20 Temmuz 2026 Pazartesi
İstanbul 30°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Emperyalist işbirlikçisi saltanata sadakat NATO zirvesinde zirve yaptı!

Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek, yeni müfredatta "Kurtuluş Savaşı" yerine "Millî Mücadele" kavramını getirmek isteyen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı. Perinçek, "NATO'yu da getirseniz saltanatı kurtaramazsınız. Padişahlığı yıktığımız için Millî Mücadelede zafere ulaştık" dedi.

Perinçek’ten Milli Eğitim Bakanı’na istifa çağrısı: ‘NATO’yu da getirseniz saltanatı kurtaramazsınız!’

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Vatan Partisi İstanbul İl Merkezinde basın toplantısı düzenleyerek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Kurtuluş Savaşı’na ilişkin açıklamasını değerlendirdi. Perinçek, özetle şunları belirtti:

“6 Temmuz 2026 günü basında yer alan haberlere göre, Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin, AK Partili milletvekilleriyle bir araya geldiği toplantılarda, Yeni Müfredatta “Kurtuluş Savaşı” ifadesinin çıkarılacağını ve yerine “Millî Mücadele” kavramının getirileceğini belirtiyor ve gerekçesini de şöyle özetliyor: “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı.”

MİLLÎ MÜCADELE VE KURTULUŞ SAVAŞI KAVRAMLARI KARŞI KARŞIYA KONAMAZ

Öncelikle ve vurgulayarak belirtelim: “Millî Mücadele” ve “Kurtuluş Savaşı” kavramları karşı karşıya konamaz.

Hele ileri sürülen gerekçe, bırakalım Millî Eğitim Bakanlığı sorumluluğunu, sıradan bir öğrenci sorumluluğuyla ve bilgisiyle dahi bağdaşmaz.

AK Parti iktidarı Millî Eğitim Bakanı’nın “Kurtuluş Savaşı” kavramından rahatsızlık duyduğu anlaşılıyor. Kuşkusuz bu rahatsızlığın kaynağında Millî Mücadeleden rahatsız olmak var. Nitekim Bakan Beyin kendisi bu ruh halini açıkça itiraf etmektedir.

Millî Mücadele kavramını Kurtuluş Savaşı kavramının karşısına dikme girişimi, gençlerimizi beyin göçüne kışkırtan Batı emperyalizmi planlarına hizmet etmektedir.

'GÜVENLİK STRATEJİSİ BÖYLE KURULMAZ'

“Amerika’yla savunma işbirliği geçim sıkıntısı için şans olmaz mı?” sorusuna Perinçek şöyle yanıt verdi:

“Bir ülkenin güvenlik stratejisi, şuraya patlıcan satacağım, biber satacağım diye kurulmaz. Türkiye ekonomisi baş aşağı gidiyor. Bu iflastan Türkiye’yi savunma aletleri satarak kimse kurtaramaz. Güvenlik stratejisi ve Türkiye’nin dış ilişkileri böyle kurulamaz. Türkiye’nin en büyük ticaret ortakları Çin ve Rusya. Türkiye ekonomisi ve Çin ve Rusya ile birleşiyor. Dış ticaret açığını daha da büyütürsünüz. Çin ve Rusya’yı karşınıza almak Türkiye’nin ekonomik kurtuluş imkanlarını da berhava etmek anlamına geliyor. Kaan uçağının ismini verirken Türkiye’yi satmaya başlıyorsunuz. Türkçede Kaan diye bir kelime yok. İbranice. Türkiye’nin içine girdiği karanlık siyasetlerin bir örneği. Neden Kağan koymadınız? Sözlüğe bakmadınız mı? Mesele uçak satmak değil Amerika’ya, siyonizme yaranmak var. İktidara geleceğiz ve Kaan ismini uçağın gövdesinden sileceğiz. Adı Kağan olacak. Bilge Kağan gibi…”

KURTULUŞ SAVAŞI KAVRAMI İKTİSADÎ KURTULUŞU DA KAPSAR

Emperyalist işbirlikçisi saltanata sadakat NATO zirvesinde zirve yaptı! - Resim : 1

“Millî Mücadele” kavramı Birinci Cihan Savaşı’ndan başlayarak kullanılmıştır. Millî Mücadele’ye 1932 yılından sonra Kurtuluş Savaşı denmiştir.

Millî Mücadelemizin (Kurtuluş Savaşımızın) 1 Ekim 1914 günü Kapitülasyonların kaldırılmasıyla başladığı ve 1922 yılı 9 Eylül günü İzmir’in kurtarılmasıyla kesin zafere ulaştığı tarihsel gerçektir.

Bu tarihsel süreçte, Kurtuluş Savaşı kavramı, Millî Mücadele kavramından daha geniş bir anlam içermiştir. Bu kapsamlı anlam, işgalden kurtuluşun ötesinde iktisadî kurtuluştur. Bilindiği gibi İttihat Terakki yönetimi, önce 1 Ekim 1914 günü Kapitülasyonları kaldırarak, İktisadî Kurtuluş Savaşını başlattı. Hemen arkasından 29 Ekim 1914 günü Karadeniz’de Çarlık Rusyası donanmasını ve limanlarını bombalayarak Cihan Savaşına girdi. Bu üstün kurmaylık eseri olan cesur ve hesaplı karar, Cihan Savaşı sonrasındaki Rus ve Türk devrimlerinin yolunu açmıştır. O karar, 1915 yılı Mart ayında İngiliz ve Fransız donanmalarının Çanakkale Boğazı’nı zorladığı koşullarda, Çarlık Rusyası’nın kuzeyden İstanbul’u ele geçirme girişimi önlenmiş ve Rus Devriminin koşullarını yaratmıştı. Arkasından Millî Mücadele, Sovyet Devrimiyle ittifak kurarak başarıya ulaştı.

'TEKSAS’TAN ANKARA’YA SÖZÜ BİR UTANÇTIR'

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, NATO Genel Sekreteri Rutte’nin “Teksas’tan Ankara’ya” sözlerini kullanmasına tepki gösteren Perinçek şu ifadeleri kullandı:

“Teksas’tan Ankara’ya sözü bir utançtır. Teksas Amerika’nın bir eyaleti. Amerika Birleşik Devletleri içinde bir devlet. Siz Teksas’tan Ankara’ya dediğiniz zaman Türkiye Cumhuriyeti’ni de Amerika’nın 52. Eyaleti çağrışımı içine sokuyorsunuz. Washington’dan Ankara’ya desen, Amerika’nın başkenti ve onun dengi olan Ankara... Ayıptır, utançtır. Atatürk’ün Türkiye’si ABD’nin bir devleti olabilir mi? Bu küçük Amerikacılıktan başka nedir?

“Sayın Yaşar Güler değerli bir insan. Ama işte insan yanlış hükümetlerde görev aldığı zaman birtakım hazin durumlarla da karşılaşıyor. Konuşmasının özü şu; NATO içinde Amerika ve Avrupa arasındaki çelişmelerde Amerika’nın yanında. Türkiye NATO içindeki açıklamalarda bir saf tuttu. Amerika’nın yanında Avrupa’ya karşı bir mevzilenme var. Affedilmez bir tutumdur. Bunun hiçbir geleceği yoktur. Teksas’tan Ankara’ya laflarına son versinler. Bu utancı artık Türkiye seyredemez. Türkiye’nin Teksas’la aynı düzlemde anılması, ayıptır. Bunları kabul edemeyiz. Türkiye Cumhuriyeti başı dik egemen bir devlettir. Bu zihinsel bir esaret söylemidir.”

HİÇ KİMSE BAŞI DİK İMPARATORLUK MİRASINI EMPERYALİZM İŞBİRLİĞİNİN ÖRTÜSÜ YAPAMAZ

Sayın Bakan ve Müfredatı hazırlayan uzmanları, Millî Mücadele tarihini bilmedikleri ve yıkılan saltanatın acısını bir türlü içlerinden atamadıkları için, Müfredatla oynamaya kalkışıyorlar.

Sayın Yusuf Tekin, “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı.” diyor.

Hiç kimse, Orhan Gazilerin, Fatih Sultan Mehmetlerin, Yavuz Sultan Selimlerin temsil ettiği imparatorluğun başı dik yaşama mirasının arkasına gizlenerek, Millî Mücadele yıllarında İngiliz ve Fransız işgalcileriyle işbirliği yapan saltanat sahiplerini aklamaya kalkmasın. Bu Zati Sungur numarasında en küçük başarı şansı yoktur.

'TÜRKİYE YÜKSELEN ASYA’DA ÖNCÜ OLACAK'

Ekranlar logolarının yanına NATO amblemi koyup, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’ya inişini gösterdiği dakikalarda Perinçek canlı yayında şu gerçekleri açıklıyordu:

“Silivri duvarlarını yıkmamızdan sonra ve 15-16 Temmuz’da NATO Gladyosunu bastırmamızdan bu yana Türkiye zincirlerini kırıyor. Hangi zincirleri? NATO zincirlerini, Amerikan zincirlerini kırıyor. Türkiye hapishanelerinde NATO generalleri yatıyor. Kimse bu süreci NATO zirvelerinde zirve yapan NATO’ya bağımlılıkla önleyemez. Kimse bu sürece çelme takamaz. Ama kendi gelecekleri ile ilgili karar verebilirler. Bu bir siyasi intihar olur. Türkiye yine yolunu açar. Türkiye önümüzdeki dönem Yükselen Asya Uygarlığının öncü mevzilerinde olacak. Rusya ile Çin ile İran ile Türk cumhuriyetleriyle birlikte… Kıbrıs meselesini de ekleyelim; Siz bu politikanızla, NATOperestliğinizle KKTC’yi de koruyamazsınız. Onun için iktidarda kalamazsınız. Türkiye’nin önü açıktır. Karamsarlığa yer yok.”

İNGİLİZ-FRANSIZ GÜDÜMLÜ PADİŞAHLIĞI YIKMASAYDIK MİLLÎ MÜCADELE ZAFERE ULAŞAMAZDI

Millî Mücadele, emperyalizmin işgalinden kurtuluştur. Ama aynı zamanda İstanbul’da emperyalizmin denetimi altındaki Padişah yönetiminden kurtuluştur.

Unutulmasın: Millî Mücadele, önce Padişah hükümetinin İngiliz altınlarıyla silahlandırıp Millî Kuvvetlerin üzerine sürdüğü İrtica Kuvvetlerini bastırarak başladı. İç cephedeki düşmanı temizlemek, işgalden kurtuluşun ön şartıydı.

İngiliz Fransız işgalcilerinin talimatlarıyla Millî Mücadeleyi bastırmaya kalkan İstanbul’daki Saltanat sahipleri, Millî Mücadele düşmanlığının bedelini tahtlarını ve taclarını kaybederek ödediler.

Eğer Büyük Devrimci Önderimiz Mustafa Kemal Paşa, 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Devrimci bir Meclis ve Devrimci bir Hükümet kurmasaydı, Millî Mücadele başarılamazdı. Padişahtan kurtulmak ve bu sayede bütün milletin azim ve kararını seferber eden bir Millî Hükümet kurmak, Millî Mücadele zaferinin anahtarıdır.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANIMIZ İŞGAL ETTİĞİ MAKAMIN KURULUŞ TARİHİNİ BİLMİYOR

Eğer intikam duygularından kurtularak Müfredat yazacak olursak, Cumhuriyet öğrencisine şu gerçeği öğreteceğiz: Önce 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Cumhuriyeti fiilen kurduk ve vatanımızı Cumhuriyet Hükümetinin önderliğinde kurtardık. İngiliz-Fransız gölgesindeki Padişah yönetiminden kurtulmasaydık, vatanı kurtaramazdık. Millî Mücadele tarihimizin özü budur!

Müfredat yazıcılarının tarih kitabı okumaya vakitleri olmadığı anlaşılıyor. 2020 yılının Mart-Nisan-Mayıs aylarında TRT 1 ekranlarında yayınlanan “Ya İstiklal Ya Ölüm” dizisini izleyerek Millî Mücadele tarihini öğrenebilirler.

Millî Eğitim Bakanımız, Cumhuriyetin Millî Eğitim Bakanı makamını işgal ediyor, ancak işgal ettiği makamın kuruluş eylemine sadakatten yoksundur.

SALTANATIN YIKINTILARI ALTINDA KALANLAR DEMOKRASİ KURAMAZ

Millî Eğitim Bakanı, istediği kadar Müfredat değiştirsin, yıkılan saltanatı kurtaracak güce sahip değildir. NATO’larını getirsinler, yine de padişahlarını yıkıntıların altından çıkartamazlar. Ancak kendilerini o yıkıntının altına atmış olurlar.

Müfredat oyunlarıyla saltanata sadakat üzerinden emperyalizme boyun eğme girişiminde ısrar edilirse, yalnız Millî Eğitim Bakanı değil, AK Parti iktidarı da sorumlu olur.

Bu, bir siyasî intihardır, tarihî intihardır ve vicdanî intihardır.

Yüzyıl önce emperyalizmle işbirliği eden saltanata sadakati gençliğin zihnine zerk etmeye kalkanlar, kulluğu diriltebileceklerini sanmasınlar. O devir arkada kalmıştır.

Demokrasi, emperyalizme bağımlılığı, padişaha kulluğu, şeyhlere müritliği, ağalara marabalığı, beylere yanaşmalığı ortan kaldıran hükümet sistemidir. Namık Kemaller’den Mustafa Kemaller’e uzanan Türk Devriminin programı budur ve önüne geçilemez!

‘TÜRKİSTAN KARARININ TÜRKÇÜLÜKLE İLGİSİ YOK!’

Milli Eğitim Bakanlığının “Orta Asya” yerine “Türkistan” ifadesini kullanma kararı sorulan Perinçek şunları söyledi:

“Orta Asya binlerce yıllık tarihi olan bir kavram. Orta Asya’da yalnız Türkler yok. Afganlar var, Peştunlar var, Moğollar var. Başka halklar ve ülkeler var. ‘Türkistan’ dediğiniz zaman Türkiye Cumhuriyeti’ni, orada yaşayan halklarla da karşı karşıya getiriyorsunuz.

“Orta Asya dediğiniz coğrafyanın bir kısmı Rusya Federasyonu toprakları. Bir kısmı Çin Halk Cumhuriyeti toprakları içinde. Bir yandan siz Çin yöneticileriyle buluştuğunuzda ‘Çin’in toprak bütünlüğü’ diyeceksiniz. Bir yandan Putin’le telefon konuşmanızda Rusya’nın toprak bütünlüğünü savunuyorsunuz. Ama Türkistan diyerek Orta Asya’daki ülkeleri İran da Rusya da Çin de Afganistan da dahil rahatsız ediyorsunuz. Neye hizmet ediyorsunuz? ABD emperyalistlerinin Türkiye’yi, Çin, Rusya ve Asya halklarıyla ve devletleriyle karşı karşıya getirme planlarına hizmet ediyorsunuz. NATOperestlik yapıyorsunuz. Bunun Türkçülükle bir ilgisi yok! Türkçülük akıldır.”

SALTANATA SADAKAT NATO ZİRVESİNDE ZİRVE YAPIYOR

Millî Mücadele yıllarındaki saltanat sahiplerine sadakat, emperyalizme sadakattir, NATO’ya sadakattir. Müfredatı Trumplar’ın, Tom Barracklar’ın dayatmaları doğrultusunda değiştirme girişimi, NATO patronlarına yaranma eğiliminin zirve yaptığını gösteriyor. Saltanata sadakat, NATO Zirvesi’nde zirve yapıyor! Ancak bu zirveden toprağa iniş yok, yalnızca düşüş var!

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI DERHAL İSTİFA ETMELİDİR İSTİFA ETMİYORSA GÖREVDEN ALINMALIDIR

Hâlâ yıkılan padişahın intikamı peşinde olanlar, Millî Mücadele kavramının arkasına saklanamazlar. Çünkü Millî Mücadele, padişahı yıktığımız için zafere ulaştı.

Millî Eğitim Bakanlığı, Cumhuriyetimizde Millî sıfatını taşıyan iki bakanlıktan biridir.

Millî olmak, padişahın kulu olmak değildir.

Millî olma devrimimiz, saltanattan kurtuluş sürecinin eseridir.

Türk Milleti, gençliğini yıkılan saltanatın intikamı peşinde olanlara emanet etmiyor ve etmeyecektir.

Saltanata itibar kazandırma gayretinde olanlar, Millî Eğitim Bakanı olamaz.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir.

İstifa etmiyorsa, görevden alınmalıdır.

Kaynak: Aydinlik.com.tr - HABER MERKEZİ
Vatan Partisi Doğu Perinçek Yusuf Tekin Milli mücadele Kurtuluş Savaşı İstifa NATO