Savaşın ön cephesinden seslendiler
Şölen’e katılan gençler kürsüde konuştu, bazıları video mesaj gönderdi. Savaş cephesindeki İran, Filistin, Lübnan, Yemen’den gençler salona seslendi. Gençlik görev almaya hazır olduğunu ilan etti, ‘Geleceği, kardeşliği ve bağımsızlığı kuracak irade burada!’ mesajı verdi
Dünya Antiemperyalist Gençlik Şöleni’nde katılımcı ülkelerden antiemperyalist örgütlerin gençleri kürsüde mücadelelerini anlattı.
İran Direniş Örgütleri Koalisyonu Uluslararası İlişkiler Başkanı Aliakbar Taheri şunları söyledi:
“Bugün İran sadece kendi halkı için savaşmıyor. Bugün İran, insanlığın korunması ve dünyada hakkın cephesinin savunulması için savaşıyor. Niçin? Kudüs davasının yavaş yavaş silinmesini, Filistin halkına yönelik terörü ve yok edilmeyi önlemek için. Suçlularla ilişkilerin ‘normalleşmesini’ engellemek için. Güney Lübnan’ın çocuklarının gözyaşları için. Yemen’de yıllardır süren abluka ve suçlar için. Venezuela’da olduğu gibi bir ulusun onurunun ve bağımsızlığının kırılmasını önlemek için. Irak ve Afganistan gibi ülkelerin yeniden işgalini önlemek için. Küba’nın ablukasını önlemek için. Sudan başta olmak üzere dünya çapında işlenen suçları önlemek için.
BAĞIMSIZ ULUSLARIN YENİ SİLAHI: JEOPOLİTİK VARLIK
İran’ın Hürmüz’deki hamlesinin atom bombasından güçlü bir silah olduğunu belirten Taheri, şöyle devam etti: “Bugün Hürmüz Boğazı, dünyanın mazlum uluslarının ‘yenilmez süper güçlere’ boyun eğmeyi reddetme iradesinin simgesidir. Bir düşman bizim can damarımızı kesmek için kılıcını çekerse, biz de onun şah damarına sarılırız. Bakalım 7 bin yıllık bir ulusun iradesi mi önce kırılır, yoksa o yozlaşmış, narsist, çocuk istismarcısı, kaprisli adamın mı! Bugün dünyanın bağımsız ulusları atom bombasından çok daha güçlü bir silah keşfetti: jeopolitik varlıklarını kullanarak güçlünün canını alma iradesi. Boğazlar emperyalizmin mezarı olmuştur. İngiliz sömürgeciliğine karşı verilen Boğazlar Muharebesi’nden bugün Hürmüz Boğazı’na kadar! Ve boğazların yeni düzeni; orman kanununa karşı, milli bağımsızlığa dayanan yeni bir dünya düzenidir!”
Aliakbar Taheri, Vatan Partisi ve Genel Başkanı Doğu Perinçek ile TGB’ye İran’ın yanında oldukları için teşekkür etti.

‘EMPERYALİZM VE SİYONİZME KARŞI GENÇLİK CEPHESİ DOĞUYOR’
Hizbullah Gençlik ve Öğrenci Birimi Başkanı Dr. Ali Hajj Hassan, video mesaj gönderdi. “Bugün bu zirvedeki buluşmamız yalnızca bir dayanışma toplantısı değildir.” diyen Hassan, şöyle sürdürdü:
“Aksine, Amerikan emperyalizmine ve siyonizme karşı duracak gerçek ve küresel bir gençlik cephesinin doğuşu olabilir. Amerika’nın yenilmesi mümkündür ve güç dengeleri değişmektedir. Onlara boyun eğmek artık hiçbir şekilde kabul edilemez ve meşru görülemez.
“Lübnan’da siyonist düşman ordusuna karşı direnişimiz devam etmektedir. Çok net bir şekilde söyleyebilirim ki; Lübnan’daki İslami Direniş, sahaya böylesine güçlü bir dönüş yaparak herkesi şaşkına çevirmiş ve Siyonist orduyu hezimete uğratmıştır. Sizlerden isteğim şudur: Birinci olarak; tarihi sorumluluklarınızı üstlenmeli ve bu kader savaşında ortaklarımız olmalısınız. Katillere ve suçlulara baskı yapmalı, onlardan hesap sormalısınız. Evet kardeşlerim, Amerika’nın yenilmesinin mümkün olduğu gerçeğini kitlelere anlatma sorumluluğunu alın. Bunun kanıtı artık herkes için ortadadır.
“İkinci olarak; hep birlikte işbirliği yapalım ve bu zirveden, dünyanın en büyük cephesi olacak ‘Küresel Anti-Emperyalist ve Anti-Siyonist Gençlik Cephesi’ni kurarak çıkalım. Bu cephe, Filistin’i ve direnişi savunma cephesinin ta kendisidir. Bu, en kısa sürede gerçekleştirilmesi gereken büyük bir hedeftir ve bu zirve de bunun için en doğru yerdir.

‘GÜVENLİ, BARIŞÇIL, ERDEMLİ BİR DÜNYA İÇİN’
“Bugün bana en önemli hedefin ne olduğunu soracak olursanız; Filistin’e, İran’a ve Direniş Ekseni’ne destek olmak, ülkelerimizdeki elçilikleri ve casusluk yuvalarını temizlemektir. Çünkü Amerika’nın yenilgisi mümkündür ve inşallah yakında onlara karşı kazanacağımız zaferi sizlerle birlikte kutlayacağız yoldaşlar.
“İstanbul’daki bu zirve, sahadaki zaferimizi küresel bir siyasi ve gençlik zaferine dönüştürmek için tarihi bir fırsattır. Gelin bu zirvenin temel eksenini; Direniş Ekseni’ni desteklemek, Filistin’e sahip çıkmak, Amerikan hegemonyasını kırmak, Büyük İsrail projesini parçalamak ve Filistin ile Kudüs özgürleşene kadar durmayacak birleşik bir küresel cephe inşa etmek olarak belirleyelim. Amerikan hegemonyasının ve Siyonist suçların olmadığı bir dünya; çok daha güvenli, barışçıl, ahlaklı ve erdemli bir dünyadır.”

İNSANİ VE AHLAKLI BİR MÜCADELE
Yemen Öğrenci Forumu adına video mesaj gönderen Abdullah Mohammed de bugün verdikleri savaşın sadece Müslümanlar veya Araplar için olmadığını vurgulayarak “Bu; hakikat, adalet, özgürlük ve merhamet değerleri ile işgal, şiddet ve baskı üzerine kurulan Siyonist proje arasındaki insani ve ahlaki bir mücadeledir.” dedi. Mohammed şunları söyledi: “Allah’ın Yemen’de bizlere bahşettiği en büyük lütuflardan biri, bilinçli ve ilkeli bir liderliğe sahip olmamızdır. Lider Seyyid Abdülmelik el-Husi, birçok liderin ve geniş kitlelerin sessizliği ve normalleşmeyi seçtiği bir dönemde, düşmanın tehlikesini erkenden ve son derece kararlı bir şekilde fark etmiştir.
“Yemen gençliği de bu çatışmada üzerine düşen rolü oynamıştır. Birileri cephede savaşırken; bizler Filistin’in sesini dünyaya duyurmak için gösteriler, seminerler, çevrimiçi toplantılar, boykot kampanyaları ve medyadaki dezenformasyonla mücadele yoluyla bir farkındalık cephesi açtık. Bu; bir farkındalık, onur ve insanlık savaşıdır. Hakikatin ve mazlumların yanında yer almak, tüm özgür insanların en temel görevidir.”
Konuşmaları yarın yayımlamaya devam edeceğiz.
BATI ASYA’DA ÖN CEPHEDE
Vatan Partisi Öncü Gençlik Başkanı Can Aybars Bilgicier de gençliğin insanlığın geleceğini omuzlayacağını vurgulayarak şöyle konuştu:
“Bugün Çin’iyle, Rusya’sıyla, İran’ıyla, Türkiye’siyle yükselen bir Avrasya gerçeği vardır. Batı Asya’da direnen devletler emperyalizme karşı ön cephede savaşmaktadır. Ve biz Türk milleti, tıpkı Sakarya’da, tıpkı Dumlupınar’da olduğu gibi bugün de ön cephedeyiz. Sadece kendimiz için değil, bütün mazlum milletler adına mücadele ediyoruz.
“Bu mücadele bir icat değil, biz de mucidi değiliz. Tarihin akışını görüyoruz ve sorumluluklara atılıyoruz. İran Devrimi, Rus Devrimi ve Türk Devrimi ile dünya Asya çağına girmiştir. Çanakkale’de emperyalizme karşı verilen mücadele, yalnızca bir ulusal direniş değil, dünya devrimlerinin önünü açan bir kırılma olmuştur. Bugün de direnen milletlerin kaderi ortak. Kaybedenler birlikte kaybedecek, kazananlar birlikte kazanacak.
‘YENİ BİR TARİHSEL DALGA’
“Bugün dünya gençliği yeniden sahneye çıkmıştır. ABD’den Avrupa’ya, Asya’dan Afrika’ya kadar gençlik, emperyalizme karşı ayağa kalkmaktadır. Filistin için sokaklara çıkan gençler, NATO karşıtı eylemler, bağımsızlık talebinin yükselişi… Bunların hepsi yeni bir tarihsel dalganın işaretidir.
“Burada, bu salonda gördüğümüz manzara şudur: İnsanlığa umut olacak bir gençlik görev almaya hazırdır. Geleceği, kardeşliği ve bağımsızlığı kuracak irade burada toplanmıştır.
“Yükümüz ağır! Ama bu yük, tarihsel bir onurdur. Çünkü bizler yalnızca kendi ülkelerimizin değil, insanlığın geleceğini omuzluyoruz.
“Bugün burada kurduğumuz kardeşlik, yalnızca bir dayanışma değil; bir kader birliğidir. Bu kader birliği, emperyalizme karşı ortak mücadele hattıdır.
“Ve biliyoruz ki: Bu mücadeleyi eninde sonunda biz kazanacağız.”
‘GAZZE İŞGALCİLERİN MEZARIDIR’
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin gençlik kolu olan Filistin Gençlik Örgütü Genel Sekreteri Abdulal Gazi, kürsüye çıktığında salonu Filistin, Lübnan, İran, Yemen, Irak, Venezuela ve Küba’daki şehitlerimiz için saygı duruşuna davet etti. Filistin’de gençliğin verdiği mücadeleyi anlatan Gazi, şunları söyledi:
“Filistin meselesi, küresel anti-emperyalist mücadeleden sömürüye, militarizme ve sömürgeci tahakküme direnen hareketlerden ayrı düşünülemez. Filistin davası artık yalnızca bir halkın davası değil; özgürlüğe, eşitliğe ve insan haklarına inanan milyonlar için bir vicdan meselesidir. Bugün sorumluluğumuz, sadece olup biteni izlemekten ya da sembolik dayanışma göstermekten çok daha fazlasıdır. Bu sorumluluk, adalet ve insan onuru için sesimizi yükseltmeye devam etmemizi, kurtuluş ve kendi kaderini tayin hakkı için mücadele eden tüm dünya halklarıyla dayanışmamızı güçlendirmemizi gerektirir. Gazze, işgalcilerin mezarıdır.”
Gazi, konuşmasında 1973’te Filistin direnişine destek olmak için Nahr El Bared kampına giden ve şehit olan TKİİP’li (şimdiki Vatan Partisi) yedi genci de andı.
Kahraman dünya gençliği insanlığın ön cephesindeGündem