07 Haziran 2026 Pazar
İstanbul 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Macaristan'da yeni dönem başlıyor: Rusya, AB ve ABD ile ilişkiler nasıl şekillenecek?

Macaristan'da 16 yıllık Orban devri sona erdi. Peter Magyar liderliğindeki Tizsa Partisinin zaferi Ukrayna'ya kredi desteğinden AB ile uzlaşmaya, Rusya ve Rus enerjisinden aşamalı kopuştan ABD ile sorunlu ilişkilere yeni bir dönemin habercisi.

Orban Çağı Kapandı: Macaristan'da Yeni Dönem Ne Getirecek Ne Götürecek?

Macaristan seçimlerini Avrupa Birliği (AB) yanlısı Tizsa Partisi kazandı. Viktor Orban'ın 16 yıllık iktidarı sona erdi. Peter Magyar’ın liderliğini yaptığı Tisza, Orban’ın Fidesz Partisi'ni yaklaşık 16 puan farkla geride bıraktı. Yüzde 77,8 ile Macaristan tarihinin en yüksek katılım oranına ulaşan seçimleri Tisza yüzde 53,72, Fidesz ise yüzde 37,67 oy oranıyla tamamladı.

Sonuç, ülkenin hem AB hem de Rusya ve Ukrayna ile ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

NE VADETTİ?

Magyar seçim kampanyasında yolsuzlukla mücadele, kamu hizmetlerine daha fazla kaynak ayrılması ve AB ile bozulan ilişkilerin onarılması başlıklarına odaklandı. Orban cephesi kampanya boyunca Magyar’ı, ülkeyi ucuz Rus enerjisinden koparacağı ve Brüksel’in Moskova’ya yönelik sert çizgisine dahil edeceğini söyleyerek suçladı.

Budapeşte’de destekçilerine seslenen Orban, “Sonucun ülkemiz açısından ne anlama geldiğini zaman gösterecek. Ancak nasıl olursa olsun muhalefet olarak ülkemize hizmet etmeye devam edeceğiz.” dedi.

Magyar’ın iktidara gelişi Macaristan’ın dış politikasında sert bir kopuştan ziyade yön değişikliği anlamına gelebilir.

Macaristan'da yeni dönem başlıyor: Rusya, AB ve ABD ile ilişkiler nasıl şekillenecek? - Resim : 1
Magyar'ın zafer konuşmasından bir kare

RUSYA İLE İLİŞKİLER

Macaristan’ın Rusya ile yakın ilişkilerini sürdürmesi düşük ihtimal olarak değerlendiriliyor. Seçim sürecinde Magyar’a yakın muhalif medya organları, AB istihbaratıyla işbirliği yaparak Rusya’nın seçimlere müdahale ettiği yönünde haberler yayımladı. Magyar da mitinglerde kalabalıklara “Ruslar, evinize dönün” sloganı attırdı.

Buna rağmen Magyar’ın Moskova’ya karşı açık bir düşmanlık politikası benimsemesi beklenmiyor. Ancak AB ile ilişkileri düzeltme hedefi doğrultusunda Budapeşte’nin, Ukrayna’ya yönelik 90 milyar euroluk kredi paketine yönelik itirazını geri çekmesi muhtemel görülüyor. Bu adımın Rusya tarafından olumsuz karşılanması bekleniyor.

ABD İLE TON DEĞİŞEBİLİR

Viktor Orban, ABD Başkanı Donald Trump’ın ideolojik müttefiki olarak öne çıkıyordu. Trump, Orban’ın yeniden seçilmesi için Başkan Yardımcısı J.D. Vance’i Budapeşte’ye göndermiş ve Orban’ın kazanması halinde “ABD’nin tüm ekonomik gücünü Macaristan ekonomisini güçlendirmek için kullanma” sözü vermişti.

Magyar’ın iktidara gelmesiyle birlikte Macaristan’ın MAGA hareketi içindeki ayrıcalıklı konumunu kaybetmesi bekleniyor. Buna rağmen iki ülke arasındaki ilişkilerin genel olarak dostane şekilde sürmesi öngörülüyor.

ENERJİ POLİTİKASI

Rusya, Macaristan’ın petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını, doğal gaz ihtiyacının ise daha büyük bir bölümünü karşılıyor. Ayrıca Paks Nükleer Santrali için yakıt tedariki de Rusya tarafından sağlanıyor.

AB, üye ülkelerin gelecek yıl sonuna kadar Rus enerjisinden tamamen vazgeçmesini öngörüyor. Ancak Macaristan’ın Rusya ile yaptığı enerji anlaşmaları 2035 yılına kadar uzanıyor.

Magyar, Rus enerji bağımlılığını sona erdirme sözü verdi, ancak bunu mevcut sözleşmelerin süresi dolmadan gerçekleştirmeyi planlamıyor. Buna rağmen Orban’ın AB yaptırım paketlerini bloke ederek Macaristan için muafiyet sağlamaya yönelik politikasının sürdürülmemesi, ülkenin 2035’ten önce Rus enerjisinden kopmak zorunda kalmasına yol açabilir.

DONDURULMUŞ RUS VARLIKLARI

AB içinde dondurulan yaklaşık 210 milyar avroluk Rus varlığına el konulması konusu, Orban’ın varlığına indirgenemeyecek bir tartışma olarak öne çıkıyor.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Slovakya’dan Robert Fico, Çekya’dan Andrej Babis ve Belçika Başbakanı Alexander De Croo da bu adıma karşı çıkıyor. Söz konusu varlıkların büyük bölümü Belçika’da tutuluyor.

Bu nedenle AB’nin Ukrayna’yı desteklemek için daha çok 90 milyar avroluk borçlanmaya dayalı kredi mekanizmasına yöneldiği belirtiliyor. Orban’ın sahneden çekilmesiyle birlikte bu kredi paketine yönelik oybirliği daha kolay sağlanabilir, ancak Fico veya Babis’in itiraz etmesi halinde süreç yine tıkanabilir.

BRÜKSEL VE FON PAZARLIĞI

AB, yargı bağımsızlığına ilişkin endişeler, yolsuzluk ve Orban döneminde yürürlüğe giren LGBT propagandasına yönelik yasak nedeniyle Macaristan’a ayrılan yaklaşık 20 milyar avroluk fonu bloke ediyor.

Magyar’ın anayasa değişikliği yapabilecek üçte iki çoğunluğu elde etmesi halinde, Brüksel’in talep ettiği yargı reformlarını hayata geçirmesi mümkün olabilir. Ancak fonların serbest bırakılıp bırakılmayacağı ve ne zaman bırakılacağı nihai olarak AB’nin kararına bağlı olacak.

Magyar’ın LGBT başlığında şimdiye kadar sessiz kalması dikkat çekerken, bu alanda AB beklentilerini karşılayacak adımların Macar kamuoyunda ne ölçüde karşılık bulacağı belirsizliğini koruyor.

Bu fonlara erişim, Magyar’ın sağlık, eğitim ve diğer kamu hizmetlerine yönelik harcama planlarının hayata geçirilmesi açısından kritik önem taşıyor.

GÖÇ POLİTİKASI KORUNABİLİR

Macaristan’ın daha fazla göçmene kapı açması düşük ihtimal olarak değerlendiriliyor. Orban döneminde uygulanan sert göç politikaları ülkede geniş destek görüyor.

Magyar da kampanya sürecinde Orban’a göç konusunda set eleştiriler yöneltmedi. AB dışından 35 bin işçinin ülkeye kabul edilmesini hedef alan uygulamaya karşı çıktı.

Yeni dönemde Brüksel’in Magyar üzerinde sığınmacı kabulü konusunda baskı kurup kurmayacağı ve Batı medyasının bu konuda nasıl bir tutum alacağı belirsizliğini koruyor.

Macaristan Viktor Orban Avrupa Birliği ABD Rusya Ukrayna