‘Terörsüz Türkiye’de duraksama yok! 'İran-İsrail savaşı önemini gösterdi'
Ayrıntıların kamuoyuna yansımaması ve bazı DEM Partililerin zamansal eleştirileri, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin duraksadığına işaret etmiyor. İran-İsrail savaşının, meselenin daha iyi anlaşılmasını sağladığı belirtiliyor.
İran ile İsrail arasındaki 12 günlük savaşın kısmi ateşkesle sonuçlanmasının ardından gözler yine iç gündeme çevrildi. ‘Terörsüz Türkiye’ şeklinde tanımlanan PKK’nın fesih ve silah bırakma sürecinin nasıl ilerleyeceği merak konusu.

Aydınlık’ın edindiği bilgiye göre süreç ilk günkü kararlılıkla olumlu yönde ilerliyor. Ayrıntıların medyaya yansımaması ve bazı DEM Partililerin zamansal eleştirileri sürecin ilerlemediğine işaret etmiyor. İran-İsrail savaşının terör örgütü PKK’nın fesih ve silah bırakma sürecinin daha iyi anlaşılmasını sağladığı belirtiliyor. Kışkırtmalara karşı ise eller tetikte.
‘OLUMLU SONUÇLAR YAKINDA’
İran ile İsrail arasındaki savaşın durulmasıyla ülke siyasetinde iç meseleler yeniden öne çıkmaya başladı.
Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nde sürece yönelik komisyon hazırlık toplantısı yapıldı. Haftaya da Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere liderler turuna çıkacak.
Cumhurbaşkanlığı kaynakları PKK’nın fesih ve silah bırakma sürecinde herhangi bir duraksama yaşanmadığını aktardılar. Aksine, İran-İsrail savaşının ‘Terörsüz Türkiye’ adımının ne kadar yerinde olduğunu tüm kesimlere daha iyi kavrattığını paylaştılar. Yakın gelecekte içeride ve dışarıda bir çok olumlu sonucun görüleceğini kaydettiler.
‘KOMİSYON İLE KARIŞTIRILMAMALI’
Aydınlık’a konuşan Cumhurbaşkanlığından isimler sürecin işleyişinin güvenlik nedeniyle doğal olarak göz önünde olamayacağının altını çizdiler. Bunun ve bazı DEM Partililerden gelen eleştirilerin bir tıkanmaya delalet etmediğini söylediler. “Silah bırakma noktaları ilan edilir mi?” dediler.
Kaynaklar ayrıca, DEM Parti’nin zaman zaman terör örgütü adına konuşarak ve meseleyi Meclis’te kurulacak komisyona şartlayarak süreci anlamakta eksik kaldığını eklediler. Sürecin kayıtsız, şartsız ve pazarlıksız şekilde yürürlüğe sokulmuş bir devlet politikası olduğunu hatırlattılar. PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli çağrısına atıf yaptılar. Tarih boyunca girişilen dokuz denemenin en başarılısının yaşandığını iddia ettiler ve “Teknik boyutun işleyişi ile Meclis komisyonunun misyonu birbirine karıştırılmamalı.” uyarısında bulundular.
12 GÜN SAVAŞI ETKİSİ
Cumhurbaşkanlığı kaynakları, İran-İsrail savaşına değinerek “Terörsüz Türkiye hedefinin dünyanın içinde bulunduğu durumu ve bölgemizdeki riskleri dikkate alan bir politika olduğu artık çok daha net görülüyor.” ifadelerini kullandılar. Sürecin başarısının bölgedeki emperyalist tehditler ve İsrail saldırganlığıyla mücadele olanaklarını arttıracağını savundular. Başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere tüm milli devletleri güçlendireceğini öne sürdüler.
Aydınlık’ın manşet yaptığı Öcalan’ın İsrail’e dair değerlendirmelerine de dikkat çeken kaynaklar, iç ve dış dengelerin ‘Türkiye Yüzyılı’ savını gerçekleştirmeye müsait olduğunu anlattılar.
4 KAZANIM ÖN AÇTI
Cumhurbaşkanlığı kaynakları, Suriye’yle ilgili sorulara “Yeni yönetimle bütünleşme eğilimi korunduğu müddetçe sorun yok.” yanıtını verdiler. Dört kazanımın sürecin başlamasında etkili olduğunu ve aynı güçlü özelliklerden ötürü devletin kendisine güvendiğini bildirdiler.
15 Temmuz’un ardından, devletin kapasitesini bütünüyle harekete geçirebilecek bir kabiliyete erişmesi, Suriye ve Irak’taki askeri operasyonlarla derinlikli olarak sınır güvenliğinin sağlanması, terörün dış destek kaynaklarının zayıflatılması ve milli savunma sanayisindeki atılımların Türkiye’nin önünü açtığını dile getirdiler.
“Terörsüz Türkiye’ye geçiş, Türkiye’nin oluşacak yeni küresel sistemde ve coğrafyamızda belirleyici güçlerden biri olması noktasında tayin edici olacaktır.” cümleleriyle bitirdiler.