16 Mayıs 2026 Cumartesi
İstanbul 15°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

TGB, TLB ve CKD meydanlardan seslendi: Öğretmen-öğrenci el ele bu sistemi düzelteceğiz

Gençleri bireycileştiren ve şiddete iten sisteme karşı TGB, TLB ve CKD yurt çapında basın açıklamaları düzenledi. Andımız’ı okuyan gençler, ‘Çalışkan, küçüklerini koruyan, büyüklerini sayan, ülküsü hep ileriye gitmek olan Türk gençliği okullarını şiddete ve çürümeye teslim etmeyecektir.’ dedi

TGB, TLB ve CKD meydanlardan seslendi: Öğretmen-öğrenci el ele bu sistemi düzelteceğiz
A+ A-
HABER MERKEZİ

Türkiye Gençlik Birliği (TGB), Türkiye Liseliler Birliği (TLB) ve Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD), İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere çok sayıda şehirde basın açıklamaları düzenledi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırıları üzerine yapılan açıklamalarda, “Korku iklimine teslim olmayacağız.” mesajı verildi, “Öğrenci ve öğretmenler yan yana.” vurgusu yapıldı.

Dün İstanbul Kadıköy’de yapılan açıklamada konuşan TGB İstanbul İl Başkanı İrem Vatandaş, “14 ve 15 Nisan tarihlerinde yaşanan okul saldırıları sadece birkaç okulumuza değil Türkiye’nin kalbine isabet etmiştir. Geleceğimizin teminatı olan eğitim yuvalarımız birer çatışma alanına dönüştürülmek istenmektedir. Okul bahçelerinde huzur değil korku iklimi hakim kılınmaya çalışılmaktadır. Türkiye Gençlik Birliği olarak buradan haykırıyoruz: Türk gençliği bu korku iklimine teslim olmayacak. Okullarımız sahipsiz, sıra arkadaşlarımız kimsesiz değildir.” ifadelerini kullandı.

Vatandaş şunları kaydetti:

“Okullarımıza silahların bu kadar kolay girebilmesi bir güvenlik zafiyetinden ziyade bir yönetim zafiyetidir. Milli Eğitim Bakanlığı’nı sadece müfredat düzenleyen, istatistik tutan bir kurum olarak görmeyi reddediyoruz! Bakanlığın asli görevi, o kapıdan giren her bir evladımızın burnunun bile kanamayacağı güvenli limanlar inşa etmektir. Eğitim kurumları her türlü suçtan temizlenmiş, tam güvenli alanlar haline getirilmelidir.

TGB, TLB ve CKD meydanlardan seslendi: Öğretmen-öğrenci el ele bu sistemi düzelteceğiz - Resim : 1

‘VATANSEVERLİĞİN, BİLİMİN VE ARKADAŞLIĞIN KALESİYİZ’

“Bazı odakların bu saldırılar üzerinden bir çaresizlik ve korku iklimi yaratarak gençliği sindirmeye çalıştığını görüyoruz. O odaklara da sesleniyoruz ve şunu bilin diyoruz: Türk gençliği, tarihinden aldığı güçle bu yozlaşmaya karşı en sert barikatı kuracaktır. Susmak, korkmak bize yakışmaz. Mustafa Kemallerden aldığımız birikimle haykırıyoruz: Bizler uyuşturucuya, çeteleşmeye, mafyalaşmaya ve şiddete karşı; vatanseverliğin, bilimin ve arkadaşlık hukukunun kalesiyiz. Atamızın da dediği gibi vatanı korumak çocukları korumaktan geçer.

“Milli Eğitim Bakanlığı, acilen okul girişlerinde ve çevresinde gerçek bir denetim ve güvenlik ağı kurmalıdır. Okullarımız, kuralların egemen olduğu bir cumhuriyet kalesidir.

“RTÜK, şiddeti ve çeteleşmeyi özendiren dizi ve sosyal medya içeriklerine karşı en sert yaptırımları uygulamalıdır. Gençliğin ruhunu zehirleyen mafya dizilerine ve suç fenomenlerine geçit verilmemelidir. Gençliğe milli kültürümüzü, dayanışmayı ve arkadaşlığı esas alan içerikler teşvik edilmelidir.

‘DENETİMSİZLİK ŞİDDETİ BESLİYOR’

“Dijital mecralar tek başına bir sebep değildir. ‘Platformları kapatalım sorun bitsin’ mantığı da eksiktir. Discord, Telegram gibi mecralardaki denetimsizlik, örgütlü dijital şiddeti beslemektedir. Ancak biliyoruz ki toplumsal zemin düzelmedikçe, bu zehir başka mecralarda yeniden üreyecektir. Aynı içeriği binlerce kişi izliyor ama neden sadece bazıları fail oluyor? Çünkü o gençler, gerçek hayatta bir toplumsal aidiyet bulamıyor. Topluma ait olamayan çocuk topluma karşıt ideolojiler besliyor. Şiddeti bir kimlik, bir intikam ve bir var olma biçimi olarak benimseyen bu yabancılaşma toplumsal çürümenin en uç noktası olarak bize bugün acı şekilde yüzünü gösteriyor.

“Kültür emperyalizmi bizleri rehin olarak alıp kendi kültürünü dayatmaktadır. Emperyalizme savaş açmak toplumsal çürümeye de savaş açmaktır. Eğitim sadece bilgi yüklemek değil ahlaklı ve topluma faydalı birey yetiştirmektir.

“Hiçbir arkadaşımızın saçının teline zarar gelmesine izin vermeyeceğiz. Bu çürümüş sistemi, bu şiddet sarmalını Türk gençliğinin vatan sevgisiyle yıkacağız!”

TGB, TLB ve CKD meydanlardan seslendi: Öğretmen-öğrenci el ele bu sistemi düzelteceğiz - Resim : 2

MADDE MADDE ÇÖZÜM ÖNERİSİ

TLB İstanbul İl Başkanı Atakan Bal, konuşmasında gençleri yalnızlaştıran, bireycileştiren ve şiddete iten sisteme karşı çözüm için şu 5 maddeyi sıraladı:

“1) Cumhuriyet’in Devrimci Eğitim Politikası Hayata Geçirilmeli:

“Tarihini ve kültürünü bilen, Batı’nın çürümüşlüğüne karşı bilinçli nesiller yetiştirilmelidir. Andımız okullarda zorunlu olarak okutulmalı; ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım’ ilkesini özümseyen gençler, buna yaraşır bir gelecek inşa edecektir. Köy Enstitüleri’nin halka hizmet ruhu ve aydın yetiştirme anlayışı bugüne taşınmalıdır.

“2) Eğitim yarıştan çıkarılmalı, hayata uyarlanmalı:

“Her gün sınavlarla bunalan, arkadaşını geçme odaklı büyüyen, at yarışındaki gibi değerlendirilen çocukların bu eğitim sistemine dur denilmelidir. Akran zorbalığına müdahale artmalı, öğrencilere kardeşlik duygusu aşılanmalıdır. Bireysel hırslar ve rekabet yerine, Türk toplumunun kadim geleneği olan dayanışma, birlik ve beraberlik ruhunun temel değer olarak öğretilmesi sağlanmalıdır. Her Türk genci ücretsiz şekilde spora, sanata, müziğe yönlendirilmelidir. Sosyal faaliyetleri arttırılmalıdır. Eğitim dört duvar olmaktan çıkarılıp, hayatın içine yayılmalıdır. Müze gezileri, doğa gezileri, kültürel faaliyetler, söyleşiler, etkinlikler artırılmalıdır. Öğrenciye bireycilik değil, örgütlenme bilinci aşılanmalıdır. Okullarında işleyen aktif kulüpler inşa edilmelidir.

“3) Dijital ve kültürel yozlaşma kararlılıkla durdurulmalı:

“Uyuşturucuyu, şiddeti ve bireyciliği özendiren her türlü dijital platform ve yayın sıkı biçimde denetlenmelidir. Gençleri bağımlılığa sürükleyen oyun platformları, bahis siteleri ve şiddet içerikli yayınlar başta olmak üzere bu mecralar hem yasal hem de denetimsel mekanizmalarla kontrol altına alınmalıdır.

“4) Rehberlik ve psikolojik destek zorunlu hâle getirilmeli:

“Özgürlükçülük adı altında disiplinsizliğe izin verilmemelidir; okullar, öğretmenlerimizin yeni nesilleri sevgi ve disiplinle yetiştireceği yuvalar olmalıdır. Her okulda yalnızca ders programıyla değil, öğrencilerin psikolojik ve sosyal gelişimiyle gerçek anlamda ilgilenen, yetkin rehberlik birimleri kurulmalıdır.

“5) Millî, bilimsel, laik ve parasız eğitim anlayışı eksiksiz uygulanmalı:

“Neoliberal eğitim anlayışından vazgeçilmeli; Türk gençliği Batı’nın çürümüşlüğünden kararlılıkla korunmalıdır. Sıra arkadaşlarımızı kaybetmek istemiyoruz! Öğretmenlerimiz hayattan koparılsın istemiyoruz! Biz korurken kahramanlaşan değil, bize öğrettikleriyle gözümüzde kahraman olan hayatta öğretmenlere ihtiyacımız var. İş bırakan öğretmenlerimizin yanındayız; onların talebi bizim talebimizdir. Öğretmen ve öğrenci el ele, yan yana bu sistemi birlikte düzelteceğiz.

TGB, TLB ve CKD meydanlardan seslendi: Öğretmen-öğrenci el ele bu sistemi düzelteceğiz - Resim : 3

Andımız’ı okudular

TLB İl Başkanı Bal, “Türk gençliği olarak Andımız’ı kılavuz edindik; bundan dolayı çürümüşlüğe geçit vermeyeceğiz. Çalışkan, küçüklerini koruyan, büyüklerini sayan, ülküsü hep ileriye gitmek olan Türk gençliği okullarını şiddete ve çürümeye teslim etmeyecektir.” diyerek Kadıköylülere Andımız’ı okuttu.

‘Öğretim Birliği Yasası yeniden hayata geçirilmeli’

Ankara’da yapılan açıklama konuşan CKD Genel Başkanı Prof. Dr. Tülin Oygür, yaşanan şiddet olaylarının kökeninde yatan toplumsal zehirlenmeyi ve çözüm yollarını şu ifadelerle dile getirdi:

“Öncelikle çocuklarımızı zorbalık, şiddet ve cinayet konusu yapan olayların yeni olmadığını, son 8-10 yıldır adım adım ortaya çıkmaya başladığını hatırlayalım. Dijital dünyanın her şeyimize bulaşması ve bizi terörize etmesi, olayları hızlandırmaktadır. Bir çocuğu kafa kesen veya okul basıp öğretmen ve arkadaşlarını silahla tarar hale getiren nedenler, görünürdeki şiddet ve katil zanlısı çocuktan çok daha büyük bir çocuk ve genç kitlesini, farklı derecelerde etkisi altına almaktadır. Yani ortada katliamcı 8, 10 veya 20 çocuk değil, on binlerce, yüz binlerce zehirlenmiş çocuğumuz vardır, hedefe konmuş nesillerimiz ve geleceğimiz vardır.

“Türkiye’nin emperyalist siyonist ABD-İsrail saldırganlığına bağlı milli güvenlik sorununun yanında bir de içeriden, gençliğinin zehirlenmesine bağlı milli güvenlik sorunu olduğunu anlayalım. Çocuklarımızı yozlaşmanın pençesinden kurtarmanın çaresi, üretim odaklı bir milli iktidar bakışıyla Cumhuriyetin eğitim ve kültür politikalarına dönmektir. Öğretim Birliği Yasası yeniden hayata geçirilmeli, eğitim bilimsel ve kamucu olmalıdır. Gençliğimiz eşsiz Anadolu kültürüyle donatılarak aldığı hasarlardan arındırılmalı, insanı merkeze koyan yepyeni bir uygarlığın bilinçlere taşınmasında kültürel işbirliklerinin yolu açılmalıdır. Çocuklarımızı geri kazanmanın başka bir yolu yoktur.

TGB, TLB ve CKD meydanlardan seslendi: Öğretmen-öğrenci el ele bu sistemi düzelteceğiz - Resim : 4

‘SORUNUN KAYNAĞI EMPERYALİST SİSTEM’

“Sorunun kaynağı, 1980 darbesiyle birlikte, emperyalist Batı'nın küresel neoliberal sistemine eklemlenmemizin sonucu olarak uğradığımız ekonomik, sosyal, kültürel yıkımdır. 1980’den sonra sadece eğitim sistemimize bakıldığında gördüklerimiz şunlardır: Eğitimde fırsat eşitliği ilkesi yok edilmiştir. Bilimsel, akılcı, çağdaş eğitimden uzaklaşılmıştır. Eğitim, en karlı ticari araçlardan biri haline getirilmiş ve tarikat/cemaat bağlantılı vakıflara terk edilmiştir. Öğretmenlik mesleği değersizleştirilmiştir. 50 yıldır öğrencilerin LGS, YKS gibi merkezi sınavlara yarış atı psikolojisiyle yetiştirilmesi sorununa çözüm getirilememiştir. Çocuklarımız modern çağın yobazlığını üreten sosyal medya, dijital oyunlar ve ekran bağımlılığına teslim edilmiştir. Çocuk için çılgınca tüketen ve çocuğa tapınan aile modeli teşvik edilmiştir. Okullardaki disiplin ve otorite eksikliğine çare bulunamamıştır.

“Gençler arasında ve okul ortamında, akran zorbalığı, uyuşturucu kullanımı, ateşli silah kullanımı, suç çeteleri gibi tehlikeli gidişatın önüne geçilememiştir. Bütün bu eksikler ve hatalar, Türkiye’mizin, çok gelişeceğiz yalanıyla Batı’nın emperyalist kapitalist hegemonyasına bile isteye teslim edilmesi ve akabinde, Cumhuriyetimizin halkçı, devletçi, devrimci eğitim ve kültür politikalarının terk edilmesi sonucunda ortaya çıkmıştır.”

Kaynak: Aydinlik.com.tr - HABER MERKEZİ
TGB TLB CKD İzmir Ankara İstanbul Kahramanmaraş Şanlıurfa