16 Ekim 2026 Cuma
İstanbul 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Okullarımızı sağlığı geliştiren merkezlere dönüştürelim

Başta kamu kurumları olmak üzere, çocuğun masumiyetini korumakla hepimizin yükümlü olduğu kabulüyle, onları şiddete, madde kullanımına ya da istenmeyen diğer sonuçlara götüren zemini ortadan kaldırmayı hedefleyen bir plan. Dünyada müdahaleler yapılıyor, daha iyi uygulamalar için sonuçlar irdeleniyor

Okullarımızı sağlığı geliştiren merkezlere dönüştürelim

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Odabaş, dünyada okul ruh sağlığı uygulama örneklerini araştırdı. Son beş yılda beş ülkede yapılan çok sayıda sistematik uygulamanın sonuçlarını ve karşılaştırmalı bilimsel analizleri inceleyen Odabaş, her bir çalışmada hedeflere göre başarı oranlarını kaydetti.

VELİLERDEN BİLE ETKİLİ

Odabaş, öğretmenlerin ve okul sağlığı çalışanlarının okul çağında çocuk ve gençlerdeki değişiklikleri fark etmede, riskleri ve koruyucu etmenleri belirlemede, erken dönemde tanı ve müdahale sağlanmasında velilerden bile etkili ve önemli roller üstlendiklerini vurguladı. Odabaş, dünya çapında ilkokul çağındaki çocukların yüzde 90’ından ve ortaokul çağındaki çocukların yüzde 80’inden fazlasının okula kayıtlı olduğuna, zamanlarının üçte birini okulda geçirdiklerine dikkat çekti. Odabaş, “Okullar, sağlığın korunması ve geliştirilmesi için eşsiz bir fırsat ve ortamdır. Yaşam döngüsünde sağlıkla ilgili olumlu davranışların yaşam biçimine dönüşmesinde okul çağı önemli bir zaman dilimini kapsamaktadır.” dedi.

DÜNYADA 5 ÇOCUKTAN 1’İNDE RUH SAĞLIĞI PROBLEMİ VAR

Her beş çocuk ve gençten birinin herhangi bir ruh sağlığı sorunu ile karşılaştığına dikkat çeken Odabaş, şiddetin değişik formlarının, sigara, alkol ve diğer madde bağımlılıklarının, stres, kaygı ve depresyon başta olmak üzere pek çok sorunun çocuk ve gençlerin yaşamını, ruh sağlığını tehdit ettiğini vurguladı. Söz konusu sorunların Kovid-19 döneminde arttığını belirten Odabaş, “Sağlığı Geliştiren Okullar çocuk ve gençlerin genel sağlığı, özellikle ruhsal ve sosyal sağlık ve iyi oluş hallerini korumada, geliştirmede ideal bir ortam sağlar. Okulda edinilen bilgi ve deneyimler, çocukların hem davranışlarını hem de akademik performanslarını etkilemektedir.” dedi.

Okullarımızı sağlığı geliştiren merkezlere dönüştürelim - Resim : 1

SALDIRGANLIK YÜZDE 37 AZALDI

Odabaş’ın çalışmasında uygulamaların yanı sıra uygulamaların karşılaştırmalı bilimsel incelemesine ilişkin çok sayıda örnek yer alıyor.

Ergenlik döneminde ruh sağlığını geliştiren ve riskli davranışları önleyen okul çapında müdahalelerin etkililiğine ilişkin 2025 yılında yapılan bir meta-analizde, yaşları 12-18 arasında değişen öğrencileri kapsayan 28 farklı çalışma incelendi. Okul çapında yürütülen müdahaleler, ergenler arasında en yaygın görülen bazı sorunların önlenmesinde büyük fayda sağlandı: siber zorbalık olasılığında yüzde 25 azalma, sigara içme olasılığında yüzde 31 azalma, saldırganlık olasılığında yüzde 37 azalma.

2016 yılında yaşları 12-14 arasında değişen 35 gençle yapılan ve klinik görüşmenin dahil edildiği Grup Bilişsel Davranışçı Terapi (GBDT) uygulamasında kaygı ve depresyonda yüzde 70’e varan iyileşme sağlandı.

Okullarımızı sağlığı geliştiren merkezlere dönüştürelim - Resim : 2

DEPRESYONDA YÜZDE 70’E VARAN İYİLEŞME

Prof. Dr. Odabaş, farklı uygulamalarda farklı sonuçlar alınabildiğini ancak okul temelli müdahalelerin, akademik, sosyal, duygusal ve davranışsal sonuçlarda istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler sağladığının tartışma götürmez olduğunu söyledi.

Başarı farklarının, uygulamanın gereği gibi yapılıp yapılmamasına bağlı olabileceği belirtiliyor. Ortaya konulan değişim “küçük” bile olsa, bu müdahalelerin tüm nüfusa, binlerce öğrenciye ulaştığında yarattığı değişimin, ruh sağlığı hizmetlerine erişemeyenler için hayati bir “boşluk doldurma” işlevi göreceği vurgulanıyor. Müdahalelerin farklı ülkelerde ve bağlamlarda bile birbirine yakın ve güvenilir sonuçlar vermesi, başarının bir başka ifadesi.

Belirli bir risk grubuna yönelik “hedefli müdahaleler”, tüm sınıfa uygulanan “genel müdahalelerden” yaklaşık üç kat daha etkili bulundu. Bireysel ve küçük grup çalışmalarını birleştiren karma uygulamalar, sınıf içi veya sadece bireysel olanlara göre çok daha yüksek başarı gösterdi.

Okullarımızı sağlığı geliştiren merkezlere dönüştürelim - Resim : 3

NASIL YAPILIYOR?

Amerika Kıtası’ndaki Belize’de, Pozitif Eylem Müdahalesi adı verilen uygulama, 2011-2012 akademik yılı boyunca süren ve çocuğun tüm sosyoekolojik katmanlarını (okul, aile ve topluluk) hedefleyen kapsamlı bir program olarak uygulandı. Program öz-kavram, öz-yönetim, başkalarına iyi davranma ve sürekli gelişim gibi altı ana üniteden oluştu. Birinci aşamada öğrencilere yönelik, öğretmenler tarafından günlük 30-60 dakikalık sınıf içi eğitim verildi. İkinci ve üçüncü aşamada, birinci aşamaya yanıt vermeyen veya zorbalık ya da travma geçmişi olan öğrenciler için sosyal hizmet uzmanları tarafından yürütülen küçük grup müdahaleleri uygulandı ve rehberlik desteği verildi.

Ayda bir kez düzenlenen aile geceleriyle ebeveynlere eğitim verildi ve okul çapında olumlu davranışı pekiştiren etkinlikler yapıldı. Program, Belize’nin mevcut “Sağlık ve Aile Yaşamı Eğitimi” müfredatına eklemlendi, kültürel olarak uyarlandı.

EYLEME GEÇMEDEN ÖNCE DÜŞÜNME KAZANIMI

Müdahalenin birinci aşamasını oluşturan günlük dersleri öğretmenler verdi. Sosyal hizmet uzmanları, aile gecelerini yönettiler ve yüksek riskli çocuklar için zorbalığı önleme ve çatışma çözme ölçütlerini kullanarak grup oturumları yürüttüler. Okul Yöneticileri ve Rehber Öğretmenler, programın okul genelinde uygulanmasını desteklediler ve ileri düzeydeki davranışsal sorunlar için sevk süreçlerini yönettiler.

Çalışmada ölçümler okul yılının başında (eylül) ve sonunda (mayıs) olmak üzere iki kez yapıldı. Yaşa göre uyarlanmış öz-bildirim anketleri kullanıldı. Anketle, sosyal-duygusal karakter gelişimi, akran ilişkileri, madde kullanımı ve şiddet eğilimleri, ahlaki inançlar ve okul öz-saygısı ölçüldü.

Bu çalışma, bireysel ve küçük grup odaklı yaklaşımların birleştirilmesi nedeniyle en başarılı araştırmalardan biri olarak kaydedildi. Program, Belize’deki geleneksel “anında cezalandırma” yönteminin aksine, çocuklara davranışlarının sonuçlarını eyleme geçmeden önce düşünmeyi öğreterek olumlu seçimler yapmalarını sağlamada başarılı oldu.

BİREYSEL MÜDAHALE YERİNE OKUL İKLİMİNİ DEĞİŞTİR!

2026 yılında Child Psychol Psychiatr dergisinde yayımlanan çalışmada, okullara hâlihazırdaki düzenlerinin üzerine dışarıdan eklenen, genel ve terapi odaklı ruh sağlığı programlarının çoğunun beklenen etkiyi göstermediği, hatta bazen paradoksal bir biçimde çocuklara zarar verdiği belirtiliyor. Bu nedenle bireysel müdahaleler yerine okul iklimini (öğrenciler ve okul personeli arasındaki ilişkiler, okul güvenliği algısı ve aidiyet duygusunu kapsayan genel atmosferi) doğrudan dönüştürmeye odaklanan Okul İklimi Müdahalelerinin, okul iklimini pozitif yönde dönüştüren sistematik adımların, sadece ruh sağlığını iyileştirmekle kalmayıp madde kullanımı, siber zorbalık, devamsızlık ve polisle temas gibi çok sayıda faktör üzerinde de eş zamanlı olarak azaltıcı etki gösterdiği, bulgularla gösteriliyor.

Okullarımızı sağlığı geliştiren merkezlere dönüştürelim - Resim : 4

Etkili stratejiler genellikle cezalandırıcı disiplin sistemlerinin onarıcı yaklaşımlara çevrilmesini, kararların yerel veri toplanarak ve öğrencilerin doğrudan katılımıyla alınmasını içeriyor.

EN BAŞARILISI KOMİTELER KURMUŞ

Söz konusu makalede ‘en yüksek etkiyi sağlayan model’ olarak değerlendirilen Hindistan’daki SEHER Çalışması’na ilişkin şu satırlara yer veriliyor: “Rehber danışmanların liderliğinde yönetilen, personel, öğrenci ve ailelerden oluşan ‘okul sağlığını geliştirme komitelerinin’ çalıştığı bu bütüncül müdahale, okul iklimi algısında belirgin bir iyileşme sağlamış ve depresif belirtilerde güçlü bir düşüş kaydetmiştir. Araştırma, okul ikliminin doğrudan gençlerin depresyon düzeylerini düşürmede ‘aracı’ olduğunu kanıtlayan nadir örneklerdendir.”

‘UZUN VADEDE BÜYÜK KAZANIM’

Makaleye konu olanlardan Avustralya’daki Friendly Schools Çalışması, liseye geçiş süreci gibi oldukça stresli ve ruh sağlığının en kırılgan olduğu bir evreye odaklanmış. Hazırlanan öğrenci dergileri, aile kitapçıkları ve geçiş müfredatı, geçiş yılı boyunca çocukların güven duygusunu artırmış ve depresyon ile kaygı düzeylerinde hızlı bir rahatlama sağlamış. Makalede şöyle deniyor:

“Sonuç olarak, çalışmalar, okul iklimini iyileştiren yatırımların kısa vadede küçük etkiler gibi görünse de uzun vadede toplum genelinde büyük kazanımlar yarattığını göstermektedir. Okulların yeni ve geçici eğitim paketleri satın almasından ziyade, mevcut disiplin kurgularını ve öğrenci ilişkilerini değiştirmeleri gerekmektedir. Bu değişim için okulların dış aktörlerce veya yerel yönetimlerce desteklenerek yeni yapıların günlük rutinlerine dahil edilmesi gereklidir.”

OKUL BESLENME PROGRAMI HEM BAŞARIYI HEM DUYGUYU ETKİLEDİ

Cochrane Kütüphanesi’nde 2025 yılında yayımlanan çalışmada, okul beslenme programlarının sosyoekonomik dezavantajlı okul çocuklarının fiziksel ve psikolojik sağlığını iyileştirmeye yönelik etkisi incelendi.

Okullarımızı sağlığı geliştiren merkezlere dönüştürelim - Resim : 5

2022 yılında dünya genelinde 418 milyon çocuk (ilkokul çocuklarının yüzde 41’i) okul yemek programlarından yararlanıyordu.

Araştırmaya konu uygulamalarda 91 bin 885’ten fazla öğrenci vardı. Bir çalışma 59 bin 613 öğrenciyi içerirken, diğerlerinde 60 ile 6 bin 38 arasında öğrenci vardı. Meta analizde, okul beslenme programlarının obezite ve anemi üzerine olumlu etkisinin yanı sıra genel akademik başarı, zeka, bellek, davranışsal/duygusal sonuçlarının da olduğu belirtiliyor.

Etiyopya Addis Ababa ve Adama’da yapılan okul beslenme programının ilkokul çağındaki çocuk ve gençlerin akademik performansına etkisinin incelendiği ileriye dönük altı aylık izlem içeren çalışmada, okul yemek hizmetinin akademik performansla olumlu bir ilişkisi olduğu gözlemlendi. Okul beslenme programından yararlanmayanlar ile karşılaştırıldığında, yararlananların ortalama akademik puanlarındaki iyileşme, yüzde 95 kesinlikle saptandı. Yaş ve cinsiyete, sosyodemografik değişkenlere, sağlık ve yaşam tarzı değişkenlerine göre düzeltme yapıldıktan sonra da genel olumlu sonuç değişmedi.

Ankara Üniversitesi Öğretmen okul