Türk öğretmenler DİRENİŞİN 100. gününde: ‘Grev kırmayın yasayı uygulayın’
Özel İtalyan Lisesi’ndeki öğretmenler, grevlerinin 100. gününde, sözlü uzlaşmaya rağmen toplu iş sözleşmesinin imzalanmamasını protesto etti. Sendika, hem hakların hem de Türk hukukunun tanınması için mücadelenin süreceğini bildirdi
Özel İtalyan Lisesi’ndeki Türk öğretmenlerin yaptığı grevin 100’üncü gününde Tez-Koop-İş Sendikası, İtalya Başkonsolosluğu önünde basın açıklaması yaptı. Sendika, 26 Mart’ta varılan sözlü uzlaşmaya rağmen toplu iş sözleşmesinin imzalanmadığını belirterek, mücadelenin “hakların ve Türk hukukunun tanınması” için sürdüğünü vurguladı. Açıklamanın ardından öğretmenler okul önünde oturma eylemine başladı. Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5’Nolu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, şu ifadeleri kullandı:
“Bildiğiniz üzere İtalyan yönetimi, grevin etkisini kırmak için Millî Eğitim Bakanlığı’ndan “geçici öğretmen” görevlendirmesi talep etmişti. Türk yargısı bu hukuksuzluğa “Dur!” dedi. Grevdeki öğretmenlerimizin yerine yapılan geçici görevlendirmeler mahkeme kararlarıyla durdurulmuştur. Bu karar; emeğin kutsallığını, grev hakkının dokunulmazlığını ve Türk hukukunun egemenliğini tescil etmiştir.

“26 Mart’ta bu kapıların ardında İtalya’dan gelen heyetle saatler süren bir müzakere yürüttük. O gün, tüm şartlarda sözlü anlaşmaya vardık. El sıkıştık, ‘Uzlaştık’ dedik. Ancak ne acıdır ki, sonraki günlerde karşımıza çıkan İtalyan yönetimi, verdikleri sözün altına imza atmaktan kaçtı. Bize, Türk hukukunu yok sayan, hiçbir bağlayıcılığı olmayan, niyet beyanı niteliğinde bir metin imzalatmak istediler.
‘AYNI ZAMANDA TÜRK HUKUKUNUN TANINMASI MÜCADELESİ’
“Çocuklarımıza adaletin ve bilimin ışığında eğitim veren öğretmenlerimizin onuru, hakları ucu açık niyet mektuplarına veya birilerinin lütfuna emanet edilemez! Biz ‘niyet’ değil, ‘Toplu İş Sözleşmesi’ istiyoruz. Biz, masada verdiğiniz sözün hukuki bir belgeye dönüşmesini istiyoruz. Bu mücadele artık sadece 14 öğretmenin hak mücadelesi değildir. Bu mücadele, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde Türk hukukunun tanınması için verilen mücadeledir. Herkesi, kendi toprağımızda bize karşı uygulanan bu haksızlığa karşı durmaya, Türk hukukuna sahip çıkmaya davet ettik.
“İtalyan yetkililere sesleniyoruz: Kendi ülkenizde sendikal hakları baş tacı ederken, İstanbul’da neden hukuk oyunlarına başvuruyorsunuz? Mahkeme kararlarıyla tescillendiği üzere, hukuk dışı yollarla bu grevi bitiremeyeceksiniz. Tek yol; masada verdiğiniz sözü tutmak ve hukuki bağlayıcılığı olan toplu iş sözleşmesini imzalamaktır. Grevimiz mahkeme kararlarıyla daha da güçlenmiştir. Okul yönetimi ve Konsolosluk yetkilileri şunu iyi bilsin: İmza atılana kadar grev sona ermeyecek! Hukuk teslim edilene kadar biz buradayız! vazgeçmeyeceğiz.

‘EMEKLERİ BU KADAR KOLAY HARCAYAMAZSINIZ’
TÜRK-İŞ Birinci Bölge Başkanı Halil Faki Erdal da şunları söyledi:
“Karşı taraf sözleşme şartlarına uymuyor ve 26’sından bu yana imzadan kaçınıyor. Buradaki velilerimize ve kardeşlerimize sesleniyorum: Öğretmenlerinizin yanında olun. Bu insanlar gece gündüz, bayram seyran demeden çocuklarınıza hizmet veriyor; emeklerini bu kadar kolay harcayamazsınız. Valilikte, emniyette veya bakanlıkta, nerede bir sıkıntı varsa orada destek olmaya devam edeceğiz.”
‘ÖĞRENCİLERİMİZİ ÇOK ÖZLEDİK’
Basın açıklamasının ardından öğretmenler, Özel İtalyan Lisesi önünde oturma eylemine başladı. Konuştuğumuz öğretmenler, öğrencilerini çok özlediklerini belirterek bu sürecin bir an önce sona ermesi gerektiğini vurguladı.

Edebiyat Öğretmeni Fırat Aydın:
“Öğrencilerimizi, sınıflarımızı özledik. Derslerimizi yapmak ve öğrencilerimizin eksiklerini kapatmak istiyoruz. Bunun için oturma eylemine başladık. Umarım sesimizi duyar ve yetkililer sorumluluklarını yerine getirir. Öğrencilerimizin yaşayacağı mağduriyetin fazlasıyla farkındayız. Yetkili olan kim varsa, sorunumuzu çözmek için müdahil olsun.”
Edebiyat Öğretmeni Başak Baysallı:
“Adaletten, haktan, insan onurundan bahsettik. Bize yapılan haksızlığa boyun eğseydik, öğrencilerimizin yüzüne bakamazdık. Öğrencilerimize, haklarımızı alarak utanmadan bakmak istiyoruz. 26 Mart’tan beri Türk hukuk sistemimizin savunucuları durumundayız. Hukuk sistemimizi yabancı bir devletin tanıması için mücadele ediyoruz.”
Edebiyat Öğretmeni Sabri Ergül:
“İtalyan devleti, öğretmenlerin grev hakkını ve sendika hakkını tanımıyor. Türkiye’de bir okul açtıysan tabii ki Türk yasalarına uymak zorundasın, toplu sözleşme imzalamak zorundasın. Millî bir sınav da veriyoruz. 53 günde anlaşmaya varılmıştı. Yüzde 25 ile anlaşmaya vardık ama bizi İtalyan öğretmenlerle eşit görmek istemedikleri için anlaşmaya imza atmıyorlar.”
Tarih Öğretmeni İlhan Gülek:
“Biz bu topraklarda bağımsız, özgür bir devlet kurduk. Herkesle eşit olduğumuzu dünyaya kabul ettirdik. Burada ise ne yazık ki eşitliği kabul etmeyenler, kendilerini üstün görüyorlar. Biz bu okula hepimiz davetle geldik. Kapıdan geçerken ‘Bizi alır mısınız?’ demedik. Zam yapmayarak haklarımızı elimizden almaya, bizi değersizleştirmeye çalışıyorlar. Öğretmenin eğilip bükülmeyeceğini öğretmeye çalışıyoruz.”
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Fatma Yenidoğan:
“Elimizden geleni yapıyoruz. Umarım güzel sonuç alırız. Böylece öğretmenlerimizin önü açılır. Öğretmenlerimizin önü açılırsa ülkemizin de önü açılır. Umutluyuz, umut etmeye devam ediyoruz.”
İngilizce Öğretmeni Şebnem İtil:
“Okul yönetiminin uzlaşmaz tavrı katlanarak devam ediyor. 26 Mart’ta şartlarımızdan taviz vererek kabul ettik. İtalya’da sendikal haklar çok ileride; bize de aynı hassasiyeti göstermelerini istiyoruz.”
Coğrafya Öğretmeni Hamise Aydurmuş:
“İçeride 3 tane İtalyan sendikası var. O 3 sendika onların haklarını koruyor. Mobbinge, eşitsizliğe, ayrımcılığa ve angaryaya biz maruz kalıyoruz. Sendikalı olarak mücadele etmemiz gerekiyordu. Yoksulluk sınırının altında bir ücrete ‘evet’ dedik. Öğrencilerimizi çok mağdur etmemek için. Ama bu sefer karşımıza oyunla geldiler. Okulumuz Türk hukukuna bağlı; bunun tanınmaması kabul edilemez.”

‘VELİLER DE ÖĞRETMENLERİN YANINDA OLMALI’
Vatan Partisi İşçi Sendika Bürosu İstanbul Başkanı Mevlüt Usta:
“Bugüne kadar önemli başarılar kazanarak geldiler. Özellikle özel liselerdeki mücadeleye çok önemli bir örnek teşkil ettiler. İtalyan Lisesi yönetiminin uzlaşmaya yanaşmamasını başından beri kınamıştık. Mahkemelerimiz, sergilenen bu tutumların Anayasa’ya aykırı olduğunu bizzat saptamış ve Millî Eğitim Bakanlığımızın kararını bozmuştur. Bu durum, yürütülen mücadele açısından çok önemli bir örnek teşkil etmektedir. Şu andan itibaren Millî Eğitim Bakanlığına düşen görev, en kısa sürede öğretmenlerimizin mücadelesine sahip çıkmaktır. Aynı zamanda arabuluculuk yaparak bu mücadelenin başarıyla sonuçlanmasını onlar da sağlamalıdır.
“Öğretmenlerimiz bu onurlu mücadeleyi verirken maalesef bazı kışkırtmalara da maruz kalmaktadırlar. Sevgili öğrencilerinden ve işlerinden koparılmış olmaları yetmiyormuş gibi, bir de veliler bilinçli olarak kışkırtılarak öğretmenlerimizin üzerine sürülmektedir. Değerli velilerimiz, buradan sizlere çağrımız şudur: Onurlu mücadele veren öğretmenlerin yanında olmalısınız; çocuklarınız için en iyi eğitim budur. Hakkını savunmayan bir öğretmenden çocukların öğreneceği hiçbir şey yoktur. Vatan Partisi olarak bu mücadelenin sonuna kadar yanında olacağız.”