra Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, denizde bulunan cesedin Oğuzhan Tekin’e ait olabileceği bilgisiyle ailesine ulaştı. Aileden alınan DNA örneklerinin mezardan alınan örneklerle yüzde 99,9 oranında eşleştiği öğrenildi. Baba Adem Tekin, kendilerine verilen belgelerde ölüm nedenine dair farklı ifadeler bulunduğunu belirterek Feth-i Kabir yapılmasını istedi.
ANNESİ YILLARCA BEKLEDİ
Oğuzhan Tekin’in annesi Necla Tekin, oğlunun kişiliğini ve hayallerini anlattı. Tekin, “Oğlum çok dürüstü, bana karşı hep saygılıydı hep sevgiliydi, hep merhametliydi. Karıncayı bile incitmezdi. İşinde gücünde çalışıyordu. Kardeşlerini çok seviyordu. Oğlumun hayalleri; evlenmek, yuva kurmaktı. 9 yıl oldu. 9 yıldır 'Belki gelir' diye bekliyordum. Kesin başına birşey geldi diyordum. Bana kıyamazdı, babasına kardeşlerine kıyamazdı” dedi.
Oğlunun evlenip yuva kurmasını istediğini söyleyen Necla Tekin, yaşadığı üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi: “Onu evlendirmek, yuvasını kurmak istiyordu. Çok üzüldüm, çok yıkıldım. Bütün hayallerim suya düştü. Keşke sağsalim çıksaydı da bir sarılsaydım, öpseydim, koklasaydım ama çıkmadı. Ben onu çok seviyordum. O ilk göz ağrımdı. Onunla birlikte büyüdüm. Ben 17 yaşında anne olmuştum çocuktum. Ne yokluklarla büyüttüm onu, ne zorluklarla büyüttüm. İçim çok acıyor. 9 yıldır ben yaşamıyordum. Ben de ölmüş gibiydim. Gülüyorum, konuşuyorum, geziyorum ama hiçbirini yapmıyorum aslında. Benim yavrum kimsesiz değil Kimsesizler Mezarlığına gömmüşler. Onun o kadar akrabası var, biz varız. 9 yıldır yavrum orada yatıyormuş bizim haberimiz yok”
BABA BELGELERDEKİ İFADELERİ SORGULUYOR
Adem Tekin, oğlunun sağlıklı, dürüst ve merhametli biri olduğunu, boş zamanlarında spor yaptığını söyledi. Dokuz yıl boyunca oğlunu aradıklarını anlatan baba Tekin, kaybolduğu gün savcılıklara ve karakollara başvurduklarını belirtti. Oğlunun kapıdan döneceğini ya da telefon edeceğini düşündüğünü söyleyen Tekin, dışarıda gezerken insanların yüzlerine bakarak onu aradığını ifade etti.
Adem Tekin, “Çocuğum gayet düzgün, dürüst, sağlıklı, aklı selim, merhametli bir çocuktu. Hiçbir zaman çocuğumdan yana herhangi bir şikayet, bu yaşına kadar almadım. Çalışmasının akabinde boş kalan zamanlarını spor yaparak geçirirdi. 9 yıldır da çocuğumuzu arıyoruz. Gitmediğimiz yer kalmadı. Başına bir iş geldiğini annesi düşündü ama ben düşünemedim; çünkü çocuğum öyle tongaya gelecek, tufaya düşecek bir çocuk değil. Benim ilk çocuğum ve ilk göz ağrım. Bir anlık bir kayboluşunun ardından tabii ki aramalarımız oldu, araştırmalarımız oldu, anında başvurularımız oldu. Savcılıklar olsun, karakollar olsun. Ben bugün, yarın çıktı, geldi, gelecek, belki kapı açılır, işte geldi dediğim, telefon çalar, Oğuzhan’ın mı aradı acaba dedim. Dışarıda geziyorum, insanların yüzüne bakıyorum. Tabii insanlar da tuhaf olarak bize bakıyor, niye bakıyor diye böyle yadırgayarak bakıyorlar. Ben çocuğumu arıyordum” diye konuştu.
FETH-İ KABİR YAPILMASINI İSTEDİ
Baba Tekin, Adli Tıp Kurumu raporunda ölüm sebebinin “Bulaşıcı olmayan hastalık” olarak yazdığını, ölüm muayene tutanağında ise cesedin denizden çıkarıldığı bilgisinin bulunduğunu belirtti. Dış muayeneyle kesin ölüm nedeninin belirlenemediğinin ve ölüm nedeninin tespiti için otopsi yapılması gerektiğinin tutanakta yer aldığını aktardı.
Adem Tekin, “Çocuğumun kalıcı hastalık ya da geçici herhangi bir hastalığı yoktu. Ne fiziksel olarak ne ruhsal olarak. Adli Tıp'tan gelen rapora göre, ölüm sebebi 'Bulaşıcı olmayan hastalık' diye yazıyor. Üzerinden 9 yıl geçmiş. Benim çocuğumu sahipsiz diye alıp da Kimsesizler Mezarlığına bizden habersiz defnetmişler. Feth-i Kabir de yapacağım. Benim çocuğum sahipsiz değil. Çocuğumu ben Kimsesizler Mezarlığında bırakmayacağım eğer benim çocuğumsa bunun hesabını kimler verecek şimdi. Ben bunun hesabını kimlere soracağım. Ben bu olayın arkasındayım. Sonuna kadar da takipçisiyim. Şu anda bana atfedilen denizden çıkarılan cesedin benim oğlum olduğuna dair DNA'sının yüzde 99.9 olarak eşleştiğini bildirmelerine rağmen, ben ceset resimlerini görmeme rağmen onun benim çocuğum olduğuna dair hiçbir inancım yok. Bulaşıcı olmayan hastalıktan yazıyor, denizden çıkarıyor. Bu nasıl bir çelişki. Ben hangisine inanacağım. Bulunduğu tarihe mi inanacağım. Bulaşıcı olmayan hastalığına mı inanacağım. Kaybolduğundan 12 gün sonra bulunduğuna mı inanacağım. 9 yıldır Kimsesizler Mezarlığında yattığına mı inanacağım. 'Yaşı reşit' denildi, 'Biz bilgi veremeyiz' denildi. Peki, şimdi çocuğumun öldüğünü iddia ediyorsanız o zaman şimdi cesedi varsa benim elimde, o zaman bana bu cesedin neler başına geldiğini, neden öldüğünün izahını yapın” dedi.
Baba Tekin, yetkililerden yardım talep ederek son bir haftada 9 yıldır sonuçlandırılamayan konuya ilişkin bilgi aldıklarını söyledi. Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı’ndan verilen ölüm muayene raporunda cesedin denizden çıkarıldığı bilgisinin yer aldığını, Adli Tıp Kurumu’nun ölüm raporunda ise “Bulaşıcı olmayan hastalıktan” ifadesinin bulunduğunu belirtti. Tekin, “9 yıldır sonuca erdiremediğimiz şeyi son 1 haftada sonuçlandırıldığına dair bir bilgiler aldık. Feth-i Kabir istiyorum. Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'ndan verilen ölüm muayene raporunda denizden çıkarıldığına dair bilgiler var. Adli Tıp Kurumu'nun vermiş olduğu ölüm raporunda ise 'Bulaşıcı olmayan hastalıktan' dolayı diyor. Adli Tıp Kurumu'ndan ikisini de aynı gün aldım. Benim çocuğum denize mi düştü, öldü; yoksa hastalıktan dolayı mı öldü?” diye konuştu.