19 Ağustos 2026 Çarşamba
İstanbul 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Okulda şiddete karşı sırt sırta verme zamanı!

Prof. Dr. Metin Pişkin ‘Biz okuluyla, yöneticisiyle, psikolojik danışmanıyla, veliler olarak ailesiyle şiddete karşı topyekün mücadele edemezsek maalesef okullarda şiddeti önleyemeyiz.’ dedi. Her okulun risk grubuna giren, sinyal veren öğrencileri belirlemesiyle işe başlamak gerektiğini belirtti.

Okulda şiddete karşı sırt sırta verme zamanı!
Z. RUHSAR ŞENOĞLU

Okullarımızda art arda meydana gelen şiddet olaylarının ardından ne yapabiliriz? Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, Rehberlik Ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Pişkin sorularımızı yanıtladı.

- Şimdi ne yapmalıyız?

Hemen hemen dünyanın her ülkesinde buna benzer şeyler görüyoruz. Ama son yıllarda ülkemizde de şiddet olayları gittikçe yaygınlaştı, yani akran zorbalığını tartışırken artık suç kapsamına giren şiddet olayları daha yoğun gündemimize geldi. Şimdi her okulun risk grubuna giren, sinyal veren öğrencileri belirlemesi lazım. Belki 100 kişiden üç beş kişi olabilir, bu öğrencileri saptamak lazım. Bu çocuklarla yakından ilgilenebilmek çok önemli.

ASAYİŞ SORUNUNU ÇÖZELİM

Asayiş sorunu da var. Milli Eğitim Bakanlığı’nın İçişleri Bakanlığı ile beraber risk haritası çıkarmaları lazım. Eskiden okullarda sivil emniyet görevlileri vardı, bir dönem uyguladı. İrtibat görevlisi denirdi. Biz bunlara eğitim de vermiştik çünkü polis ama okulda çalışacak, çocuk psikolojisini, ergen psikolojisini anlaması lazım. Okulun içinde ve etrafında hem uyuşturucu problemine hem şiddet olaylarına karşı bir emniyet görevlisi gerekiyor. Gerekirse X-Ray cihazından öğrencilerin geçirilmesi lazım.

Okulda şiddete karşı sırt sırta verme zamanı! - Resim : 1

KARAKTER EĞİTİMİNE ÖNEM VERELİM

Duyguyu yönetebilmek çok önemli. Çocukların akademik başarısı kadar sosyal ve duygusal gelişimi de önemli. Neden? Çünkü bu çocuklar duygusunu yönetemiyor. Bu çocuklar reaksiyon veriyor, durmayı bilmiyor, kendini kontrol edemiyor, sorumluluklarını taşımıyor.

Karakter eğitimine önem vermek lazım. Mafya insanlarını model alabiliyorlar. Eskiden yüz yüzeyse model alabilirdi ama şimdi dijital ortamlarda model alınan pek çok karakter var. Pek çok şiddet unsuru taşıyan oyunlar, oradan etkilenme var. Bizim bunun yerine daha saygılı olmayı, daha nezaketli olmayı, sorumluluk sahibi olmayı, tepki vermeden düşünebilmeyi, duygusunu yönetebilmeyi öğretmeye, insanlarımızı bu düzeye yükseltmeye ihtiyacımız var. Biz insanlarımıza duygu yönetimini öğretemezsek ne okulda şiddeti ne trafikte şiddeti ne futbol sahalarında şiddeti ne kadın cinayetlerini önleyebiliriz, çok önemli.

O yüzden okullarımızda bir sorun çıktığı zaman sorun nasıl çözülebilir, öfke nasıl yönetilebilir, şiddet nasıl önlenebilir? Bu konularda eğitimler vermemiz lazım.

Nasıl ki öğrencinin akademik gelişimi için haftada 30 saat zaman ayırıyorsak çocukların sosyal ve duygusal gelişimine dönük 1-2 saatlik dersleri müfredata koymak lazım.

- Şiddetin temelinde pek çok dinamik var. Bunların çözümünün ilk adımı ya da odağı okul olabilir mi? Örneğin aile içi sorunların tespit edilmesi veya ailelerin eğitimi okul merkezli olarak sağlanabilir mi?

PSİKOLOJİK DANIŞMAN İSTİHDAMINI ARTIRALIM

Olabilir ama okulun her bir öğrencisini yakından tanıyabilmesi için bir rehber öğretmen başına düşen öğrenci sayısının 100’ü geçmemesi lazım. Okullarda rehberlik ve psikolojik danışman istihdamını artırmamız lazım. Bin öğrenciye bir tane psikolojik danışman atarsak, bırakın ailesini, öğrenciyi tanıyamaz. Ailesinde bir sorun varsa önceden sinyal veren öğrenciler var. Risk grubu öğrenciler var. Onlarla birebir ilgilenebilecek fırsatı, rehber öğretmene sağlamak lazım.

Biz okuluyla, yöneticisiyle, psikolojik danışmanıyla, veliler olarak ailesiyle şiddete karşı topyekün mücadele edemezsek maalesef okullarda şiddeti önleyemeyiz.

Risk grubunda hangi öğrenciler var?

1. Öfke sorunu olan, öfkesini kontrol edemeyen çocuklar var. Öfke normal bir duygudur. Hemen hemen hepimizde olur ancak bazıları çok sık öfkelenir ve en ufak bir şeyde bile aşırı bir öfke tepkisi verebilir. Tepkisel dürtüsünü kontrol edemeyen çocuklar. Öfkesini bazen okulun musluğundan, sırasından da çıkarabilir. Böyle basit gibi görünen olayları da dikkate almak lazım.

2. Arkadaşları tarafından dışlanan çocuklar. Sosyal etkinliklere katılmama bir risk, yalnız olmak, başarısızlık bir risk. Genelde başarısız öğrenciler arasında daha yaygın.

3. Parçalanmış sorunlu ailelerden gelen çocuklar, risk grubunu oluşturuyor.

4. Evde şiddete uğramak ya da tanıklık edenler risk grubunu oluşturuyor.

5. Kendisi şiddete uğrayan çocuklar. İntikam alma durumu olabiliyor.

6. Çocuk geçmişinde de şiddet veya saldırganca davranışlar sergiledi mi? Evde, okulda, sokakta saldırganlık eğilimi olanlar.

7. Şiddeti, yazı, resim ya da sosyal medyada bir şekilde dışa vurmuş ya da şiddet eylemlerini takip eden, yorum yapan çocuklar. Sosyal medya günümüzde çok önemli.

8. Ateşli silah, bıçak gibi şeyleri taşıdığı, bunlara ulaştığı, sahip olduğu saptanan çocuklar.

9. Daha önce arkadaşını tehdit edenler. Yüz yüze fiziksel veya dijital ortamlarda öğrenci grupları arasında olabilir.

Film sektöründe kostümcü kadar psikolojik danışman çalıştırılsın

Çocuklar önemli oranda medya dünyasının kahramanlarıyla özdeşleşirler. Dizilerde, filmlerde sorun çözme yöntemi olarak şiddet uygulanıyorsa çocuklar onu model alıyor. Sadece giyimini, kuşamını, şeklini, saçını başını model alsa sorun değil. Sorun çözme yöntemi olarak şiddeti kullanmayı model alıyor.

Filmlerde, dizilerde nasıl kostümcü, makyaj danışmanları, tarihi danışmanlar istihdam ediliyorsa psikolojik danışmanlar da istihdam edilmeli. ‘Bu sahne çocuğa zarar verir mi, buradaki şiddet unsuru nasıl bir mesaj verir, nasıl olmalı’ konusunda yol gösterir. Emin olun çocuklar en fazla filmlerden, dizilerden, sosyal medyadan etkileniyorlar. Bunlara her an, 24 saat ulaşabiliyorlar ve etkisinde kalıyorlar.

Okulda şiddete karşı sırt sırta verme zamanı! - Resim : 2

Dijital ortam çocuğu şiddet döngüsüne sürüklüyor

- Son olaylarda çocukların dijital ortamdan etkilenerek hareket ettiğine dair işaretler var. Hangi dürtüleri harekete geçiriyor o dijital ortamlar?

Dijital ortamlarda algoritmalar var. Çocuk ilgisini çeken alanlara girdiği zaman sürekli bir tık üstünü gönderiyor. Normal kavga olaylarını seyreden bir çocuk bir süre sonra daha üst düzeyde şiddet sahnelerini görüyor. Sürekli bu algoritmalar bir tık üstünü, bir tık üstünü gösterdikçe, çocuğa çekici de geliyor, bunları takip eden çocuklar, bir süre sonra bakıyorsanız oradaki döngünün içerisine girmiş oluyor. Anne babaların, çocukların nereye girdiğini, çıktığını olabildiği kadar çok da takip edemiyoruz. Açıkçası odasına gidiyor, kapısını kapatıyor. Okul, belki artık İçişleri Bakanlığı ile de bağlantı kurmak lazım.

Eğitim Şiddet