10 Eylül 2026 Perşembe
İstanbul 28°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Pamuk üreticisi maliyetler altında eziliyor: Çiftçi borcunu borçla kapatıyor

Şanlıurfa Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar, sulama birlikleri arasındaki fahiş fiyat farkları ve artan enerji maliyetleri nedeniyle üreticinin zor durumda olduğunu açıkladı. İpar, maliyetler nedeniyle pamuk ekim alanlarında son üç yılda yüzde 30’a yakın azalma yaşandığını belirtti.

Pamuk üreticisi maliyetler altında eziliyor: Çiftçi borcunu borçla kapatıyor

Şanlıurfa’da tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, artan girdi maliyetleri ve sulama ücretlerindeki dengesizlikler nedeniyle tehlikeye giriyor. Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar, Aydınlık’a yaptığı açıklamada, özellikle enerjiye dayalı sulama yapan bölgeler ile cazibe suyunun kullanıldığı bölgeler arasındaki fahiş fiyat farklarına dikkat çekti. Üreticinin maliyetler karşısında ezildiğini ifade eden İpar, bu durumun stratejik ürünler arasında yer alan pamuğun ekim alanlarını daralttığını vurguladı.

SULAMA ÜCRETLERİNDE YÜZDE 400’LÜK UÇURUM

İlçeler arasındaki sulama maliyeti farklarının üretimi imkansız hale getirdiğini belirten Hikmet İpar, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Cazibeli suyla sulama yapılan ilçelerimiz ile normal pompa suyla sulama yapılan ilçeler arasında yüzde 300-400 civarında bir fark var. Harran’ın Akçakale bölgesinde tünelle aktarılan ve kendi akışıyla giden cazibe suyu kullanıldığı için sulama ücreti 900 lira civarında. Ancak Suruç, Bozova ve Hilvan’ın bir kesimi gibi enerji tüketimi olan bölgelerde bu rakam 4 bin ile 10 bin lira arasında değişiyor. En büyük maliyetimiz enerji ve sulama gideridir. Dolayısıyla bu maliyet arttıkça çiftçilerimiz onlardan kaçmak zorunda kalıyor.”

STRATEJİK ÜRÜN PAMUKTA BÜYÜK KAN KAYBI

Yüksek sulama maliyetlerinin çiftçiyi su isteyen ürünlerden uzaklaştırdığını ifade eden İpar, pamuk üretimindeki gerilemeyi şu sözlerle aktardı:

“Yüksek sulama maliyeti olan bölgelerde pamuktan geri çekilme var. Son üç yılda her yıl azalma yaşandı; ilk yıl yüzde 5, sonraki yıl yüzde 10, bu sene de yüzde 10 olmak üzere toplamda yüzde 25'in üzerinde bir azalma oldu. Bu sene yüzde 30 civarında bir azalma görebiliriz. Çiftçimiz para kazanamadığı için daha az su isteyen arpa, buğday ve mercimeğe yöneliyor. Geçen yıl Antep fıstığı dışında çiftçimiz hiçbir üründen para kazanamadı. Hem kuraklık hem de fiyat istikrarsızlığı üreticiyi vurdu. Girdiler yükseliyor ama ürünün değeri aynı oranda değişmiyor.”

ÇÖZÜM HAVUZ SİSTEMİ VE GÜNEŞ PANELİ TEŞVİKLERİ

Sistemdeki adaletsizliğin giderilmesi için çözüm yollarını sıralayan İpar, enerji fiyatlarının düşürülmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Sulama birlikleri arasında birliğin sağlanması için bölgede bir havuz sistemi kurulması lazım. Devlet ya elektriği üreticiye ücretsiz vermeli ya da güneş panelleri kurup, özellikle sulama birliklerinin bu sistemleri kurmasını teşvik etmeli. Güneş panellerinden elde edilen enerji bedelden mahsup edilerek çiftçinin yükü düşürülmeli. Alternatif enerji kaynakları bulmamız şart. Sıfır faizli kredilere erişim ise çok zor; dosya masrafı ve ekspertiz derken maliyet yüzde 18’i buluyor. Sözde faizsiz olan bu krediler bürokrasiye takılıyor.”

‘ÇİFTÇİ BORCU BORÇLA KAPATIYOR’

Çiftçinin kredi kullanabilmesi için önüne konulan engel ve şartların üretimi durma noktasına getirdiğini belirten İpar, borç sarmalına dair şu ifadeleri kullandı:

“Bu yıl Ocak ayından itibaren SGK ve maliyeye borcu olmadığına dair yazı istenmeye başlandı. Çiftçinin yüzde 70-80’inin kesinlikle SGK borcu var. Ziraat Odası’na kayıt olan otomatikman Bağ-Kur'lu oluyor ama primini ödeyemiyor. Devlet, 'borca mahsuben kredi verebiliriz' diyor. Yani borcu borçla kapatmak gerekiyor. Adam arazisini ekebilmek için bir yerden borç alıyor, SGK borcunu kapatıyor, sonra bankadan kredi alıp o borcu ödüyor. Kredi krediyle kapanıyor. Bu şartlar altında üreticinin ayakta kalması çok zor.”

Kaynak: Aydinlik.com.tr - HABER MERKEZİ
Hilvan Şanlıurfa Ziraat Odası pamuk Enerji