11 Temmuz 2026 Cumartesi
İstanbul 29°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Trump akşam yemeğinde Nobel mektubunu aldı, karşılığında Netanyahu'ya “havuç” sundu

ABD Başkanı görüşmede Gazze'deki ateşkesi, Suriye ile normalleşme ihtimaliyle birlikte ele aldı. İran'la nükleer müzakerelerin yeniden başlayacağı iddia etti. Filistin devleti seçeneği dışlandı. İsrail tarafı ise savaş sonrası Gazze'de HAMAS’sız bir düzen ve zorla yerinden etme planında ısrarcı.

Trump-Netanyahu görüşmesi... Gazze'de ateşkes için Suriye ile normalleşme önerisi... İran, HAMAS, Filistin devleti, Gazze konuları ele alındı
Trump'ın, Nobel'e aday gösterildiği mektubu aldıktan sonraki ilk sözleri, 'Vay canına' oldu, 7 Temmuz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ı Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdi. Netanyahu, mektubu Trump’a pazartesi günü Beyaz Saray’da düzenlenen akşam yemeğinde sundu.

Trump, İsrail Başbakanı'nın “Bu ödülü fazlasıyla hak ettiniz ve siz de bunu kabul etmelisiniz” sözlerine, “Vay canına... Özellikle senden gelince, bu çok anlamlı” diye yanıt verdi.

Netanyahu, mektubunda Trump’ın “dünya çapında barışı, güvenliği ve istikrarı teşvik etme konusundaki kararlı ve olağanüstü özverisini” övdü. Başkan’ın “barışı sağlama” yolundaki başarılarının “en başında” İbrahim Anlaşmaları'nın geldiğini yazdı.

NÜKLEER MESELEYİ KAĞIDA DÖKMEK

Akşam yemeğinin basına açık kısmında gündemdeki konuların bir kısmına değinildi. Trump, Tahran’ın nükleer meselesine ilişkin olarak şu ifadeleri kullandı:

“Barış yapmak istiyorlar ve ben de buna tamamen katılıyorum. Eğer durum böyle değilse hazırız, istekliyiz ve yetenekliyiz, ancak bunu yapmak zorunda kalacağımızı sanmıyorum.”

Netanyahu ise “İsrail ile ABD arasındaki ortaklık, Başkan Trump ile benim aramdaki ortaklık, tarihi bir zafer üretti” dedi.

Trump akşam yemeğinde Nobel mektubunu aldı, karşılığında Netanyahu'ya “havuç” sundu - Resim : 1
Beyaz Saray, 7 Temmuz

ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Washington ile Tahran arasında, İran-İsrail savaşının ardından ilk nükleer görüşmelerin “önümüzdeki hafta veya daha kısa bir sürede” yapılacağını ileri sürdü. Tahran’dan henüz yalanlama veya doğrulama gelmedi.

Trump, İran’ın nükleer programının “yok edildiği” iddiasını yineledi ve bu nedenle görüşmelerin tam olarak bir amacı olmadığını tekrarladı. Ancak, “Eğer kâğıda dökebilirsek, bu iyi olur.” dedi. Başkan’ın, Tahran’ın uranyum zenginleştirmekten tamamen vazgeçtiğini bir anlaşmaya yansıtmak istediği belirtiliyor.

FİLİSTİN DEVLETİ MASADA DEĞİL

Gazze konusunda neler görüşüldüğü ise İsrail ve Arap basın kaynaklarına yansıdı. Toplantıyı takip eden bir siyasi yetkili, müzakere masasında bulunan teklifin İsrail’in istediğinin “yüzde 80–90’ını” temsil ettiğini belirtti. Yetkiliye göre görüşme, Trump’ın planı ilerletmekle gerçekten ilgilendiği izlenimini bıraktı.

Normalleşme anlaşmalarını genişletme müzakereleri sırasında konu bir Filistin devleti kurma olasılığına gelince, bu ihtimalin dışlandığı vurgulandı.

GAZZE PLANI: NE HAMAS NE FİLİSTİN YÖNETİMİ

Bir İsrailli siyasi kaynak, Netanyahu’nun HAMAS’ın önerilen anlaşmaya verdiği yanıtı olumsuz olarak gördüğünü, ancak “aralıkların onlarla müzakerelere girmemize yetecek kadar küçük olduğunu” söylediğini aktardı.

Kaynağa göre Netanyahu, bir anlaşmaya varılması hâlinde Selahaddin (Philadelphi) Koridoru’ndan çekilmeyi düşünmüyor ve “Gazze’den gönüllü göç (zorla yerinden etme) planının hâlâ yürürlükte olduğuna” inanıyor.

Aynı kaynak şu ifadeleri kullandı:

“Gazze’yi yönetecek güç kesinlikle Filistinli olacak, ancak Filistin Yönetimi olmayacak, çünkü kabul edilemez bir varlık ve hiçbir şekilde güvenilemez. İsrail, bir süreliğine Gazze’deki güvenlik sisteminden sorumlu olabilir. Ve belki de bir noktada, oradaki yönetim sisteminden de sorumlu olacaktır.”

Trump akşam yemeğinde Nobel mektubunu aldı, karşılığında Netanyahu'ya “havuç” sundu - Resim : 2
Netanyahu'nun Trump'ı Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdiği mektup

KTİRİK EKSENLERDE ISRARCI

Netanyahu’ya ABD ziyaretinde eşlik eden İsrailli gazetecilere konuşan üst düzey bir siyasi yetkili de, HAMAS’ın tüm İsrailli esirlerin serbest bırakılmasını kabul edip etmeyeceğinin belirsiz olduğunu söyledi.

Yetkili, direniş hareketinin İsrail’in Gazze’deki tüm eksenlerden çekilmesini istediğini, İsrail’in ise kritik olarak gördüğü Selahaddin Koridoru ve Refah bölgesinde kalmakta ısrar ettiğini ifade etti.

Savaş sonrası sürece dair ise “Gazze’de HAMAS olmayacak. Başka bir güç toprağı kontrol edecek, liderler sürgüne gidecek ve örgüt silahlarını bırakacak.” iddiasında bulundu.

HAVUÇ ALIR MIYDINIZ?

Son olarak, Trump’ın Gazze’ye yönelik savaşın durdurulması karşılığında İsrail ile Suriye arasında bir anlaşmaya varılmasını istediği bildirildi. Israel Hayom gazetesi bu talebi Netanyahu’ya sunulan “havuç” olarak yorumladı.

İsrail kamu yayıncısı KAN’a göre pazartesi günkü görüşmelerin ardından “gerekirse” Netanyahu ile Trump arasında Gazze konusunda ek bir görüşme yapılması ihtimali dışlanmıyor.

Donald Trump HAMAS Binyamin Netanyahu İsrail Suriye Gazze İran Filistin Beyaz Saray