Teknik tekstil üreticileri mevzuatta düzenleme istiyor
Techtextil Frankfurt 2026 fuarına Türk teknik tekstil sektörü 78 firmayla temsil edildi. Almanya’daki Techtextil’de toplamda 659 firma yer aldı
Dünyanın en önemli teknik tekstil fuarları arasında gösterilen Techtextil Frankfurt 2026 fuarına Türk teknik tekstil sektörü 78 firmayla katılım sağladı. Almanya’da düzenlenen Techtextil’de toplam bin 659 firma yer aldı. Fuarda, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şişman açıklamalarda bulundu.
İLGİ SON DERECE YÜKSEKTİ
Dünyanın en önemli teknik tekstil fuarlarından birinde Türk firmalarının güçlü şekilde yer aldığını vurgulayan Ahmet Şişman, fuarda kişisel koruyucu donanım tekstillerinden otomotiv tekstillerine, geotekstillerden ekotekstillere kadar birçok alanda Türk firmalarının geliştirdiği yenilikçi ürünlerin uluslararası ziyaretçilerden yoğun ilgi gördüğünü söyledi.
MEVZUATTA DÜZENLEMELER GEREKİYOR
Bugün tekstil sektörünün yalnızca moda ve geleneksel üretimle değil, insan hayatını doğrudan etkileyen kritik alanlarla da öne çıktığının altını çizen Ahmet Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Özellikle oteller, hastaneler ve toplu kullanım alanlarında kullanılan tekstil ürünlerinde geç tutuşur özelliklerin yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Geç tutuşur tekstil ürünlerinin kullanımını teşvik edecek düzenlemeler, hem vatandaşlarımızın güvenliği hem de teknik tekstil sektörümüzün dönüşümünü hızlandırması açısından önemli bir adım olacaktır.”
‘KATMA DEĞERLİ ÜRETİMİ HIZLANDIRACAKTIR’
Teknik tekstil üretime geçişin sürekli konuşulduğunu, ancak işin en önemli taraflarının bazen göz ardı edilebildiğini dile getiren Şişman, şöyle devam etti:
“Bugün otellerde, öğrenci yurtlarında, hastanelerde ve toplu yaşam alanlarında kullanılan perde, döşemelik kumaş, yatak örtüsü gibi ürünlerde geç tutuşur özelliklere ilişkin net yasal zorunluluklar bulunmuyor. Oysa yaşadığımız otel ve yurt yangınları, bu konunun ne kadar hayati olduğunu açık şekilde gösterdi. Yangınların ardından yalnızca görünen sonuçlara odaklanılıyor ancak riski azaltacak temel önlemler yeterince gündeme gelmiyor. Türk firmaları bugün Ar-Ge merkezlerinde geliştirdikleri geç tutuşur ve yüksek teknolojili kumaşları, Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediyor. Nonwoven ürünlerden otomotiv tekstillerine kadar pek çok alanda uluslararası standartlara uygun üretim gerçekleştiriyoruz. Otomotiv sektörü bu konuda kendi standartlarını oluşturmuş durumda. Benzer bir yaklaşımın oteller, hastaneler, öğrenci yurtları ve benzeri alanlarda da hayata geçirilmesi gerekiyor. Bu alanda oluşturulacak standartlar hem can güvenliğine katkı sağlayacak hem de teknik tekstil sektörümüzde katma değerli üretimi daha da hızlandıracaktır.”
‘ÜRETİM KAPASİTESİ VE TEKNOLOJİYE SAHİBİZ’
Türkiye’nin geç tutuşur ve yüksek güvenlik standartlarına sahip teknik tekstil ürünlerinde güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Şişman, bu alandaki üretimin yaklaşık yüzde 90-95’inin Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD gibi pazarlara ihraç edildiğini kaydetti. İç pazarda ise talebin hâlen yüzde 5 seviyelerinde olduğunu belirten Şişman, sektörün bu ihtiyacı karşılayabilecek üretim kapasitesine ve teknolojiye fazlasıyla sahip olduğunu dile getirdi.
Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün Avrupa’ya ihraç ettiğimiz güvenlik standartlarını kendi ülkemiz için de hayata geçirmek zorundayız. Türkiye bu ürünleri üretiyor ve dünyaya satıyor; ancak iç pazarda aynı ölçüde kullanım yaygın değil. Bu noktada maliyet gerekçesi sıkça dile getiriliyor ancak geç tutuşur kumaş kullanımının toplam yatırım maliyetine etkisi sanıldığı kadar yüksek değil. Özellikle oteller, hastaneler, öğrenci yurtları ve toplu yaşam alanlarında bu ürünlerin kullanımını teşvik edecek standartların oluşturulması artık ertelenmemesi gereken bir konu.”