Trump - Xi zirvesinin en ateşli tartışma konusu: Japonya'nın askerileşmesi
Financial Times (FT), Pekin'deki iki günlük zirvenin en hararetli anının Japonya üzerine yaşandığını bildirdi; Şi Cinping'in sesini yükselterek Tokyo'nun savunma bütçesini eleştirmesi ABD'li yetkilileri şaşırttı
İngiliz Financial Times (FT) gazetesinin zirveye yakın yedi farklı kaynağa dayandırdığı habere göre; Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, ABD Başkanı Donald Trump ile Pekin'de gerçekleştirdiği zirve sırasında Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’yi ve ülkesinin "yeniden askerileşme" politikalarını çok sert bir dille hedef aldı. Müzakerelerde Japonya başlığı açıldığında Xi Jinping'in sesini yükselterek oldukça sinirli ve agresif bir tavır sergilemesi, ABD heyetinde büyük bir şaşkınlık yarattı. Görüşmenin perde arkasına vakıf kaynaklar, Çin liderinin bu sözel çıkışının, iki lider arasında gerçekleşen iki günlük zirvenin açık ara en gerilimli ve en hararetli bölümü olduğunu belirtti. ABD'li yetkililer, zirve öncesindeki ön görüşmelerde bu konunun hiç gündeme getirilmemiş olması nedeniyle Xi Jinping’in doğrudan Japonya’yı hedef alan bu sert tonu karşısında hazırlıksız yakalandı.
TRUMP KORE DEMOKRATİK HALK CUMHURİYETİ'Nİ GEREKÇE GÖSTERDİ
Xi Jinping’in, Japonya Başbakanı Takaiçi’yi ve Tokyo yönetiminin hızla artan askeri harcamalarını sert bir dille eleştirmesinin ardından ABD Başkanı Donald Trump’tan yanıt gecikmedi. Trump, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nden (KDHC) kaynaklanan ve her geçen gün tırmanan nükleer ve askeri tehditler nedeniyle Tokyo’nun bölgede çok daha kararlı ve iddialı bir güvenlik duruşu sergilemek zorunda olduğunu ifade etti. Ancak Trump’ın bu savunmayı yaparken, Japonya’nın asıl büyük güvenlik endişesi olan Çin’in adını aynı bağlamda zikredip zikretmediği netlik kazanmadı.
JAPONYA'NIN BARIŞ MASKESİ DÜŞÜYOR
İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler, geçtiğimiz Kasım ayında Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi’nin yaptığı bir açıklamayla kopma noktasına gelmişti. Takaiçi, Çin’in Tayvan’a yönelik olası bir askeri saldırısının Japonya için bir "varoluşsal tehdit" oluşturabileceğini ve bu durumun Japon ordusunun sahaya sürülmesini hukuken haklı kılabileceğini söylemişti. Tokyo’nun resmi politikasında radikal bir değişiklik anlamına gelmese de bu sözler Pekin’de infiale yol açmış ve Çin hükümeti tarafından şiddetle kınanmıştı. Çin, son olarak Japonya'nın 2025 yılı savunma bütçesini %9.7 oranında artırdığına dikkat çekerek, "Japonya’nın barış ülkesi maskesi düşüyor, yeni-militarizme doğru kayıyorlar" açıklamasını yaptı.
Japonya, ABD-Japonya ittifakının geleceği konusunda da oldukça huzursuz. Trump’ın müttefiklerine yönelik gümrük vergisi tehditlerinin yanı sıra Orta Doğu’da devam eden İran savaşı nedeniyle ABD’nin Asya’daki askeri caydırıcılığının zayıflamasından endişe ediliyor. Nitekim FT’nin cumartesi günkü haberine göre ABD, Japonya’ya 2024 yılında sipariş ettiği ve Çin’e karşı bir "karşı saldırı" gücü olarak konumlandıracağı 400 adet Tomahawk füzesinin teslimatında ciddi gecikmeler yaşanacağını resmen bildirdi.