Prof. İzzet Özgenç: Bu haliyle kanunlaşırsa uygulamada kaos çıkar
Prof. Dr. İzzet Özgenç, Erdoğan’a açık mektup yazarak TBMM’ye sunulan kanun teklifini eleştirdi. Öcalan'a tanınan istisna ve PKK'nın malvarlığına dair eksikliklere dikkat çeken Özgenç, 'Teklif düzeltilebilir mahiyette değildir, yasalaşırsa içinden çıkılamaz bir kaosa sürükleniriz' dedi.
Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Özgenç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sosyal medya hesabından açık bir mektup yayınlayarak TBMM’ye sunulan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin eksikliklerine dikkat çekti. Teklifin kanunlaşması halinde uygulamada önemli sorunlar ortaya çıkacağını vurgulayan Özgenç, “Teklif, yasama sürecinde düzeltilebilir bir mahiyet taşımamaktadır.” dedi. Özgenç’in uyarıları özetle şöyle oldu:
HUKUK TEKNİĞİ BAKIMINDAN ÇELİŞKİLİ
“Teklifte, Abdullah Öcalan ile ilgili mahkumiyet hükmü örtülü bir şekilde istisna kılınmıştır. Bu istisnanın oluşturulmasında hukuk tekniği bakımından bir çelişkiye düşülmüştür. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu 1 Haziran 2005 tarihinden günümüze kadar işleyenler Teklif hükümlerinden yararlanabilecek iken, aynı suçu bu tarihten önce işleyenlerin yararlandırılmaması, kanun tekniği bakımından sorunludur.
‘TAMAMIYLA İLGİLİ SORUŞTUMA YOK’
“Dikkat edilmelidir ki, örgütün yönetimini deruhte eden kişilerin tamamıyla ilgili olarak Türkiye’de henüz soruşturma açılmış değildir. Teklife göre, terör suçlarından dolayı soruşturma ve kovuşturma işlemine henüz maruz bırakılmamış olan örgüt mensupları hakkında hangi suç sebebiyle olursa olsun soruşturma yapılması, Teklifle oluşturulması amaçlanan idari organın (Kurul’un) iznine tabi tutulmaktadır (m. 3, f. 3). Örgüt yöneticilerinin, haklarında soruşturma başlatılmış olsa bile, kasten öldürme suçlarının işlenişine herhangi bir şekilde iştirak edip etmedikleri araştırılmadan, bu soruşturmalar Cumhuriyet savcısının kararıyla ertelenebilecektir (m. 3, f. 1). Bu karara karşı itirazı, sulh ceza hakimi inceleyip karara bağlayacaktır (m. 3, f. 2).
‘HUKUK SİSTEMİMİZ İLE BAĞDAŞMIYOR’
“Teklifte, haklarında soruşturma veya kovuşturma yapılan kişilerin tabi tutulacakları denetim süresi zarfında ‘soruşturma ve kovuşturma nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması’na yönelik olarak bir hükme yer verilmiştir (m. 7, f. 4, bent a). Bu hükmün hukuk sistemimiz ile bağdaşır ve uygulanabilir hiçbir yönü bulunmamaktadır.
‘MALVARLIĞI HAKKINDA HÜKÜM YOK’
“Söz konusu Kanun Teklifinde PKK’nin kontrolü altındaki malvarlığı değerlerinin akıbetinin ne olacağına dair hiçbir hükme yer verilmemiş olması, dikkat çekicidir. Teklifte, daha önce işlenmiş bir suçun soruşturması sürecinde el konulmuş olan malvarlığı değerlerinin müsadere edileceğine dair hükme yer verilmiş olması (m. 3, f. 1), bu eksikliği ve sorunu gidermemektedir.
‘UYGULAMANIN İÇİNDEN ÇIKILAMAZ’
“Kanun teklifinin kaleme alınmasında hukuki terimler özensiz bir şekilde kullanılmıştır. Bu nedenle, Teklifin kanunlaşması halinde hükümlerinin anlaşılması bağlamında uygulamada önemli sorunlar ortaya çıkacaktır. Teklifin teknik bakımdan sorunlu diğer düzenlemeleri ile ilgili olarak görüş açıklanmasını bu aşamada zait addetmekteyim. Teklif, bu yönleri itibarıyla yasama sürecinde düzeltilebilir bir mahiyet taşımamaktadır. Teklif bekletilerek, özellikle Kürt sorununun çözümüne ve buna bağlı olarak terör örgütünün fiili varlığına son verilmesine, örgüt mensuplarının topluma kazandırılabilmelerine yönelik olarak, uygun görülecek akademik kadronun da katkısı sağlanarak, Hukuk Devleti ilkeleri çerçevesinde yeniden bir çalışma başlatılmasını önermekteyim. Aksi takdirde, söz konusu Teklif bu haliyle kanunlaştığı takdirde, uygulamada içinden çıkılamaz bir kaos ortamına sürüklenmiş olacağız!”