Öz İplik İş’ten Karesi Tekstil’e tepki: Hem emek hem çevre ihlalleri yaşanıyor
Karesi Tekstil’de sendikal baskı ve çevresel ihmal iddialarına dikkat çeken Öz İplik İş Sendikası, işçilerin işten çıkarıldığını, baskıya maruz kaldığını ve çevre ile halk sağlığının tehdit altında olduğunu açıkladı
Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapan Öz İplik İş Sendikası, R.B. Karesi İthalat İhracat Tekstil Sanayi ve Tic. A.Ş.’de yaşanan sendikal ihlaller ile çevresel sorunlara dikkat çekti. Sendika hem işçi haklarının hem de çevre ve halk sağlığının ihlal edildiğini belirtti. 24 Nisan 2026’da yapılan açıklamaya sendikanın genel merkez ve şube yöneticileri katıldı. Bursa İl Başkanı Ekrem Saraçoğlu, Karesi Tekstil’de yürütülen örgütlenme sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, işçilerin anayasal haklarını kullanmalarına rağmen baskı gördüğünü ifade etti.
Saraçoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bursa’da faaliyet gösteren ve binlerce işçinin çalıştığı Karesi Tekstil’de işçiler anayasal haklarını kullanarak sendikamıza üye olmuş, ancak işveren bu iradeyi tanımamıştır. Sendikaya üye olan ve örgütlenme sürecine öncülük eden işçiler hiçbir haklı gerekçe gösterilmeden işten çıkarılmıştır. Yaşanan süreç açık bir sendikal kıyımdır. Yaklaşık bir yıldır kararlılıkla sürdürülen örgütlenme mücadelesi boyunca işçiler baskı, tehdit ve sistematik sendikal ihlallerle karşı karşıya bırakılmıştır. 2026 yılı ücretlerinde yapılan yüksek oranlı artışlar da kalıcı bir iyileştirme değil, örgütlenmeyi zayıflatmaya yönelik geçici bir adımdır. Bakanlık denetimlerinde ‘sendikal ihlal vardır’ tespit edilmesine rağmen sürece etkin müdahale edilmemesi kabul edilemezdir.”
‘ÇEVRE VE HALK SAĞLIĞI TEHDİT ALTINDA’
Açıklamada yalnızca emek değil, çevresel sorunların da ciddi boyutlara ulaştığı öne sürüldü. Saraçoğlu, tesisle ilgili iddiaları şu sözlerle aktardı:
“Karesi Tekstil’de kömür kazanlarından çıkan yoğun dumanın çevreyi kirlettiği, atık suların arıtılmadan dereye bırakıldığı ve arıtma sistemlerinin fiilen çalıştırılmadığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Tesisin tarım arazileri üzerinde faaliyet göstermesi, ruhsatlı su kuyularının durumu ve atık su deşarjına ilişkin belirsizlikler kamuoyu açısından büyük soru işaretleri doğurmaktadır. Özellikle akşam saatlerinde çalıştırılan kömür kazanlarının bölge havasını kirlettiğine dair şikâyetler kaygı vericidir.”
İŞÇİLERE BASKI VE
ZORLA İŞLEM İDDİALARI
Saraçoğlu, işçilere yönelik uygulanan baskılara yönelik şunları söyledi:
“İşçilerin cep telefonları ve e-Devlet şifrelerinin baskıyla alındığı, sendika üyeliklerinin zorla iptal ettirildiği, ‘Tazminat verelim, sendikadan vazgeç’ dayatmalarının yapıldığı, işçilerin farklı şirketler üzerinden çalıştırılmaya zorlandığı, sendika ile işçi arasındaki bağın fiziki ve idari yöntemlerle koparılmaya çalışıldığı ve kamera ile takip sistemleriyle sürekli gözetim altında tutulduğu yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu uygulamalar hukuk, vicdan ve insan onuruyla bağdaşmamaktadır.”
MARKALARA VE BAKANLIĞA ÇAĞRI
Öz İplik İş Sendikası Karesi Tekstil’de üretim yaptıran markalara da çağrıda bulunarak, “etik üretim” söylemlerinin gereğini yerine getirmeye davet etti. Tedarik zincirlerinde yaşanan ihlallere sessiz kalmanın bu suça ortak olmak anlamına geldiği ifade edildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na da çağrıda bulunulan açıklamada, tespit edilmiş ihlaller karşısında sessiz kalınmaması ve anayasal hakların korunması için derhal gerekli adımların atılması istendi.
İşçilere de birlik ve dayanışma çağrısı yapan Öz İplik İş Sendikası, Karesi Tekstil’de yaşanan hak ihlallerine karşı mücadelenin büyüyerek devam edeceğini belirterek, tüm emek ve meslek örgütlerini, demokratik kitle örgütlerini ve kamuoyunu dayanışmaya davet etti.