Sendikalardan 1 Mayıs Mesajı: Emekten yana düzen kurulmalı
1 Mayıs Mücadele ve Dayanışma Günü’nde işçi sendikaları değerlendirmelerde bulundu. Aydınlık’a konuşan sendika temsilcileri, işçilerin temel taleplerini ve çalışma yaşamındaki sorunları değerlendirdi.
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, şu ifadeleri kullandı:
“Asgari ücret, gerçek enflasyona göre ve işçi örgütlerinin katılımıyla belirlenmeli ve derhal insanca yaşamaya yetecek bir seviyeye çekilmelidir. Taşeron ve kiralık işçilik uygulamalarına son verilmeli, her işçi güvenceli ve eşit haklara sahip olarak çalışmalıdır. Örgütlenme önündeki tüm engeller kaldırılmalı, grev hakkı fiilen güvence altına alınmalıdır, grev erteleme adı altındaki grev yasakları son bulmalıdır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği denetimlerinin etkinleştirilmesi, iş kazalarında işveren cezasızlığının sona erdirilmesi için somut adımlar atılmalıdır.
“Ortadoğu’daki savaşlara karşı durarak bölgesel barış sağlanmalı, ülkemizde ise Kürt sorununun demokratik çözümünde ısrar edilmelidir. ABD ve İsrail’in yıkıcı savaş politikalarına, NATO’nun saldırgan rolüne karşı çıkıyoruz. Ülkemizin emperyalist odaklarla ilişkilerini kesmesini talep ediyoruz. Uluslararası alanda emek dostu güçlerle dayanışma yükseltilmelidir.”
‘ARTIK ANAYASAL HAKKA SAYGI DUYULMALI’
TÜRK-İŞ Birinci Bölge Başkanı Halil Faki Erdal, “TÜRK-İŞ 14 madde sundu; Cumhurbaşkanlığına, vekillere ve siyasi partilere. Özellikle vergi dilimi konusu öne çıkıyor. 12 ayın neredeyse 3 aylık maaşını devlete vergi olarak ödüyoruz. TÜİK enflasyonu gerçekleri yansıtmıyor. Bize verilen zamların geri gidiyor. Kıdem tazminatı tavanının kaldırılması gerekiyor. Yetki itirazları ve süreçleri var, örgütlenmenin önünde engeller bulunuyor. Artık işçilerin anayasal haklarına saygı duyulmasını istiyoruz. Bu başlıklar 14 maddenin içinde yer alıyor. Bugün Edirne’de dile getireceğiz.” diye konuştu.
‘BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ’
Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Hakan Yeşil de şunları kaydetti:
“Biz emekçiler, vergi ve gelir adaletsizliğinin, hayat pahalılığının, yoksulluğun, işsizliğin, taşeron çalıştırmanın, çocuk işçiliğinin, kadına yönelik şiddetin ve ayrımcılığın olmadığı bir ülke talep ediyoruz. Biz, anayasayla güvence altına alınan örgütlenme hakkının, güvenceli çalışmanın emekli ve emekçinin insan onuruna yakışır yaşadığı, refah düzeyinin arttığı barış ve huzur içinde bir dünyada yaşamak istiyoruz. İşgallere, savaşa, sömürüye, zulme, yoksulluğa ve şiddete karşı; Barış, demokrasi, insan hakları ve refah istiyoruz.
“Ülkemizi yönetenler, halkımızın sesine kulak vermeli ve emekçinin, asgari ücretlinin, emeklinin, öğrencinin, esnafın insana yakışır refah düzeyinde yaşaması için halka dönük ekonomik politikalar bir an önce hayata geçirilmelidir. İşverenler, iş sağlığı ve güvenliğinin vazgeçilmez olduğu çalışma şartlarında emekçinin, çalışanın halklarını eksiksiz sağlamalı ve örgütlenme hakkına saygı duymalıdır. Biz, emekçiler, her zamankinden daha sıkı bir dayanışma içinde olmalıyız. Ülkemizin, halkımızın ve emek sınıfının geleceği için birlik ve beraberlik içinde mücadele etme zorunluluğumuz var. Biz birlikte güçlüyüz.”
‘Sermaye lehine sistem işçiyi zorluyor’
1 Mayıs Mücadele ve Dayanışma Günü’nü kutlayarak emekçilerin sorunlarına dikkat çeken Yol-İş İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Ahmet Uçar da şunları söyledi:
“İşçiler, bu günlerde saflarını daha da sıklaştırmak zorunda. İşçi sınıfının ülkemizdeki sorunları oldukça büyük. Taşeronların kadroya geçirilmesi süreci tamamlanmış değil; KHK ile kadroya geçirilenler arasında da ciddi mağduriyetler bulunuyor. Belediyelerde ve özel idarelerde çalışan işçiler benzer sorunlar yaşıyor. Düşük kıdem tazminatı, düşük emekli maaşları ve gelir vergisi dilimlerinin adaletsizliği nedeniyle işçilerin maaşlarının önemli bir kısmı vergiye gidiyor.
“Madenlerde çalışan işçiler, kölelik düzenine benzer koşullarda çalıştırılıyor. Bunlar, 1 Mayıs’ın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Sorunların çözümü için işçilerin, tüm zorluklara rağmen sendikalara üye olmaları ve birlik içinde mücadele etmeleri gerekiyor. Mücadele edenler her zaman kazanır. İşçi sınıfının bireysel mücadeleyle başarıya ulaşma şansı yoktur.
“Kantarın topuzu sermayeden yana kaymıştır. Mahkemelerin de çoğu zaman sermaye lehine karar verdiği görülmektedir. Bu nedenle işçiler, haklarını yasal yollarla aramakta zorlanıyor. Hükümetin adil bir vergi ve yargı düzeni kurması, emekten yana bir bakış açısı geliştirmesi gerekmektedir. İşçiler olmadan işverenin de bir anlamı yoktur. İşçiyi sömürerek hiçbir patron uzun vadede başarılı olamaz. Sendikalı işçi çalıştırmaktan korkulmamalıdır. Paylaşım adil olduğu sürece işveren de büyür. Bugün TÜRK-İŞ Edirne’de olacak. Ancak 81 ilde, tüm örgütlü örgütsüz işçileri, halkımızı meydanlara davet ediyoruz.”



