Trump kaçınılmaz sonu izliyor! Hürmüz’de İran şafağı
İran ve Umman’ın Hürmüz’ü Tahran denetiminde açacak planı Batı medyasında da teyit edilirken, iç ve dış siyasette sıkışan Trump geri adıma hazırlanıyor. Ancak Tahran bu kez daha ağır koşullar ileri sürüyor. Tükenen füze stokları ise ABD’nin elini kolunu bağlıyor
İran devlet televizyonu, Tahran’ın Umman ile imza aşamasına geldiği Hürmüz anlaşmasını ertelediğini açıkladı. Gerekçe olarak ABD’nin süren tehditleri gösterildi. Ancak iki kıyıdaş ülkenin birçok başlıkta uzlaştığı ve ortak bir çerçeve oluşturduğu artık İsrail ve Batı medyasına da yansıyor. Olası anlaşma, boğazın İran denetiminde yeniden açılmasını öngörüyor.
İKİ AYLIK İLK AŞAMA
Jerusalem Post, Reuters ve Associated Press, dünkü sayımızda duyurduğumuz gibi olası İran-Umman mutabakatının ilk 60 günlük aşamada gemilere boğazdan serbest geçiş hakkı tanıdığını yazdı. Bu süre boyunca gemiler Hürmüz’e İran rotasından girip Umman güzergâhından çıkacak ancak denetim tamamen Tahran’ın elinde olacak. Rotaların güvenliği sağlandıktan sonra boğaza yerleştirilen mayınların temizlenmesine başlanacak. Hürmüz’ün kalıcı statüsüne ilişkin görüşmeler de bu 60 günlük süreçte yürütülecek.
Jerusalem Post’a konuşan kaynaklar, Washington’un bu öneriye sıcak bakabileceğini söyledi. Zira masadaki formülün, İslamabad Mutabakatı’nda varılan uzlaşmadan büyük bir farkı bulunmuyor.
Axios da bu bilgileri teyit ederek İran, Umman ve ABD’nin Hürmüz’ün geçici bir anlaşmayla açıldığını birkaç gün içinde duyurabileceğini belirtti.
‘HİZMET BEDELİ ÖNCEDEN KABUL EDİLMELİ’
Ancak Tahran’ın Hürmüz’ü açmak için bu maddelerle yetinmeyebileceği de öne sürülüyor. Wall Street Journal’a göre İran şu şartları garanti altına almadan adım atmayacak:
♦ İran’ın gemilerden “hizmet bedeli” talep etme hakkı ile boğazdaki denetiminin açıkça kabul edilmesi
♦ ABD deniz ablukasına derhal son verilmesi
♦ ABD’nin İran petrolü, petrokimya ürünleri ve doğalgazına uyguladığı yaptırımların kaldırılması
Özellikle ilk madde, İslamabad Mutabakatı’ndaki “Hürmüz Boğazı 30 gün içinde İran’ın denetiminde açılacak” şartını İran lehine daha net ve tartışmaya kapalı biçimde ifade ediyor. Böylece ABD’nin anlaşmayı bir kez daha farklı yorumlarla baltalaması da zorlaşacak.
Bu durumda 60 günlük serbest geçiş döneminin ardından İran, Hürmüz’den geçen gemilerden “hizmet bedeli” almaya başlayacak. İran ile Umman’ın elde edilecek geliri eşit şekilde paylaşmayı planladıklarına dünkü haberimizde yer vermiştik.
WASHINGTON’A İÇ VE DIŞ BASKI
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Hürmüz’ün yeniden açılmasına yönelik görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini söyledi ancak “yapılacak daha çok iş var” diye ekledi.
Ancak Washington açısından şu aşamada öncelik, boğazın bir an önce yeniden açılması. Başkan Donald Trump çarşamba günü Fox News’a verdiği röportajda, Hürmüz Boğazı’nın “çok yakında” yeniden açılmaması halinde İran’ın “sert bir darbe” alacağını iddia etti. “Çok verimli görüşmeler yapıyoruz.” diyen Trump, İran’ın çatışmayı sona erdirecek bir anlaşma imzalamaya istekli olduğunu öne sürdü.
Anlaşmaya kimin daha çok ihtiyaç duyduğu ise tartışmalı. Trump geçen cumartesi günü, İran’a düzenlemeyi planladığını iddia ettiği “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yapılacak en büyük saldırıyı” Körfez liderlerinin talebi üzerine iptal ettiğini söylemişti. Ancak Başkan yalnızca dış politikada değil, ABD iç siyasetinde de ağır maliyetlerle karşı karşıya. Kendisine ve savaşa verilen destek kamuoyunda en düşük seviyelerde bulunuyor. Artan akaryakıt fiyatları seçmenin doğrudan cebini etkiliyor ve ekonominin tüm sektörlerine yansıyor. Cumhuriyetçiler ise bu tabloyla kasım ayındaki kritik ara seçimlere hazırlanıyor.
SAVAŞACAK MÜHİMMAT YOK
Washington’un diplomasiye yönelmesinin ardında yalnızca siyasi baskılar değil, savaşın askerî maliyeti de bulunuyor. Reuters salı günü, ABD Ordusu’nun İran Savaşı’nda uzun menzilli yüksek hassasiyetli füzelerinin “neredeyse tamamını” kullandığını bildirdi. Söz konusu mühimmatların büyük bölümünü kara konuşlu Ordu Taktik Füze Sistemi (ATACMS) ile Hassas Vuruş Füzeleri (PrSM) oluşturuyor.
CNN ise çarşamba günü aynı sorunun önleyici füze stoklarında yaşandığını aktardı. Kaynaklara göre ABD Ordusu, İran’la savaşta THAAD füze savunma sistemi mühimmatının neredeyse yüzde 80’ini tüketti. Patriot önleyicilerinin ise yaklaşık yarısı kullanıldı. Bu durum, İran’ın Körfez ülkelerine fırlattığı balistik füze ve İHA’ları önleme kabiliyetini ciddi biçimde sınırladı.
Pentagon’un son haftalarda Trump’ı, azalan mühimmat stoklarının İran’la yaşanabilecek yeni ve uzun süreli bir çatışmada ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda defalarca uyardığı ifade edildi.
CENTCOM VERİLERE ‘MEYDAN OKUDU’
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), salı gecesi yaptığı açıklamada İran’ın “yasak ve tehlikeli” ilan ettiği Hürmüz’ün güney koridorunun tamamen açık olduğunu öne sürdü.
Gemi takip verilerine göre ise boğazdan pazartesi günü üç, salı günü sekiz gemi geçti. Bunların kaçının güney rotasını kullandığı bilinmiyor. 28 Şubat’ta başlayan savaştan önce Hürmüz’den günde 150’den fazla gemi, herhangi bir “hizmet bedeli” ödemeden serbestçe geçiyordu.
CENTCOM’un geçişin serbest olduğunu ileri sürdüğü güney koridorunda, İslamabad Mutabakatı’nın çökmesinden bu yana çok sayıda gemi vuruldu, mayına çarptı ya da geri dönmek zorunda kaldı.