08 Mayıs 2026 Cuma
İstanbul 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Talat Paşa’nın eşi o günleri anlatmıştı: 1915 Ermeni olaylarının perde arkası

Osmanlı'nın son dönemindeki önemli isimlerden Talat Paşa’nın eşi 1983'teki vefatından kısa bir süre önce 1915 Ermeni olaylarına dair çarpıcı ifadelerde bulunmuştu. Tarihçi Murat Bardakçı'ya verdiği röportajda Hayriye Talat Bafralı, o dönemi birinci gözden aktarmıştı. İşte Bafralı'nın anlattıkları...

Talat Paşa’nın eşi o günleri anlatmıştı: 1915 Ermeni olaylarının perde arkası

Talat Paşa'nın eşi Hayriye Talat Bafralı tarafından dile getirilen ifadeler 1915 sürecine ilişkin farklı bir bakış açısını yansıtırken, dönemin siyasi ve toplumsal gerilimlerine de ayna tutuyor.

OSMANLI’DAKİ KONUM VE 'EŞİTLİK' VURGUSU

Röportajda aktarılan ifadelere göre, Talat Paşa’nın eşi, Osmanlı yönetiminde Ermeni kökenli isimlerin üst düzey görevlerde bulunduğunu ve devletin bu kesime karşı “eşit” bir yaklaşım sergilediğini dile getirdi. Hariciye, Nâfia ve posta gibi önemli alanlarda görev yapan Ermeni bürokratlara işaret eden Bafralı, bu durumun birlikte yaşama iradesinin bir göstergesi olduğunu söyledi.

Bafralı'nın röportajdaki ifadelerinde, Talat Paşa’nın muhtariyet taleplerine kesin bir şekilde karşı çıktığı, bu taleplerin devletin bütünlüğünü tehdit edeceğini düşündüğü görüldü. Eşi ayrıca, Paşa’nın, farklı etnik ve dini grupların aynı çatı altında eşit haklarla yaşayabileceği görüşünü de aktardı.

'SON ANA KADAR VAZGEÇİRMEYE ÇALIŞTI'

Talat Paşa’nın eşi, Paşa’nın gelişmeler öncesinde Ermeni temsilcilerle görüşmeler yaptığı ve onları silahlı hareketlerden vazgeçirmeye çalıştığını dile getirdi. Bu görüşmelerde Paşa'nın Osmanlı yönetiminin sunduğu haklara dikkat çektiği ve muhtariyet taleplerinin kabul edilemeyeceğini açıkça ifade ettiğini açıkladı.

Hayriye Talat Bafralı cümlelerinde, Paşa’nın “yapmayın” diyerek defalarca uyarıda bulunduğunu, ancak taleplerin devam etmesi ve çatışmaların artması üzerine sürecin sertleştiğini söyledi.

ÇATIŞMALAR VE ERZURUM VURGUSU

Röportajda en dikkat çeken başlıklardan biri de Doğu Anadolu’daki çatışmalara ilişkin söylemler oldu.

Özellikle Erzurum çevresinde yaşanan olayların, taraflar arasındaki gerilimi tırmandırdığı ifade edildi. Bu süreçte Rusya’nın etkisine de dikkat çekilerek, bölgedeki gelişmelerin uluslararası boyut kazandığı savunuldu.

Talat Paşa’nın eşine göre, yaşanan şiddet olayları karşılıklı kayıplara yol açarken, bu durum karar alma süreçlerini de doğrudan etkiledi.

Röportajda Bafralı tarafından tehcir sürecine geçilmeden önce ve süreç sırasında Talat Paşa’nın valilere çeşitli talimatlar gönderdiği söylendi. Bu talimatlarda sivillere zarar verilmemesi, mal ve can güvenliğinin korunması ve sevk edilen kişilere kötü muamele yapılmaması yönünde uyarıların yer aldığı görüldü.

Paşa’nın bu süreçte büyük bir baskı ve sorumluluk altında olduğu, gece boyunca telgraf başında gelişmeleri takip ettiği ve kararların sonuçlarından dolayı derin bir sıkıntı yaşadığı da dile getirildi.

SUİKAST VE 'HEDEF ALINAN KADROLAR'

Röportajda ayrıca, Talat Paşa’ya yönelik suikasta da değinildi. Bafralı, Paşa’nın öldürülmesinin yalnızca bireysel bir eylem olmadığı, Osmanlı yönetici kadrolarının hedef alındığını söyledi.

Hayriye Talat Bafralı, röportajda şu ifadeleri kullanmıştı:

"Yapmayın" dedi, "Kaç senedir Osmanlı Devleti, bak sizi paşa yaptık, vekil yaptık, Hariciye vekili yaptık". Hariciye Vekili, Ermeni. Posta Telgraf Nazırı, Ermeni. Oskan Efendi. Hallaçyan Efendi, Nâfiâ nâzırı, bunlar hep Ermeni. Size Osmanlı Devleti kardaş gibi muamele ediyor. Rahatsınız, evinizde. Vazgeçin. Başladılar Ermeniler... O Erzurum vak'ası... Biz çok kaybettik. Bizim kaybımız onlardan büyük. "Aaa" demişler, bu Ermeniler, "Evet" demişler, "Orada haklısınız ama bize muhtâriyet vermek lâzım". "Onu çıkarın aklınızdan" demiş, "Onu kat'iyyen, katibeten... Siz Türkiye'den muhtâriyet alamazsınız. Ben ne isem sen de o. Ben de vekilim, sen de vekilsin. Ben gazeteciyim, sen de gazetecisin. Fakat yer vermek, asla!" demiş. "Veremem" demiş. Bunun üzerine çıktılar, gittiler ve kaçtılar ve "Yapın pasaportlarınızı, gidin" demiş. "Eğer oturursanız da başınıza belâ gelir" demiş. Muhtâriyeti istediler. "Muhtâriyet ver" dediler. "Hayır" demiş.

İşte o zaman Paşa isyan etti. Son dakikaya kadar yalvardı. "Yapmayın" dedi. "Bak, Vekiller, Paşalar, doktor paşalar, hepsini veriyoruz size. Rahat, saltanatınız, paranız, malınız, mülkünüz elinizde. Niçin yapıyorsunuz?" Bütün valilere emir verirdi, "Aman yapmayın, aman dikkat edin, Aman mala taarruz etmeyin, kadına taarruz etmeyin, himâye edin, yollarını açın, bırakın, serbest bırakın, gitsinler." Onlar cevap verirdi, artık cevapları o kadar bilmem. Sabaha kadar telgraf başında duramazdım ki! Paşa ne diyecek? Azap içinde, ıstırap içinde. O Erzurum vak'ası... O camilere girip hamile kadınları yardılar, çocukları aldılar, süngüye taktı Ermeniler, öyle gösterdiler. Ermeni zulmü. Bunu yazıyorlar mı? Bunu söylüyorlar mı? Bir de muhtâriyet diyorlar sonra! Neyi verecek? Evvelâ seni, beni kesecek. O, Ahmed'i, Mehmed'i sokakta kesmez. Onu nasılsa kesecek. Evvelâ senin başını, benim başımı kaldıracak. Paşa'nın katili mahkemede söyledi. "Biz" dedi, "Harb edemeyiz Türkiye ile" dedi. "Fakat Türkiye'nin en akıllılarını, en Türkiye'yi kurtaracak kafaları yok edeceğiz" dedi ve yaptılar.”

1915 Ermeni Tehciri Talat Paşa