09 Haziran 2026 Salı
İstanbul 25°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Pakistan ve Irak’tan İran’la Hürmüz anlaşması

Tahran’ın Hürmüz’de petrol ve LNG taşıyan tankerlerin geçişi için belirlediği kurallar, bölge tarafından da kabul görmeye başladı.

Pakistan ve Irak’tan İran’la Hürmüz anlaşması
DIŞ HABERLER SERVİSİ

İngiliz Reuters’e konuşan beş farklı kaynağın verdiği bilgiler ve bölgedeki tanker hareketliliği, Batı Asya’daki enerji jeopolitiğinde önemli bir kırılmaya işaret ediyor. ABD ve İsrail ile girdiği savaşın gölgesinde İran, Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatmak yerine, burayı kendi denetiminde bir “ücretli veya izinli koridor” haline getirmeye başladı. Irak ve Pakistan gibi bölgesel aktörlerin Tahran ile vardığı özel geçiş mutabakatları, uluslararası toplumun bir kısmının Hürmüz’deki İran otoritesini fiilen tanıdığı anlamına geliyor.

BAĞDAT VE İSLAMABAD’IN SEÇİMİ

Irak, bütçesinin yüzde 95’ini oluşturan petrol gelirlerini kurtarmak adına Tahran ile masaya oturan ilk ülkelerden biri oldu. Daha önce kamuoyuna yansımayan bir anlaşma uyarınca, toplam 4 milyon varil petrol taşıyan iki dev tanker, İran Deniz Kuvvetlerinin onayıyla pazar günü boğazdan geçti. Iraklı bir yetkili durumu açıkça özetledi: “Ekonomimizin çökmesi İran’ın da işine gelmez. Bu yüzden detaylı gemi bilgilerini ve rotalarımızı İran makamlarına önceden bildiriyoruz.”

Benzer bir durum Pakistan cephesinde de yaşanıyor. Yaz aylarındaki aşırı elektrik talebini karşılamak zorunda olan İslamabad, Katar menşeli LNG’yi ülkeye sokabilmek için Tahran ile anlaştı. Katar’ın doğrudan dahil olmadığı ancak Washington’u önceden bilgilendirdiği bu süreç, Pakistan’ın enerji güvenliğini sağlamak adına Hürmüz’deki yeni denetim mekanizmasını kabul ettiğini gösteriyor.

Pakistan ve Irak’tan İran’la Hürmüz anlaşması - Resim : 1

‘HÜRMÜZ ARTIK İRAN’IN KONTROLÜNDE’

Savaş öncesinde dünya ham petrol ve LNG arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, deniz hukukuna göre uluslararası bir geçiş güzergahı sayılıyordu. Ancak ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukası ve Tahran’ın karşı hamleleri, bu durumu kökten değiştirdi. Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsünden Claudio Steuer’in ifadesiyle, “Hürmüz artık tarafsız bir transit rota değil, İran’ın kontrolündeki bir koridor.”

İstatistikler değişen ortaya koyuyor: Savaştan önce ayda ortalama 3 bin geminin geçtiği boğazdan şu anki trafik yüzde 95 oranında azalarak mevcut kapasitenin sadece yüzde 5’ine gerilemiş durumda. Bu dar boğazdan geçmeyi başaran nadir gemiler ise artık bayraklarına veya yüklerine göre değil, Tahran ile yapılan ikili “güvenli geçiş” anlaşmalarına göre hareket ediyor.

‘İRAN’IN KONTROLÜ NORM HALİNE GELİYOR’

MST Marquee Araştırma Başkanı Saul Kavonic, bu durumun Batı için tehlikeli bir emsal teşkil ettiği görüşünde. Kavonic, “Daha fazla hükümet geçiş için İran ile anlaşma yapmaya istekli hale geldikçe, Tahran’ın boğaz üzerindeki kalıcı kontrolü uluslararası bir norm haline geliyor.” dedi.

Tahran yönetimi, boğazdaki denetimi gevşetmek için savaş tazminatı, yaptırımların tamamen kaldırılması ve dondurulmuş varlıklara erişim gibi şartlar öne sürüyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın bu talepleri “çöp” olarak nitelendirmesi, diplomatik bir çözümün uzak olduğunu gösterirken, sahadaki enerji akışı İran Devrim Muhafızları (DMO)’nın belirlediği deniz rotaları üzerinden akmaya devam ediyor.

BÜROKRATİK MEKANİZMA

Sektör kaynakları, İran’ın kontrolünü resmileştirmek için bürokratik bir mekanizma kurduğunu belirtiyor. Artık gemilerin sadece geçiş yapması yetmiyor; varış yeri, kargo spesifikasyonları ve mülkiyet bilgileri gibi detaylı dosyalar İranlı ekiplere sunuluyor.

Pakistanlı kaynaklar Devrim Muhafızları’nın bazen “oyun esnasında kural değiştirdiğini” söylese de, enerji açlığı çeken Asya ekonomileri için İran’ın bu denetimini kabul etmek, alternatif bir rotanın yokluğunda tek seçenek gibi görünüyor.

Brent petrolün savaşın başından bu yana yüzde 50, LNG fiyatlarının ise yer yer yüzde 50’den fazla artması, dünya ekonomisini bu kontrollü koridora muhtaç bırakıyor.

Eğer bu eğilim devam ederse, Hürmüz Boğazı’nın “uluslararası sular” statüsü, yerini kalıcı bir “İran iç denizi” uygulamasına bırakabilir.

Pakistan Irak İran Hürmüz Boğazı