13 Haziran 2026 Cumartesi
İstanbul 19°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

TEDMEM üniversitelerimizin durumunu resmetti! Üç gençten biri ‘ev genci’ kızlarda iki kat yüksek

100 yıllık eğitim kurumumuz Türk Eğitim Derneği’nin son çalışmasında 18-24 yaş grubu ele alındı. ‘Ev genci’ olgusunda gerçek durumu yansıtan bu yaş grubunda oran yüzde 31. Kadınların oranı erkeklerin iki katı. OECD ülkeleri içinde en yüksek oranlar Türkiye’de…

TEDMEM üniversitelerimizin durumunu resmetti! Üç gençten biri ‘ev genci’ kızlarda iki kat yüksek

Türk Eğitim Derneği (TED)’nin araştırma kurumu TEDMEM, üniversitelerle ilgili bir araştırma yayımladı. ‘Türkiye’de yükseköğretim: dünü, bugünü ve geleceği’ başlıklı kitap, güçlü bir akademisyen ekip tarafından, eğitim, istihdam, işsizlik ve kazançlarla ilişkili olarak düzenli veri sağlayan TÜİK ve OECD veri tabanlarına dayanarak, diğer araştırma kurumları ile YÖK verileri de kullanılarak hazırlandı. Çalışma, TED Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yüksel Kavak, Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Erdoğan, TEDMEM’den Dr. Mete Kurtoğlu, TED Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Çakıroğlu Çevik ve ODTÜ Doktora Öğrencisi Gökçen Kuru Kamacı’nın imzasını taşıyor.

Çalışma, araştırmacıların ifade ettiği “Türkiye’nin ve gelişmiş ülkelerin orta ve uzun vadeli yükseköğrenim deneyimlerinden dersler çıkarılması yoluyla ulusal yükseköğretim politika ve planlamalarının geliştirilmesine ve sistemin dönüşümünü katkı sağlamak” amacını fazlasıyla hizmet edecek nitelikte. Ancak biz, 343 sayfalık kapsamlı çalışmanın ‘Yükseköğrenim Mezunlarının İstihdamı’ bölümündeki özet vurgulara dikkat çekeceğiz. Zira bu konu, üniversitelerimizin durumunu ve yol açtığı sorunları yansıtması bakımından önemli. Çalışmada da ifade edildiği gibi 40 yıldır (1983-2023) nicel olarak büyüme eğilimi içerisinde olan Türk yükseköğretim sistemi, yükseköğrenim mezunlarının niteliği hakkında fikir veren verilerde ciddi olumsuzluklar gösteriyor. Çalışmanın bize gösterdiği sonuçlardan biri, istihdam sorunlarının sorumluluğunu eğitim ‘sürelerinde’ aramanın yanıltıcı olduğu.

YÜKSEK ÖĞRENİME KARŞIN 14-17 PUAN FARK VAR

Akademisyenler, eğitim kademeleri yükseldikçe istihdam oranlarının artma eğiliminde olduğunu belirtiyor. Yükseköğrenim görmüş olmak, özellikle kadın istihdamında sıçrama yaratıyor.

İstihdam oranları bakımından her kademede kadınlarla erkekler arasındaki açığın yüksek olduğuna dikkat çekilen çalışmada “Kadınlarla erkekler arasındaki açığın en az olduğu kademe yükseköğrenimdir. Bu bağlamda, yükseköğrenim görmüş olmak, kadınların istihdam oranlarını hızla yükseltmektedir. Örneğin lise mezunu kadınların istihdam oranı yüzde 30,5 iken yükseköğrenim mezunlarının istihdam oranı yüzde 59,3’tür.” deniyor.

Genel durum böyle olmakla birlikte yükseköğrenim mezunlarının istihdam ortalaması OECD ortalamasından daha düşük. Özellikle kadın istihdam oranımız OECD ortalamasının oldukça gerisinde. 25-64 yaş yükseköğrenim mezunlarının OECD istihdam ortalaması yüzde 87 iken Türkiye ortalaması yüzde 74. Cinsiyetlere göre eğilimlere bakıldığında (25-34 yaş) OECD ve Türkiye erkekler ortalaması birbirine yakınken, kadınlar arasında 22 puanlık (yüzde 84’e karşılık yüzde 62) fark var.

2005-2023 yılları arasında yetişkin (15+yaş) yükseköğrenim mezunlarının işsizlik oranları yüzde 10’un üzerinde seyretti. Kadın mezunların işsizlik oranları erkeklere göre daha yüksek düzeyde ve söz konusu dönemde yüzde 14 ile yüzde 16,7 arasında değişme eğilimi gösterdi. Erkeklerin işsizlik oranları ise 2005 yılında yüzde 7,9 iken 2023 yılında yüzde 6,7’ye geriledi.

Kadınlarla erkekler arasındaki açığın en az olduğu kademe yine de yükseköğrenim.

TEDMEM üniversitelerimizin durumunu resmetti! Üç gençten biri ‘ev genci’ kızlarda iki kat yüksek - Resim : 1

ÜÇTE İKİSİ EĞİTİM SİSTEMİNİN DIŞINDA

Ne Eğitimde Ne İstihdamda (NEET) olanlar incelendiğinde, Türkiye’de, 18-24 yaş grubundaki gençlerin yaklaşık üçte ikisinin eğitim sisteminin dışında olduğu görülüyor. Bu yaş grubunda eğitimlerine devam eden gençlerin oranı yüzde 35. OECD ülkelerinin çoğunluğunda aynı yaş grubunun eğitime katılım oranı yüzde 60’ın üzerinde.

18-24 yaşındaki gençlerin yüzde 31’i ne eğitimde ne de istihdamda. OECD ülkeleri içinde ne eğitimde ne istihdamda olanların en yüksek olduğu ülke Türkiye (yüzde 31,1). Kadınların oranı erkeklerin iki katı (yüzde 21’4’e karşılık yüzde 41,4). OECD ülkelerinin dörtte üçünde ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı, Türkiye’deki oranın yarısı bile değil: yüzde 13,6.

Türkiye’de ne eğitimde ne istihdamda olanların yüzde 9,4’ü işsiz, yüzde 21,6’sı işgücüne dahil değil. Ne eğitimde ne istihdamda olan kadınların yüzde 78’i, erkeklerin yüzde 55’i hem çalışmıyor hem de aktif olarak iş aramıyorlar ya da iş bulmaktan ümitlerini kesmişler.

TEDMEM yayınında, NEET oranlarının “İşgücü piyasası durumunu, işgücü piyasasının yeni mezunlara ne kadar açık olduğunu ve onların işgücüne ne kadar kolay girebileceğini yansıttığına” dikkat çekiliyor.

LİSE MEZUNLARIYLA KAZANÇ FARKI AZALIYOR

Yükseköğrenim mezunları lise mezunlarından daha fazla kazanıyor ancak yükseköğrenim mezunlarıyla lise mezunları arasındaki kazanç farklılıkları giderek azalma eğiliminde. Verileri özetlersek:

Yükseköğrenim mezunları (25-64 yaş) lise mezunlarına göre yüzde 53 daha fazla kazanıyor. Ancak, 2012 yılından itibaren, lise mezunlarıyla üniversite mezunları arasındaki kazanç farklılıkları azalma eğilimine girmiş durumda. Yükseköğrenim mezunlarının lise mezunlarına göre kazanç farklılıkları bakımından OECD ve Türkiye ortalamaları birbirine yakın.

Yükseköğrenim mezunu kadınlar erkeklerden daha az kazanıyor. Türkiye’de kadınlarla erkekler arasındaki kazanç farklılıkları son 10 yıldan beri artma eğiliminde. Türkiye’de 25-64 yaş grubu yükseköğrenim mezunu kadınlar, erkeklere göre yüzde 22 daha az kazanıyor. Çalışmada, kadınlarla erkekler arasındaki kazanç farklılıklarının ülkelere göre değiştiği de belirtiliyor.

Karşılaştırılabilir veri setleriyle yapılan en son uluslararası analizlerin, yükseköğretimin getirilerinin diğer kademelere göre, kadınların yükseköğretim getirilerinin erkeklerinkine göre daha yüksek olduğunu ortaya koyduğuna dikkat çekiliyor. Öte yandan kazançları ve kazanç dağılımlarını etkileyen ek etkenler de söz konusu: işgücü piyasasının beceri talebi, işgücü ve beceri arzı, asgari ücret yasaları ve işgücü piyasası düzenlemeleri. Ülkeye özgü etkenler, işçi sendikalarının gücü, toplu pazarlık anlaşmalarının kapsamı ve çalışma ortamlarının kalitesi biçiminde sıralanıyor.

YENİ MEZUNLARDA İŞSİZLİK BÜYÜYOR

TEDMEM çalışmasının en önemli saptamalarından biri, genç yaş (15-24 yaş) grubundaki yükseköğrenim mezunlarının yetişkinlerden daha büyük bir işsizlik tehdidiyle karşı karşıya olması.

Genç yaş grubu yükseköğrenim mezunlarının işsizlik oranları 2005-2023 yılları arasında yüzde 25,1 ile yüzde 35,8 arasında değişirken, genç kadınlardaki işsizlik oranları daha yüksek düzeylerde seyretti (yüzde 28,9 ile yüzde 39,8 arasında).

Türkiye’de genç yetişkin (25-34 yaş) işsizlik oranları, OECD ortalamasının oldukça üzerinde. Türkiye, genç yetişkin yükseköğrenim mezunları işsizlik oranlarının en yüksek olduğu üç OECD ülkesinden biri. Türkiye’de yükseköğrenimli erkek işsizlik oranları OECD’den iki kat, kadın işsizlik oranları üç kat daha yüksek.

YÜKSEKÖĞRENİM KAZANIMLARI LİSEYE FARK ATTIRMIYOR

OECD raporuna göre Türkiye’deki 16-65 yaş arası yetişkinlerin sözel, sayısal ve teknoloji yoğun ortamlarda problem çözme beceri performansları, OECD ortalamasının oldukça altında, araştırmaya katılan OECD ülkeleri içinde en alt sıralarda yer alıyor. Sözel ve sayısal beceri performansında Türkiye, Şili’den sonra en düşük ortalama puanına sahip ülke.Yetişkinlerin teknoloji yoğun ortamlarda problem çözme beceri performansları incelendiğinde, Türkiye yüzde 8 ile OECD ortalamasının (yüzde 31) önemli ölçüde altında ve en düşük orana sahip ülke.

Türkiye’deki 16-65 yaş arasındaki lise mezunlarıyla yükseköğrenim mezunlarının sözel beceri performansları arasındaki en düşük fark, yüzde 5,3 ile Türkiye’de. OECD değeri yüzde 10,6. Yine lise mezunlarıyla yükseköğrenim mezunlarının sayısal beceri performansları arasındaki en düşük fark yüzde 8,7 ile Türkiye’de. Bu oran OECD’de yüzde 12.

Türkiye’de lise mezunlarıyla yükseköğrenim mezunlarının teknoloji yoğun ortamlarda problem çözme beceri performansları arasında fark bulunmuyor. Lise mezunlarıyla yükseköğrenim mezunları gruplarının yaklaşık yarısı düşük düzeyli performans kategorisindeler.

GENEL YETENEKTE DOĞRU YANIT YARIYA DÜŞTÜ

KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı) adaylarının tüm alanlarda doğru yanıt yüzdeleri yükselme eğilimindeyken akıl yürütme becerilerini, dil ve yazım kuralları bilgilerini gerektiren genel yetenek sorularında doğru yanıt oranlarının düşmesi, eğitim kalitesinin bir yansıması oldu. Veriler şöyle: ‘genel yetenek’ testi 2023 yılı doğru yanıt ortalaması, toplam soru sayısının üçte birine yakın. 2005-2023 yılları arasında doğru yanıt ortalamaları genel olarak düşme eğiliminde. Genel yetenek testi doğru yanıt ortalaması 2005 yılında 35,83 iken 2023 yılında 19,14’e düştü.

TEDMEM üniversitelerimizin durumunu resmetti! Üç gençten biri ‘ev genci’ kızlarda iki kat yüksek - Resim : 2

DÜŞME EĞİLİMİ SÜRÜYOR

KPSS genel yetenek testi sonuçlarına benzer biçimde, KPSS adaylarının ‘genel kültür’ testi 2023 yılı doğru yanıt ortalaması toplam soru sayısının üçte birine yakın. Tarih, Türkiye coğrafyası, temel yurttaşlık bilgisi, Türkiye ve dünya ile ilgili genel, kültürel ve güncel sosyoekonomik konuları kapsayan bu testlerde de 2005-2023 yılları arasındaki doğru yanıt ortalamaları genel olarak düşme eğiliminde.

Adayların ‘genel kültür testi’ (60 soru) sorularına verilen doğru yanıt sayısı ortalaması 21,56. Genel kültür testi doğru yanıt ortalaması 2005 yılında 28,73 iken 2023 yılında 21,56’ya düştü.

YETERLİK DÜZEYİ DÜŞÜNDÜRÜCÜ

Alan bilgisi test sonuçlarının, yıllara göre her bir test için farklılık gösterdiği ve dalgalı bir seyir izlediği gözleniyor. Yayında, “Genel olarak, alan testi uygulanan dokuz alandaki (kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, istatistik) test sonuçlarının, üniversite mezuniyeti için gerekli olan yeterlik düzeyi konusunda düşündürücü bulgular sunmaktadır” deniyor. Sözel beceri, sayısal beceri ve teknoloji yoğun ortamlarda problem çözme becerilerini kazandırma bakımından genel olarak eğitim sisteminin, yükseköğrenim mezunları açısından da yükseköğretim sisteminin etkililiğinin tartışılması gereği vurgulanıyor.

KADINLARDA İŞGÜCÜNE KATILIM SEKİZ YILDA 4,2 PUAN DÜŞTÜ

Genç yetişkin kadınların (25-34 yaş) işgücüne katılım eğilimleri açısından OECD ortalaması hafif de olsa artarken Türkiye ortalaması yüzde 4,2 oranında azaldı.

TEDMEM üniversitelerimizin durumunu resmetti! Üç gençten biri ‘ev genci’ kızlarda iki kat yüksek - Resim : 3

Genç yetişkinlerin (25-34 yaş), 2015-2023 yılları arasında işgücüne katılımlarına ilişkin eğilimler karşılaştırmalı olarak incelendiğinde OECD ülkelerindeki kadın işgücüne katılım oranları değerlerinin kısmen yükseldiği, erkek işgücüne katılım oranların yüzde 94 düzeyinde istikrar kazandığı görülüyor. Buna karşılık, Türkiye’de erkek işgücüne katılım oranların, OECD değerlerine yakın biçimde ve kısmen yükseldiği, kadın işgücüne katılım oranların ise hem OECD değerlerinden düşük olduğu hem de son sekiz yılda 4,2 puan düştüğü gözleniyor.

Eğitim Üniversite TÜİK OECD