14 Nisan 2026 Salı
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Perinçek’ten Yalçın Küçük’le hapishane anısı: ‘Bir saat bile rahatsız olmadım’

Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, Prof. Dr. Yalçın Küçük’le 1990’lı yılların sonunda Hayman Cezaevinde dört aya yakın aynı hücrede kaldıklarını bildirerek “Kırmızı atkısı ve kalpağıyla mevzisini belli ederdi. Sosyalizm davasına hep bağlı kaldı.Hoş, güzel bir arkadaşlığımız oldu.” dedi.

Perinçek’ten Yalçın Küçük’le hapishane anısı: ‘Bir saat bile rahatsız olmadım’

Dün akşam Ulusal Kanal’da Çıkış Yolu programında Aydınlık Ankara Temsilcisi İsmet Özçelik ve Ankara Haber Müdürü Aykut Diş’in sorularını yanıtlayan Perinçek, önceki gün vefat eden Prof. Dr. Yalçın Küçük’ü şöyle anlattı:

“Değerli bir aydınımızdı. Çalışkan ve üretken bir arkadaşımızdı. Yalçın Küçük’le arkadaşlığım 1968’de başladı. İkimiz de Mehmet Ali Aybar’ın Genel Başkanı olduğu Türkiye İşçi Partisi’nde idik. Partinin bilim kurulunda beraberdik. Haymana Cezaevi’nde dört ay kadar aynı yerde kaldık. İki yatağın zor sığdığı bir odaydı. Bir avlumuz vardı. Bir yatak büyüklüğün taşla çevrili toprakla dolu bir alan vardı. Ben orada marul, soğan falan yetiştiriyordum. O da pişirme ustasıydı. Piknik gibi yapardık o avluda. O ufacık yerde aylarca 24 saat beraberdik. Kolay değil iki kişinin öyle yaşaması. Ben bir saat bile ondan rahatsızlık hissetmedim. En küçük bana dokunan bir davranışını hatırlamıyorum. Neşeli, iyimser; devamlı bir fikir alışverişi içinde yaşadık. Günde 13-14 saat çalışıyorduk. Sonra uydurma bir şeyle bizi ayırdılar. Mektuplaşarak fikir alışverişine devam ettik. O mektupların hepsini saklıyorum. O da benimkileri saklıyormuş. El yazısıyla mektuplardı. Bir ara dedim ki ‘Kitap yapalım onları.’ ‘Taşınırken koliye koydum. Şahane olur.’ dedi. Ergenekon Davasında da dik durdu. Aydınlık yazarlığı yaptı. Kırmızı atkısı ve kalpağıyla mevzisini belli ederdi. Sosyalizm davasına hep bağlı kaldı. Hoş, güzel bir arkadaşlığımız oldu. Saygı ve rahmetle anıyorum.”

Yalçın Küçük Doğu Perinçek