Sahte şeyhe İsrail’den görev
Aydınlık’ın Türk kamuoyunu ve yetkilileri, hakkında uyardığı ‘sahte şeyh’ Selim Narlı’nın siyonist bağları deşifre oldu. Narlı artık tescilli İsrail görevlisi!
Mart 2025’te Suriye’nin Lazkiye ve Tartus bölgelerinde yaşanan olaylar sırasında İsrail’e müdahale çağrısıyla gündeme gelen sahte şeyh Selim Narlı, bu kez de İsrailli bir oluşumun atamasıyla dikkat çekti. İsrailli stratejist Tom Wegner’in kurduğu Abrahamic Movement (İbrahimi Hareket), Narlı’nın “Türkiye’deki Alevi Toplumu Özel Temsilcisi” olarak atandığını duyurdu.
Duyuru, İbrahimi Hareket’in kurucusu Wegner tarafından sosyal medyadan paylaşıldı. Açıklamada, görevinin 9 Haziran itibarıyla resmen başladığı belirtilirken, Narlı’nın Türkiye’deki Alevi toplumu ile İbrahimi Hareket arasındaki ilişkileri geliştireceği belirtildi.
EHUD BARAK’IN SÖZCÜSÜ
Narlı’yı görevlendiren Tom Wegner, İsrail’de uzun yıllardır siyasal iletişim alanında faaliyet gösteren bir isim. Wegner’in özgeçmişinde; Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak’ın sözcülüğü, Peres Barış Merkezi’ndeki danışmanlık görevi ve çeşitli İsrail merkezli düşünce kuruluşlarında yürüttüğü çalışmalar yer alıyor. Wegner tarafından 2025 yılında kurulan İbrahimi Hareket, kendisini İsrail ile Müslüman toplumlar arasında diyalog ve işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan uluslararası bir hareket olarak tanımlıyor. Hareket, İbrahim Anlaşmaları çizgisinde faaliyet yürüttüğünü ifade ediyor.
ORTADOĞU’DA AĞ KURUYOR
Arap basınında yayınlanan değerlendirmelerde de hareketin bölgedeki faaliyetleri tartışma konusu olmuş. Al Mayadeen’de yayınlanan bir analizde, hareketin Suriye’deki faaliyetleri “yeni bir toplumsal mühendislik girişimi” olarak niteleniyor. Söz konusu analizde, hareketin yalnızca dinlerarası diyalog ya da kültürel etkileşim hedefleyen bir yapı olmadığı, İbrahim Anlaşmaları’nın toplumsal tabanını genişletmeyi amaçlayan siyasi bir proje niteliği taşıdığı kaydediliyor. Yazıda özellikle Suriye’de Aleviler, Dürziler ve diğer azınlık topluluklarıyla kurulan ilişkilerin, İsrail’in bölgedeki nüfuz alanını genişletme stratejisinin bir parçası olduğu vurgulanıyor.
Arapça yayın yapan çeşitli platformlarda yer alan değerlendirmelerde de hareketin İsrail ile Müslüman toplumlar arasında yeni ilişkiler geliştirme hedefinin ötesine geçerek, yerel topluluklar içinde temsilcilikler ve etki ağları oluşturmaya çalıştığı belirtildi. Bu çerçevede İbrahimi Hareket’in Suriye sahasındaki girişimleri ve İsrail bağlantıları tartışma konusu oldu.
Öte yandan Wegner de İsrail basınına verdiği röportajlarda hedeflerinin yalnızca devletler arası diplomatik ilişkiler kurmak olmadığını açıkça dile getiriyor. İbrahimi Hareket’in devletler arasında imzalanan İbrahim Anlaşmaları’nı toplumlar düzeyinde de yaygınlaştırmayı amaçladığını belirten Wegner, farklı ülkelerde taban düzeyinde ilişkiler geliştirmeye çalıştıklarını ifade ediyor.
Ynet’e verdiği bir röportajda hareketin “hükümetlerin ötesinde halklar arasında da bir İbrahimi ağ oluşturmayı” hedeflediğini söyleyen Wegner, Suriye dahil birçok ülkede bağlantılar kurduklarını anlattı. Aynı röportajda hareketin farklı dini ve etnik topluluklarla doğrudan temas kurduğunu belirten Wegner, İbrahim Anlaşmaları’nı destekleyen uluslararası bir toplumsal taban oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Hareketin faaliyet gösterdiği ülkelerde yerel temsilciler ve kanaat önderleriyle çalıştığını kaydeden Wegner, bu yapıyı “küresel bir İbrahimi ağ” olarak tanımladı.
İlk kez Aydınlık yazmıştı
Selim Narlı’nın adı Mart 2025’te, Suriye’nin Lazkiye ve Tartus bölgelerinde yaşanan olayların ardından Hatay’ın Samandağ ilçesinde düzenlenen gösteride yaptığı açıklamalarla gündeme geldi. DEM Parti, Türkiye İşçi Partisi (TİP), çeşitli sahte sol gruplar ve bazı Ali’siz Alevi örgütlerinin katıldığı etkinlikte konuşan Narlı, Suriye’deki Alevilerin korunması için İsrail’i göreve çağırdı.
Aydınlık’ın 12 Mart 2025 tarihli haberine göre Narlı, kendisinin “resmi olarak görevlendirildiğini” öne sürerek, “Ya Türkiye Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri müdahale edip oradaki zulmü durdurur ya da ben resmi olarak görevlendirildiğim için İsrail Hükûmeti’nden talepte bulunurum.” ifadelerini kullanmıştı. Narlı’nın İsrail’i “Alevilerin dostu” olarak gösterdiği ve İsrail askerlerini Lazkiye’ye davet ettiği belirtilmişti.
Aynı dönemde Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek bir basın toplantısı düzenleyerek, Lazkiye ve Tartus’taki olayların arkasında İsrail ve ABD’nin bulunduğunu belirterek şu uyarılarda bulunmuştu:
“Suriye’deki yoğun ve planlı şiddet olaylarının sorumlusu, en başta İsrail’dir.
“Özellikle Hıristiyan, Alevî, Dürzî ve Kürt kitlesi içinde, İsrail ve ABD’den silahlı koruma taleplerini kışkırtan bir ortam geliştiriliyor. Dolayısıyla İsrail’e Suriye’deki işgalini genişletme fırsatı sunacak koşullar da hazırlanmaktadır.
“Lazkiye ve Samandağ’da birtakım İsrail ajanları, İsrail Devleti’ne ‘Gelin bizi kurtarın!’ diyerek, İsrail askerini davet ediyorlar.
“Sahte solcu örgütler, sahte Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve İsrail bağlantılı Mihraç Ural güdümündeki unsurlar, bu alçakça davetlerin başrollerinde sahneye fırlamışlardır.”

